84
mart
2014
HABER
A JANDA
SÖYLEŞ İ
şu an Emniyet İstihbarat Dai-
re Başkanlığı’na atanan Engin
Dinç, bütün bu El-Kaide
meselelerini masaya yatırdı.
AK Parti Genel Merkezi’ne
roketatarlı saldırıyı yapan
militan, bu süreç öncesinde
takip ediliyordu, ancak kaçı-
rıldı. Zira onları besleyen gizli
servisler de bize karşı tedbir-
lerini alıyorlar. Mesela ABD
Konsolosluğu’nda canlı bomba
eylemi yapan Ecevit Şanlı da
takipteydi, kamptan ayrıldık-
larından beri takip ediliyordu,
ancak kaçırıldı ve eylemi yaptı.
İşte bu süreç içerisinde
örgütün,Türkiye’de üst düzey
bir eylem yapacağı haberi
alındı. Eylemi planlayanlardan
Hüseyin Fevzi Tekin, önceki
Cumhurbaşkanımız Sezer’in
de affettiği biri. Daha önceki
DHKP-C eylemleri üzerine
gidilirken toplanılan bilgilerle
önemli bir araştırma yapıldı
ve birtakım eylemlerin ön
bilgisi alındı. Eylemleri yapa-
cak olanlar Türkiye’ye girişte
yakalanabilirlerdi. Fakat Ecevit
Şanlı misalindeki gibi bir
kaçırma olabileceği ihtima-
liyle risk alınamadı. Bu sefer
bütün bilgiler, Yunanistan gizli
servisinin önüne konuldu, ki
bu kurum bir CIA kolu gibi
çalışıyor. Böyle olunca Atina’da
DHKP-C operasyonu yap-
mak zorunda kaldılar. Ancak
ülkemiz basınında haber,
operasyonu ABD yapmış da
ABD’liler ve Yunanistan, sanki
bu örgütün hedefindeymiş gibi
bir havayla verildi. Hâlbuki bu
operasyonu MİT ve Emniyet
İstihbarat yapmıştı, duyurul-
madı.
Başbakan Erdoğan, Yu-
nanistan Başbakanı ile
İstanbul’daki görüşmesinde
söz konusu kampların ka-
patılmasını istemişti. Oysa
Lavrion kampı kapandı ama
bu kez de beş katlı bir binaya
taşındı. Bu durumda şöyle bir
algı oluşturuluyor: Önümüzde
yerel seçim, Cumhurbaşkanlığı
seçimi ve genel seçimler var.
Olabilecek hiçbir eylemde
ABD ve Yunanistan kaynaklı
bir durum yok” imajı verilmeye
çalışılıyor ki bu çok tehlikeli.
Paralel yapının
savcılarının oyunu
tutmadı
Bizden korkun ama olay-
ların arkasında biz yokuz”
çıkışı…
Bu konular üzerine Sayın
Başbakan çok iyi bir refleks
sahibi. Mesela 17 Aralık günü
de büyük bir tepki potansiyeli
oluştu ama birdenbire Başba-
kan işi toparladı ve bunun bir
darbe olduğunu, yolsuzluk ve
rüşvet kılıfında arsız bir saldırı
yapıldığını ortaya koydu.
Aynını Yanukoviç de dene-
di ama tutmadı…
Burada tabiî Türk milletinin
Başbakan’a verdiği desteğin
önemi ortaya çıkıyor. Kiev’de
bunun tutmasının sebebi,
millet desteğinin olmayışı.
Türkiye’de insanlar, mesela
Menderes’i yedirdik, Özal’ı
kaybettik, Muhsin Yazıcıoğlu
şehit edildi” diye düşünüyor
ve Başbakan hakkındaki bu
tür provokasyonların farkında
millet.
Zaten ilk operasyondan
sonra 17 Aralık’ı yapan savcı-
ların 25 Aralık girişimi ayyuka
çıkmıştır. Çünkü masumiyet
karinesine uymadıkları orta-
dadır. Cumhuriyet Başsavcısı,
o dönemde Emniyet’e bir
yazı yazdı “Benim haberim
olmadan hiçbir operasyonu
yapmayacaksınız” diye. 25
Aralık’ta savcılar, ikinci ope-
rasyon için düğmeye basıp
Başbakan’ın yakın çevresi ve
Yeni Türkiye”yi oluşturacak
projeleri gerçekleştirecek işa-
damlarını almak için talimat
verdiler. Alınacaklar zannıyla
Terör tahterevallisi…AK Parti
Genel Merkezi’ne, Adalet
Bakanlığı’na, polis karakolla-
rına, polis evlerine yapıldı bu
eylemler. Bunların merkezi
Yunanistan’dı. Yunanistan’da
bunların iki tane kampı vardı
Lavrion ve Oropo adında.
Yunanistan’a ayrıca baktığımız
zaman, orada iki yıldır ekono-
mik bir bunalımın olduğunu
görürüz. ABD’ye ciddi ma-
nada muhtaç ki zaten ABD
kontrolündeydi. 2013 yılında,
BaşbakanErdoğan,
YunanistanBaşbakanı ile
İstanbul’daki görüşmesinde söz konusukampların
kapatılmasını istemişti. Oysa Lavrionkampı kapandı
ama bukez de beş katlı bir binaya taşındı. Budu-
rumda şöyle bir algı oluşturuluyor: Önümüzdeyerel
seçim, Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler
var. “Olabilecekhiçbir eylemdeABDveYunanistan
kaynaklı bir durumyok” imajı verilmeye çalışılıyor ki
bu çok tehlikeli.