82
mart
2014
HABER
A JANDA
SÖYLEŞ İ
bir yapı var. Mesela Sisi, Mursi
tarafından göreve getirilmişti,
ancak…
1970’
li yıllarda asker olan
Enver Sedat’ın Mısır’a başkan
olduğu dönemde, ABD koor-
dinatörlüğünde, İsrail ile Mısır
arasındaki bağları hazırlayan
Camp David Anlaşması im-
zalanıyor. Bu anlaşma, İsrail’in
Arap ülkeleri tarafından bir
saldırıya uğramaması için
kurulu bir içeriğe sahip İsrail’i
korumaya yönelik bir anlaş-
ma. Bu anlaşmayla şöyle bir
şart getiriliyor: Her ay ABD
tarafından Mısır ordusuna
dikkat, Mısır’a değil, Mısır
ordusuna- 1 milyar dolar para-
sal yardım yapılacak. (Bu şart
hâlen sürüyor.)
Mursi’nin üzerine gidil-
mesinin en önemli sebep-
lerinden biri, Camp David
Anlaşması’nı bozacağını
söylemesidir. Zaten Mursi’nin
üzerine gidilecekti, ancak
bu açıklama işi hızlandırdı.
Darbenin öncesinde, Sisi’nin
ABD’de olduğu iddia edildi.
Biz Mısır’daki darbeye “Dar-
bedir” dedik, ABD Dışişleri
Bakanı Kerry ise “Demokratik
bir girişim var” dedi. Ama
hakikaten de insanları acı acı
güldürecek değerlendirmelerde
bulundular.Tabiî bu açıkla-
malar onlara göre doğal, onlar
Mursi ve Müslüman Kardeş-
leri tehdit olarak görüyorlar,
terörist sayıyorlar.
Dikkat ederseniz bu süreç
içinde, Libya ve Tunus’ta iki
muhalif lider öldürüldü. Bu
iki ülke de Mısır gibi karış-
tırılacaktı. Fakat Türkiye’nin
sert tavrı üzerine küresel
güçler, önce Türkiye’yi hal
etmeye karar verdiler. İşte 17
Aralık’la Türkiye’nin ciddi
şekilde hedefe konulmasının
sebebi,Türkiye’nin bırakın
Ortadoğu’da söz sahibi olması-
nı, Ortadoğu’yu dizayn etmeye
kalkışmasıdır.
28
Şubat ve
Cemaat
Eski emniyet müdürle-
rinden Hanefi Avcı’nın
Haliç’teki Simonlar” adlı
kitabı bugünlerde revaçta.
Siz, hemen 28 Şubat aka-
binde “Deşifre” ile vakıf
olduklarınızı aktarmıştınız.
Avcı ile aranızdaki fark,
onun doğrudan Cemaat’i
hedef alması mı? O günler-
de siz de bugünleri işaret
ettiniz mi?
Hanefi Avcı, o dönemde
benim yardımcımdı. Biz,
o dönemki askerî vesayeti
deşifreye çalışıyorduk. O dö-
nemde Avcı da, ben de, farklı
sebeplerle cezaevine girmiştik.
Hanefi Avcı yazmış olduğu
kitabı, Cemaat’in içerisindeki
birtakım insanların yanlış işler
yaptıklarını Fethullah Gülen’e
duyurmak için hazırlıyordu.
Avcı’nın yeniden cezaevine
girdiği Devrimci Karargâh
davasından yatan, Avcı dı-
şında başka kimse kalmadı.
Hakkındaki iddianameyi bil-
miyorum tabiî. Kendisine 15
yıllık hapsin niçin verildiğini
bilmiyorum. Hanefi Avcı,
cezaevine girdikten sonra bana
göre gerçekleri gördü. Kita-
bın çıktığı günlerde NTV’ye
çıktığında, kitapla ilgili olarak
Ben sadece ikaz ediyorum”
diyordu. Hatta Genelkurmay
Başkanlığı’na giderek, bunların
Genelkurmay’da da bir imamı
olduğunu belirtmişti, polis
içinde bir imam olduğunu söy-
lemişti. Bu bakımdan benim
çalışmamla onunki bir değil.
Pardus’ta arka
kapı
Yeni internet düzenlemesi-
ni nasıl yorumluyorsunuz?
Bilgisayarlarımızda kul-
landığımız yazılımlar yabancı
menşeli. Ülkeler kendi millî
yazılımlarını geliştirdiler ama
DahaöncekiDHKP-Ceylemleriüzerinegidi-
lirkentoplanılanbilgilerleönemlibiraraş-
tırmayapıldı
ve birtakımeylemlerinönbilgisi
alındı. Eylemleri yapacak olanlar Türkiye’ye girişte
yakalanabilirlerdi. Fakat Ecevit Şanlı misalindeki gibi
bir kaçırma olabileceği ihtimaliyle risk alınamadı. Bu
sefer bütünbilgiler, Yunanistangizli servisininönü-
ne konuldu -ki bukurumbir CIAkolugibi çalışıyor-.
Böyle oluncaAtina’daDHKP-C operasyonuyapmak
zorunda kaldılar. Ancakülkemiz basınındahaber,
operasyonuABDyapmış daABD’liler veYunanistan,
sanki buörgütünhedefindeymiş gibi bir havayla
verildi. Hâlbuki buoperasyonuMİTve Emniyet İstih-
barat yapmıştı, duyurulmadı.