65
mart
2014
kasetlerden dahi söz ediliyor. Hem de ne
montaj…Kelime kelime bölüp ekleyerek…
Seçmeni konsildasyona
zorlamak, geri tepebilir
AK Parti’nin seçim stratejisi ise, ön-
ceki seçimlerin neredeyse birebir aynısı:
Lider kimliğini ön plana çıkararak seçim-
lere gitmek. Hâlbuki İzmir, Antalya ve
Eskişehir’deki gibi kentsel yapılanmayı ön
plana çekerek yeni projelerle bıkmış seç-
mene gidilse, sanırım daha fazla oy alınır.
Örneğin İzmir’in siyaset tarihine bakarsak,
muhafazakârların da iktidarı söz konusu ol-
muştur, sosyal demokratların da.
Seçmen niteliğini göz önüne alırsak, bi-
zim seçmenimiz, oyunu açıklamaktan ve
tamamen bir tarafta olmaktan her zaman
sakınmıştır. Hatta sokaktaki insana kime oy
vereceğini sorduğunuzda hemen mırın kırın
eder. Oysa Ak Parti, bu ülkede iki kişiden
birinin oyunu almış ender partilerden biridir.
Bu noktaya da sürekli “kararsızların oylarını
alarak”gelmiştir.Bunu anlayanmuhalefet de
aynı noktaya odaklanmaya çalışıyor. Çünkü
2001
yılından beri her seçimde oyunu arttı-
rarak gelmiş bir iktidara karşı yapılabilecek
tek hamle, milletin kafasını karıştırmak.
Bundan dolayı muhalefet, “Değişiyorum”
görüntüsü vererek merkeze yürümeye çalı-
şıyor. Fakat merkeze yürümek, öyle sanıldığı
kadar kolay bir iş değil.
Temiz toplum ve değer üretmek için po-
litika oluşturmak, ne emperyalizm ajanlığı
ile mümkündür, ne de halkın iyi duygularını
manipüle etmekle ulaşılabilecek bir şeydir.
Ben şuna inanıyorum: Aslında herkes, oy
vereceği partiyi çoktan belirlemiş ve zerre
yerinden kıpırdamamakta. Yapılan manipü-
lasyon ve dezenformasyonlar ise ayranı kö-
pürtmekten başka bir işe yaramıyor.Tek be-
lirsizlik, ileride yapılacak Cumhurbaşkanlığı
ve genel seçimlere dair. Bundan dolayı 30
Mart’a giderken iş,siyasetten çıkıp başka bir
şeye dönüştü. İnanıyorum ki bu millet, bu
yapılanlara çok daha güçlü tepki verecektir.
Millet, hiçbir zaman iradesine müdahale
edilmesine izin vermemiştir, bundan sonra
da vermeyecektir.
Dost acı söyler, bu yüzden AK Parti’yi bir
kez daha uyaralım: İktidar hatalar yapabilir.
F tipinde de çok hataları oldu, Ortadoğu
politikalarında da. Bunu inkâr eden yok.
İktidarın duygusal davrandığını ve hatalar
yaptığını, rasyonelliğin yerini duygusallığın
aldığını, bunun da devlet yönetimi için ha-
talar barındırdığını daha önceki yazılarımda
satır aralarına gizlemiştim.
Elbette bu tarz eleştiriler çok önemli ve
yapıcıdır da. İktidarın hata yapmasına sebep
olan en önemli şey, kanımca adam gibi mu-
halefetin olmayışıdır. Ben, diyalektik açıdan
baktığımda, iktidardan daha çok, düzgün
ve adam gibi bir muhalefetin kurulmasına
inanan biriyim. Çünkü böyle bir muhalefe-
tin varlığı, demokratik düzen içinde en az
iktidar kadar önemlidir.
Velhasıl,Türkiye AK Parti ile iyi kötü bir
yerlere gidebilir, ancak böyle bir muhalefet
ile hiçbir yere gidemez, müstemleke olma-
ya devam eder ki malum CHP zihniyeti ve
türevlerinin görevi de budur. Adam gibi bir
muhalefet oluşmadan AK Parti’nin iktidarı
devam etmeli. Öngörüm o ki, CHP zihni-
yeti böyle giderse tasfiye olacak ve çok daha
verimli bir sol/sosyal demokrat parti ortaya
çıkarak muhalefet görevini yürütecektir. İşte
bu durumda çok daha başka bir Türkiye or-
taya çıkmış olacaktır.
Devletin gücü, milletin aynı idealler et-
rafında toplanmasından ibaretse, korkarım
ki bu denli kutuplaşmış bir toplum, bizi
sürekli sorunların içine hapsetmeye devam
edecektir.
Bir tek amaç var: AK Parti’nin gücünü Tayyip
Erdoğan’dan ibaret gördüklerinden, onun imajını
yerle bir etmeye çalışmak ve buradan da meşruiyet
sorunu oluşturup Hükümet’i yıkmak...