72
mart
2014
EÇME
ve seçilme hakkı,
bireyin, yaşadığı ülke-
de söz sahibi kılmak
açısından en önemli
vatandaşlık görevidir.
Seçilmek, aday için kader
tayini hükmü taşıması
nedeniyle istisnai de olsa,
seçmek, aslında hakikî bir
muktedirliktir. Demokra-
sinin hüküm sürdüğü her
coğrafyada bir oy, “bir söz”
demektir.
Her seçimdöneminde
fanatizm ölçülerinde
sandık başına giden halk,
sadece yarışta kendi
savunduğu parti ve
sahiplendiği ideolojinin
galip gelmesini arzuluyor.
Sağcı ve solcu diye basit
iki kavşaktan İslamcı,
modern İslamcı, yalın
muhafazakâr, demokrat
ve sosyalist gibi oldukça
fazla sayıda ara yolların
türemesi, seçmenin işini
oldukça karmaşıklaştırı-
yordu. Fakat her neferin
kendi içinde sağlamlaştığı
bu yıllarda, artık oy pusu-
laları akıl ve yürek süzge-
cinden geçerek zarflara
yerleştirilir oldu.
Son aylarda hiç beklen-
medik ataklarla gerçekle-
şen akla gelmez kargaşa
ortamları, bize kanlı
mürekkeplerle yazılmış
bir yıkım fermanının
hazırlandığını gösteriyor.
Uluslararası arenada
övgüyle bahsedilen Sayın
Başbakan’ın, ülkesindeki
dindar kesimden yergi al-
ması elbette üzücü. İrtica
ve başörtüsü pankartla-
rıyla yürüyüşlerin olma-
ması bir yönden gelişme
kabul edilebilir, fakat mak-
sadını aşmış saldırganlık-
sa durumun öteki yüzünü
bütün çıplaklığıyla ortaya
ren her vatandaş, oyunun
ne kadar kirli ve sinsice
olduğunu anlayabilir.
Farklı gündem konuları
oluşturularak üzeri boya-
nan bu oyun, aslında halkı
istenilen yöne güdümle-
me niyetinden başka bir
şey değil. Bir büyüğümün
önemle aktardığı sözü
paylaşmak isterim: “Türk-
ler İstanbul’u kuşattığı sı-
rada, Bizans’ın din adam-
ları meleklerin cinsiyetini
tartışıyorlardı.”
Meşgul edildiğimiz
sudan sebeplerin hakka-
niyeti görmemize engel
olmasına izin vermemeli-
yiz. Yersiz münakaşalarla
uğraşıpmakûs bir talihin
gelişine seyirci kalmak
vicdansızlıktır.
Satırlarla haykırıyorum:
Sandık başına hür vic-
danın sesi olarak gitmek
zorundayız! 30Mart, bir
partiye oy verme seçimi
değil, ülkenin devam eden
kalkınma istikrarına des-
tek olma, küresel güçlerin
içişlerimize karıştığı bu
dönemde kökten temizlik
yapma günüdür.
sunuyor. Çünkü ihanet
perdesinin en görünme-
zini milletimizin üzerine
örtmeye yeltenen fütur-
suz bir grup, artık yerini
sağlamlaştırma niyetinde
oldukça acımasız bir tavır
sergilemekte.
Daha düne kadar nef-
retle bilenmiş söylemleri
ile karşılıklı hediyeleşen
bazı insanlar, artık yalaka-
laşarak bir yerlere gelebi-
leceklerini düşünüyorlar.
Bumodifikasyondaki baş
aktörün dış güçler olduğu-
nu görmemek mümkün
değil. Asıl amaçlarının
siyaset mühendisliği
olduğu anlaşılan dinî
bir camianın, daha önce
de ideolojileriyle alakalı
görünmeyen partilere
gösterdikleri alenî desteği
şimdilerde pastanın bü-
yük payı olarak kendileri
için görenler, vahametin
farkında değiller.
Ülkenin çehresi sa-
yılabilecek İstanbul’da
ana muhalefet partisinin
gösterdiği akıllara zarar
adayın yıllar önce yap-
tırdığı camiler ve cem
evleri, geniş hoşgörüsü-
nün yansıması değil de
bugünlere yatırımyapma
maksatlıymış. Henüz bir
ilçenin belediye başkanı
iken büyük düşünme işini
Anadolu’ya duyurmak
için yol kenarlarındaki
atıl mekânlara “çarenin
kendisinde olduğunu”
yazdırması beni çok
düşündürürdü. Şahsın,
belediye başkalığı kazanı-
mıyla parti başkanlığı ve
ardından da başbakanlık
hayali olduğu belli. Fakat
daha önce böyle bir başa-
rıyı, dönemindeki darbe
ve teşebbüsçülerine dik
durmayı bir nebze de olsa
başarabilmiş Bülent Ece-
vit kazanmıştı. Seçilmişe
doğrudan saldıran bir
camianın dumanlı deste-
ğini alan bu şahıs, ne yazık
ki planını uyanana kadar
düşleyebilecek.
Öte yandan Ankara
ve İzmir’de ilan edilen
adaylar, ülkenin genelin-
de ciddî bir son hamle
olduğunu gösteriyor.
Medyanın tartışmasız
gücü dost-modern darbe-
yi süsleyedursun, piyon-
lar yerlerini çoktan almış
bile. Uzağa değil, hemen
ardına bakabilmeyi bece-
Yavuz Şahin
SANDIK
başına hür vicdanın sesi olarak gitmek zorunda-
yız! 30 Mart, bir partiye oy verme seçimi değil, ülkenin de-
vam eden kalkınma istikrarına destek olma, küresel güçle-
rin içişlerimize karıştığı budönemde kökten temizlik yapma
günüdür.
Sıratköprüsü“sandık”
S
Ülkenin
çehresisayılabilecek
İstanbul’daanamuhalefetpar-
tisiningösterdiğiakıllarazarar
adayınyıllarönceyaptırdığı
camilervecemevleri,geniş
hoşgörüsününyansımasıdeğil
debugünlereyatırımyapma
maksatlıymış.Henüzbirilçenin
belediyebaşkanıikenbüyük
düşünmeişiniAnadolu’yadu-
yurmakiçinyolkenarlarındaki
atılmekânlara“çareninken-
disindeolduğunu”yazdırması
beniçokdüşündürürdü.
30
Mart
haber
ajanda