62
mart
2014
30
Mart
haber
ajanda
K
ARİKATÜR
çizme yete-
neğim olmadığına ziyade-
siyle hayıflandığım gün-
ler yaşarım bazen. İşte yine
öyle bir gündeyim. Böy-
le zamanlarda elime kâğıt
kalem alıp yorulana ka-
dar çizmek isterim.Tarama
ucu ve karton kullanmak, içimden geldiğince çize-
bilmek…Kim bilir ne güzeldir! Maalesef olmuyor.
Denesem bile çizdiklerimi beğenmiyorum.Başkası
nasıl beğensin? İşte o yüzden yahut bu yüzden ka-
rikatür çizenlere gıpta ediyorum.
***
Eğer karikatür yeteneğim olsaydı, size neler gös-
terebilirdim, birkaç cümle ile anlatmaya çalışa-
yım...
Önce “Küçük Feto” diye bir çocuk kahramanım
olurdu. İlkokul öğrencisi... Akıllı, zeki, yetenekli…
Fakat aynı zamanda kurnaz ve huysuz. Epeyce de
kıskanç... Arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle araların-
da geçenleri işlerdim. Mesela… Deyip anlatayım
kısaca...
Yerli Malı Haftası
Öğretmen: “Yarın sınıfta yerli malı haftası yapa-
cağız. Herkes evden birşeyler getirsin, hep beraber
yiyelim.”
Ertesi gün, çocuklar getirdiklerini gösteriyor.
Devamlı huysuz-
lukyaptığı ve ona
buna sataştığı için
çocuklar Feto’yu
oyuna almamışlar.
Oda takkesini ba-
şına takmış, koltu-
ğa oturmuş, kolları-
nı kaldırıp indirerek
arkadaşları içinbed-
dua etmeye başla-
mış...
Evlerine ateşler
düşsün... Oyuncak-
ları kırılsın... Notla-
rı hep zayıf olsun...
Ödevlerini kaybet-
sinler…Kızamık çı-
karsınlar…Kabaku-
lak olsunlar…”
Öğretmendurumu
görüncemüdahale
etmiş: “Neyapıyor-
sunFeto?Niye ar-
kadaşlarına beddua
ediyorsun?” Feto ce-
vapvermiş: “Bed-
dua değil örtmenim,
mülaane…”
AferinFeto