92
mart
2014
Strateji
haber
ajanda
düşmeyin” diyor. Oysa Ukrayna, bu kararı
alırken çok büyük ölçüde Batı’ya güveni-
yor. Örneğin Obama’nın çektiği kırmı-
zı çizgiler, bir güvence gibi algılanıyor ve
bundan dolayı da Rusya’ya “kafa tutulu-
yor” gibi. Ancak yukarıda da ifade ettiğim
üzere, bu hataya Gürcistan da düşmüş ve
tarihe “08.08.08” olarak da geçen savaşın
sonunda Abhazya ve Güney Osetya’yı
kaybetmişti. Çok güvendiği ABD ise, ona
ancak “çocuk bezi” gönderebilmişti. O da
savaş sonrası...
Kuşkusuz Batı’nın bu tavrı, Rusya’yı
Ukrayna-Kırım noktasında cesaretlendi-
ren çok önemli hususlardan biri. Diğeri ise,
Rus tanklarına adeta Tiflis’in yolunu açan
bir hata idi. Batı, 2-4 Nisan 2008 tarihleri
arasında gerçekleşen Bükreş Zirvesi’nde
Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya üye-
likleri konusuna ayak diremek suretiyle
Rusya’ya adeta “Buyur!” demişti.
Gelinen aşama itibariyle, Suriye krizi
üzerinden Akdeniz ve Ortadoğu’da tekrar
Heyecan yapmayın, bunlar daha önceden
planlanmıştı” dedi. Fakat bu “sakinleştiri-
ci” açıklamalara rağmen ortaya konulan
tepkiler, söz konusu mesajın adrese “fazla-
sıyla” ulaştığını gösteriyor. Açıkçası Rusya,
Ukrayna’daki krizi kendi yönetimiyle sona
erdirmek istiyor. Yanukoviç’in açıklaması
da bu açıdan oldukça önemli. Bunu yapar-
ken mevcut tavrıyla Batı’yı tek bir seçeneğe
doğru sürüklüyor. Riskli de olsa, onun an-
ladığı dilden konuşuyor.
Diğer taraftan Rusya, Batı’nın bu haliyle
kendisine karşı çok fazla bir şey yapamaya-
cağının da farkında.Dolayısıyla körü körü-
ne bir risk alma söz konusu değil. Rusya’yı
cesaretlendiren en önemli nedenlerden biri
de ABD’nin ona açmış olduğu manevra
alanı. Suriye krizinde, 2012’nin ikinci yarısı
itibarıyla bir kez daha “First Russia” (Önce
Rusya) diyen ve Türkiye’yi yarı yolda bıra-
kan Washington, muhtemelen Rusya ile
bu krizin daha fazla derinleşmesini iste-
meyecektir.
ABD ile geliştirdiği yeni ilişkinin man-
tığını “güç” üzerine inşa eden Rusya’nın bu
noktada “gövde gösterisi” yapması da gayet
normal. Nitekim daha geçtiğimiz aylarda
Putin, güçlü bir ordunun günümüz ulusla-
rarası ilişkilerdeki belirleyici rolüne dikkat-
leri çekmiş ve klasik anlamda realizmin bir
kez daha uluslararası sisteme hâkim oldu-
ğunun altını çizmişti. Bu krizde de yaptığı
şey farklı değil. Nükleer füzelerin başlıkla-
rını Avrupa ve ABD’ye doğru çeviren Rus-
ya, “Beyler buyurun, mesele neydi?” diyor.
Dolayısıyla süreçte, öncelikle Ukrayna
tarafının fazlasıyla dikkatli olması gere-
ken bir dönem söz konusudur. Kiev’deki
Özgürlük Meydanı’nda kaybeden Rusya,
Ukrayna’daki yeni siyasî iradeye çok net bir
mesaj veriyor ve “Saakaşvili’nin hatasına
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Ukrayna için acil toplandı. Ukrayna, ABD, Fransa ve Çin’e, Rusya’nın Budapeşte
Momenrendumu’na uyması için müdahaleye acil tepki göstermeye çağırdı.