86
mart
2014
AŞADIĞIMIZ
ne çok olay
var, değil mi? Konuştukça,
Evet, bir de şu olmuştu,
şöyle olmuştu” dediğimiz
pek çok olay… Bu olayları
anımsadıkça, hayatın ne
kadar hızlı aktığını düşü-
nürüz. Öyle ya, yaşanmış-
lıkları daha dün gibi iken,
şimdi hatıraları kalmıştır
sadece. Hatıralarımıza
biraz daha yakınmercekle
baktığımızda ise, zihnimiz-
de kalanların, olaylardan
daha çok “yaşanmışlık-
larımıza dair algılarımız”
olduğunu fark ederiz.
Yaşadığımız ve gerçekte
başımızdan geçenler “olay”
olarak tanımlanırken,
yaşadıklarımıza bir an-
lamvererek bakmamız
ve olayları yüklediğimiz
anlamlarla kodlamamız
da “algı” olarak nitelendi-
rilebilir. Öyle ya, aynı olayı
yaşayan pek çok kişiden
adeta farklı farklı olaylar
dinlersiniz, hepsinin ha-
fızasında farklı algılarla
kaydolmuştur yaşananlar.
Örneğin, arkadaşınızın
sürpriz bir doğumgünü
kutlaması yapmasından
çok, bu davranışıyla size
ne kadar değer verdiğini
algılamanızdır hatırda
kalan. “Değer görüyorum”
algısı, zihninizde olayın da
ötesinde bir hatıra bırak-
mıştır. Selamınızı almadan
yanınızdan geçen arkada-
şınız, size değersiz olduğu-
nuzu fısıldamıştır, onu da
genelde “Beni önemsemi-
yor, bana değer vermiyor”
algısıyla hatırlarsınız.
Zaman ve yıllar geçse
ve olaylar unutulsa da
algılar hep hatırdadır.
Bir insanın bize nasıl
davrandığını unutabiliriz,
ama nasıl hissettirdiğini
unutmamız pekmümkün
duymamaya, algılarımın
algılarıyla kontrol edilme-
ye çalışılmasına...
Gördüğümve aşikâr
olan olaylar var, “sadece
olaylar”… Bunların zihnim-
de “olay” olarak kalmasına
özen gösteriyorum. İnsan
veya grupların algıları
onları bağlar; eğer benim
de yaşananlara ait yaşam
tecrübelerimle anlamlan-
dırabileceğimalgılarım
varsa, olabildiğince
yalınlaştırarak alıyorum
yanıma. Algılarımın yöne-
tilmesini istemediğimden
tercih ettimbu yolu.
Değiştirilemez yargılarım
olduğundan ya da en çok
kendi fikirlerimlemeşgul
olduğumdan değil, tam
aksine, algılarımın deği-
şebilmesi, gelişebilmesi
adına yaptığımbir tercih
bu. Olayların gösterildiği
gibi değil de görüldüğü gibi
olduğunu anlamak, daha
da geniş bakmamı sağladı
olup bitenlere. Böylece
geriye dönüp baktığımda,
sırtımda gereksiz çuvallar
taşımayacağımı düşünü-
yorum. Size de tavsiye
ederimbu gözlüğü, inanın,
denemeye değer…
değildir. İşte bu nedenle
algılar çok önemlidir ve
hükümlerimizin teme-
linde de genellikle onlar
vardır.
Hâlbuki olaylar, algı-
lardan daha somut ve
gerçektir. Algılar göreceli
olduğundan kişiden kişiye
değişir, fakat olaylar objek-
tiftir. Yanınızdan geçerken
size selamvermeyen
arkadaşınız gerçekte sizi
görmemiş olabilir. Algınız
her ne kadar size değer
verilmediğini, önemsen-
mediğinizi fısıldasa da
olay, sadece size selamve-
rilmemesidir, o kadar. Yani
algınız sizi yanıltmıştır. Bu
nedenle ruh bilimuzman-
ları, yaşadığımız pek çok
olayda sağaltımsağlamak
için, bizi algıların dışına
çekmeye çalışırlar. Hedef,
olaylara odaklanmaktır.
Aslında farklı bir anlam
yüklediğimiz ve bizi rahat-
sız eden olay hakkındaki
algımız, bazen yanlış bir
kodlama ile oluşur ve
dolayısıyla yaşadıklarımız
değişmeden hissettikleri-
miz değişebilir. Çünkü bizi
rahatsız eden zaten yaşa-
dıklarımız değildir. Bunu
fark ettiğimizde, sırtımızda
onca yükü boşu boşuna
taşımış olmanın kızgınlığı-
nı da yaşarız genellikle.
Etrafımda olup biten-
leri bir de bu gözlükle
değerlendirmeye çalışıp
kendime sık sık şu soruyu
soruyorum: “Şimdi burada
yaşanan olay ne ve ben ne
algılıyorum?” Beynimdeki
algıları iyice süzmeye
çalışıyorum, zira algıla-
rımla kodlamaya o kadar
alışmışımki olayı bulmam
bazen oldukça zorlaşıyor.
Olaya odaklandıktan son-
ra elbette ona dair anlam
vermelerimde oluyor,
ama kendimce… Daha
yalın ve daha kontrollü...
Nedenmi yapıyorum
bunu? Son zamanlarda
birbiri ardına gelen olaylar-
dan takip edebildiklerim-
de fark ettimki, aynı olay,
birbirinden tamamıyla zıt
algılara neden olabiliyor.
Özellikle bu olayların
medya ile sunumu, onları
tamamen farklı seyret-
memize neden olabiliyor.
Her kanal, aynı olayı farklı
algıyla yönetmeye çalışı-
yor. Direniyorumalgılarını
Aslında
farklıbiranlamyük-
lediğimizvebizirahatsızeden
olayhakkındakialgımız,bazen
yanlışbirkodlamaileoluşurve
dolayısıylayaşadıklarımızde-
ğişmedenhissettiklerimizdeği-
şebilir.Çünkübizirahatsızeden
zatenyaşadıklarımızdeğildir.
Bunufarkettiğimizde,sırtı-
mızdaoncayüküboşuboşuna
taşımışolmanınkızgınlığınıda
yaşarızgenellikle.
Olaylarvealgılar
Perihan Sağlam
DEĞİŞTİRİLEMEZ
yargılarım olduğundan ya da en çok
kendi fikirlerimle meşgul olduğumdan değil, tam aksine,
algılarımın değişebilmesi, gelişebilmesi adına yaptığım bir
tercih bu. Olayların gösterildiği gibi değil de görüldüğü gibi
olduğunuanlamak, daha da geniş bakmamı sağladı olupbi-
tenlere. Böylece geriye dönüp baktığımda, sırtımda gerek-
siz çuvallar taşımayacağımı düşünüyorum. Size de tavsiye
ederimbu gözlüğü, inanın, denemeye değer…
Y
Analiz
haber
ajanda