53
mart
2014
kaç adamın yaptığı ahlaksızlık, yolsuzluk,
bir organizasyonun tümüne mâl edilemez.
Bunu en çok da kendilerinin bilmesi gere-
kir. Cemaat içinde ahlaksızlık yapanlar, yol-
suzluk yapanlar yok mu? Hırsızı, arsızı yok
mu? Kendi çıkarları için görev yapanlar yok
mu? Pekâlâ var. Her yerde ve her zaman bu
tip insanlar oldu, olacak. Ama birkaç kişinin
yaptığı ahlaksızlıklar, bir organizasyonun
tümüne mâl edilemez.
Kime oy verecek bu insanlar? AK Par-
ti’nin alternatifi olarak kimi sürecekler
önümüze? AK Parti’nin bu ülkeye verdiği
hizmetlerin, yaptığı yatırımların -tama-
mını demiyorum- yarısını yapabilecek bir
parti olsa, Erdoğan’ın sadece ülkemiz için
değil, bu ümmet için yaptıklarının -yine
tamamını demiyorum- yarısını yapabile-
cek bir lider olsa “Tamam” der, destekle-
mek isterim.Çünkü ne Erdoğan, ne de AK
Parti baki, ama AK Parti ve Erdoğan’ın şu
sebeplerden bir alternatifi yok:
Cemaat ile İsrail’inörtüşen
menfaatleri
Mavi Marmara’dan sonra Cemaat ile
İsrail’in menfaatleri her ne hikmetse (!)
örtüşmeye başladı. Cemaat’in İsrail veya
ABD’ye karşı olan o engin hoşgörüsünü
diyalog” adı altında bugüne kadar bize yut-
turdular.Tamam,ancakTürkiye’nin hem dış
politikasında, hem de iç politikasında görü-
len bu “dayanışma” da neyin nesi? Bakıyor-
sunuz ki Mısır’da, Suriye’de, hem Cemaat,
hem de İsrail aynı dili kullanıyor.
İsrail, MİT Müsteşarı’nı sevmedi her
ne hikmetse (!) ve Cemaat, Hakan Fidan
için düğmeye bastı, onu almaya çalıştı, be-
ceremedi. İsrail, İHH’yı sevmedi ve her
ne hikmetse (!) yine Cemaat operasyon
yaptı. İHH, aynı İsrail’in istediği gibi, El-
Kaide ile ilişkilendirilmeye çalışıldı ama
şu ana kadar başaramadılar. İsrail, Ahmet
Davutoğlu’ndan memnun değil ve Cemaat,
her ne hikmetse (!) Davutoğlu ve dış politi-
kamız aleyhine yazıyor. İsrail, Erdoğan’dan
nefret etti. Cemaat ise hem düğmeye bastı,
hem de bununla yetinmeyip -en üst perde-
den- alenen beddua etti. Yani her ne hik-
metse (!) İsrail ile Cemaat’in menfaatleri
sürekli uyum içinde.
Ve 30Mart Yerel Seçimleri
30
Mart Pazar günü yerel seçimler ya-
pılacak. Türkiye tarihinin “belki” değil,
hiç şüphesiz” en önemli yerel seçimleri
olacak. Çünkü bu seçimlere klasik iktidar-
muhalefet çekişmesinin dışında farklı an-
lamlar yüklenildi. Türkiye’de yerel seçimler,
genellikle” hizmetin siyasete feda edildiği
seçimler olmuştur. Buna alışığız. Ancak bu
yıl yapılacak olan seçimler, klasik iktidar-
muhalefet çekişmesinden daha büyük an-
lamlar taşıyor. Nedir bu anlamlar?
Öncelikle bu seçimler,mevcut sivil iktidar
üzerinde yapılan operasyonların sonuncusu-
nun “ilk hedefini” oluşturuyor. Küresel çete,
bu kadim medeniyetin çocuklarını kontrol
altında tutmak için bugüne kadar vesayet
sisteminin bekçilerini kullanıyordu, hani o
beyaz Türkleri. Bu beyaz Türkler, içimizdeki
o devşirmelerle beraber, kurulduğu günden
bu yana AK Parti’yi kapatmak, hiç değilse
Recep Tayyip Erdoğan’ı uzaklaştırmak için
ellerinden geleni yaptılar. Sonuç olarak, bu-
güne kadar bunu başaramadıkları gibi, ak-
sine iktidarın arkasındaki halk desteğini de
arttırmış oldular.AK Parti, vesayet sistemini
yıktı.
Küresel çete, beyaz Türklerin tasfiye edil-
diğini görünce Cemaat kozuna sarıldı. Ce-
maat eliyle siyasete çekidüzen verilmeye ça-
lışılıyor. Cemaat’in ilk hedefi, 17 Aralık sü-
reciyle beraber, seçimlere kadar adım adım
iktidarı devirmekti. Bunu başaramayınca
gözünü yerel seçimlere dikti. Yerel seçimler,
yapılan/yapılacak yurtdışı ve yurtiçi diğer
operasyonların bundan sonraki kaderini be-
lirleyecek.
İkincisi, bahsettiğimiz o devlet içindeki
paralel yapı deşifre edildi. Hükümet oyunu
gördü ve bozdu. Seçimler, -artık “kendileri
de biliyor”- Gülen Cemaati için var oluşun
devamı veya tükenişin başlangıcı olacak.
Hem kendi tabanının desteği, hem de yurt-
dışından sağlanan destek, bu seçimlere bağlı
olarak azalacak veya artacak.
Cumhurbaşkanlığı
seçimlerine giderken…
Üçüncüsü, bu seçimler Türkiye için çok
önemli olan Cumhurbaşkanlığı seçimlerini
etkileyebilecek sonuçlar içeriyor. Beklendiği
gibi olursa, yeni cumhurbaşkanı Sayın Er-
doğan olacak. Bu ise malum çevrelerin işine
gelmiyor.
Dördüncüsü, seçim sonuçları erken seçim
ihtimalini doğurabilir. İktidar partisi için bir
önceki yerel seçimde aldığı yüzde 38’in al-
tında oy alırsa ve özellikle İstanbul, Ankara
gibi büyükşehirlerin iktidarca kaybedilmesi
durumunda basın ve kamuoyu baskısı ile
ülkede bir güven bunalımı yaratılacak ve er-
ken seçimin önü açılmış olacak.
Beşincisi, bu seçimler, 17 Aralık’tan son-
ra ortaya atılan rüşvet ve yolsuzluk iddia-
ları, yayınlanan ve yayınlanacağı söylenilen
uygunsuz içerikli kasetler ve tapeler gibi
tezgâhların kamuoyundaki etkisini gös-
termiş olacak. AK Parti’nin bu süreçten
güçlenerek çıkması, bütün bu tezgâhların
yıkılması anlamını taşıyor. Eğer oy kay-
bı büyük olursa, benzeri oyunlar Mart’tan
sonra artarak devam edecek ve ortalık pek
çok siyasetçi hakkında bir sürü iddia, ses ve
görüntü kayıtları ile dolacak.Siyasal bir kaos
ortamı isteniyor.
Özetle bu seçimler, vesayet sisteminin
kalıntılarına, içimizde çöreklenen paralel
yapıya, küresel çetelere bir cevap niteliği ka-
zandı. Seçim, AK Parti ve küresel sistemin
uşakları arasında geçecek. 30 Mart 2014, ya
özgür milli irademizin zaferi olacak ya da
özgürlüğümüze göz dikmiş küreselci uşak-
ların siyasetimizi ipotek altına aldıkları bir
kuşatma. Hüküm ve takdir Allah’ındır.