89
mart
2014
Doç. Dr. Mehmet Seyfettin Erol
hington,muhte-
melenRusya ilebu
krizindaha fazla
derinleşmesini
istemeyecektir.
***
Ankara-Moskova
hattında sonyıl-
larda rekabetten
işbirliğinedönük
bir süreçyaşansa
da tarihsel jeopo-
litikgerçekler ve
çıkarlar, bölgede
iki cambazın
aynı ipüzerinde
olamayacağını
gösteriyor. Oyüz-
denTürkiye’nin
bölgedeki kırmızı
çizgilerini ve çı-
karlarını (özellikle
enerji güvenliği ve
ulaşımbazlı) koru-
ması veRusya’nın
dabugünekadar
bölgedeoluşmuş
bulunandengeye
vebudenge içinde
Ankara’nınyeri-
nedikkat etmesi
gerekiyor. Bunu
Moskova’yanet bir
şekildehissettir-
meninyoludaGü-
neyKafkasya’dan
geçiyor.
***
Türkiye’nin
bölgedeki lider-
likpozisyonunu
güçlendirecek
enönemli adım
ise, bubölgede
Rusya’nınelindeki
enönemli kozun
kazanılmasından
geçmektedir ki bu
daRusya’nınGü-
neyKafkasya’daki
sonkalesi
Ermenistan’dır.
Kırım Savaşı”na doğru
jeopolitiğiveTürkiye
düello”ya sahne olacak gibi.
Oysa kriz, yukarıda da kısaca ifade edildiği üze-
re, daha çok Ukrayna’nın kendi içerisinde bir “iç
hesaplaşma” ya da “demokrasi” arayışı olarak ön
plana çıkmaktaydı ve çok büyük bir olasılıkla da
Kırım boyutunda küresel bir krize dönüşeceği ön-
görülememişti. Gerçi Kiev’de devam eden olaylar,
bir süre sonra beraberinde Ukrayna’nın bölünme
senaryolarını bir kez daha gündeme getirmiş olsa
da bunun, daha çok Katolik nüfusun ağırlıklı ya-
şadığı “Batı Ukrayna” ile Ortodoks nüfusun yoğun
olarak yer aldığı “Doğu Ukrayna” şeklinde gerçek-
leşeceği ifade ediliyordu. Fakat Kırım’ın gündeme
ge(tiri)lmeye başlamasıyla birlikte Ukrayna krizi
bir anda yön değiştirdi ve şu an tüm dünya buna
odaklanmış vaziyette.
Meydan darbesinden yeni bir
Soğuk Savaş”a
Ukrayna’daki iç dinamikler üzerinden yürütülen
vekaleten savaş”, artık açık bir hal almış durumda.
Nitekim Ukrayna-Rusya arasında patlayan kriz,
Batı ve Çin’in de oyuna dâhil olmasıyla birlikte
bölgesel boyutu çoktan aşmış vaziyette. Rusya’ya