Background Image
Previous Page  9 / 116 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 9 / 116 Next Page
Page Background

7

temmuz

2015

Osman Zeki Genç / Ankara

Koalisyon söylentilerinin ortada

dolandığı ve AK Parti’nin Genel

Kurul ile bulabileceği en kıymetli

insanı Genel Başkan yaptığı Sayın

Davutoğlu’nun her zaman olduğu

gibi arı gibi çalışarak görevinin

hakkını layıkı ile verdiği bir za-

manda ve AK Parti mensuplarına

çelikten bir duvar gibi liderlerinin

arkasında durmak görevi düştüğü

bir ortamda, hiçbir lider sorunu ve

boşluğu olmadığı halde ortalığı

böyle bulandırmak ne ola ki? Biz

bundan ne anlayalım? Herhalde

sizin çok iyi niyetlerle bunları

gündeme getirdiğinizi düşünme-

mizi bizden bekliyorsunuz, ama bu

klasik numaralar mazide kaldı. Hem

siz bu açıklamaları yapmadan önce

AK Partili görünümlü pararlelciler

bunları nereden biliyor ve nasıl

piyasaya sürüyorlar?

Bu yaşadıklarımız, nedense geç-

mişte yaşanan diğer bir anekdotun

daha aklıma gelmesine sebep oldu.

Yer Güney Kore, yıl 2002… Dünya

Futbol Şampiyonası… Milli Takımı-

mızın başında antrenör olarak bir

diğer “Zenci Türk” olan Sayın Şenol

Güneş var.

Şampiyona başlar, bir iki maç

oynanır oynanmaz aynı malum

medya grubu, Milli Takım antre-

nörlüğüne yakıştıramadıkları Sayın

Şenol Güneş’in görevden el çekti-

rilmesi ve yerine ya Fatih Terim ya

da Mustafa Denizli’nin getirilmesi

konusunu sık sık gündeme getirir.

O zamanki Futbol Federasyonu,

Sayın Güneş’in arkasında durdu

ve yazılıp çizilenlere kulak asmadı.

Arı gibi çalışan, görevinin gereğini

bihakkın yerine getiren Şenol

Güneş, tarihinde ilk defa, 63 bin

483 seyirci önünde, 29 Haziran

2002 tarihinde, ev sahibi Güney

Kore’yi 3-2 yenerek A Milli Futbol

Takımı’nın “Dünya Üçüncülüğü”nü

kazanmasını sağlar. Milli Takımımız

o günden bugüne kadar hâlâ bu

başarıya ulaşılabilmiş değil. O gün

adı geçen iki antrenörün de daha

sonra Milli Takım’ın başında neler

yapabildikleri hepimizin malumu.

O gün o iddiaları ileri süren basın

grubu, Sayın Şenol Güneş’in başa-

rısız olacağından endişe ettikleri

için değil, “Ya başarılı olursa biz ne

yaparız?” endişesi ile bunları gün-

deme getirmişti. Ancak korkunun

ecele fayda vermeyeceği artık her-

kes tarafından kabul edilmektedir.

O gün de birileri dere geçilirken

at değiştirilmesini teklif ediyorlar-

dı, bugün de yine aynı tip isimler

dere geçilirken at değiştirmeyi ima

ediyorlar. Biz o gün de bunlara

itibar etmedik, Evvel Allah, bugün

de bunlara itibar etmiyoruz.

Bizim bugün ne parti başkanlığı,

ne Başbakanlık, ne de Cumhur-

başkanlığı diye bir sorunumuz var.

En ehil insanlarımız bu görevlerini

bihakkın, dünyanın gıpta ettiği bir

şekilde yürütüyorlar ve inşallah

uzun bir süre daha yapmaya de-

vam edecekler. Hiç kimse “bekâr

hiçbir hanımın bulunmadığı ortam-

larda damat adayı gibi ortalarda

dolaşarak kendisini millete güldür-

mesin”!

2002 yılında nasıl Sayın Şenol

Güneş Futbol Milli Takımımızı

dünya üçüncüsü yaptı ise, bugün

ülkemizin kamarasında kaptanlık

yapan Sayın Cumhurbaşkanımız

Recep Tayyip Erdoğan ve Sayın

Başbakanımız Ahmet Davutoğlu

liderliğinde biz, artık üçüncülüklere

değil, dünya liderliğine yürüyoruz.

Herkes bunu böylece bilsin! Ves-

selam…