51
mart
2014
beklentiyi nasıl karşılasın ki? Rahmetli Ece-
vit, bu beklentiyi çaktı ve oy oranını yüzde
40’
ın üstünde yaptı.
Pompalanmış CHP icraatına inanan
periferi sakinleri, aslında CHP’den çok
şey beklemiyor. Dürüstlük, değerlerine ve
inançlarına az da olsa saygı beklediği…
Tabiî bunları broşürde, lafta değil, uygula-
mada görmek ister kişi.
Mesela,“One minute!”diyebilmiş,“İsrail’e
özür diletmiş”, “terörü durdurmuş” bir kah-
ramanına böyle saygısız laflar kullanırsanız,
samimiyetsiz olduğunuz hemen ortaya çı-
kar. Yahu kardeşim, başkasına “hırsız” diye-
rek hırsızlık yapmayacağınızı nasıl garanti
edersiniz? Üstüne üstlük Mustafa Bey’i
Yolsuzluk yaptı” deyip partiden atacaksı-
nız, sonra da İstanbul adayı yapacaksınız…
Şahsen ben, kendimi “sazan” yerine konmuş
hissediyorum.Mansur Bey’in durumu peki?
Melih Bey’e bundan daha iyi bir kıyak, val-
lahi benim aklıma gelmiyor.
İktidarınbeklentilere
karşı tutumune olmalı?
Beklentilere geri dönersek… Gelelim
AK Parti’nin beklenti tehlikesine… Uzun
süreden beri tek başına iktidar olduğu için
beklentileri karşılanmayan kesimlerin ken-
dilerini ikna edecek gerekçeleri kalmıyor.
Demirel’e dedikleri gibi,“Darbe oldu,ondan
yapamadılar” denebilir mi? Denemez. “Bü-
rokrasi engel oldu” denebilir mi? Denemez.
Yargı engel oldu” denebilir mi? Denemez.
Bundan sonra Cemaat de yok. Muhalefe-
tin zaten hiçbir hükmü yok. “Hem gelişmiş
ekonomi, ekonomide başarı filan… Ama
yüzde 9,9’luk işsizlik var” gibi şeylerin izahı
yok, yüksek vergilerin, kötü eğitim sistemi-
nin, olimpiyatlardaki başarısızlığın, buluş
veya icat yapamayan ülke olmanın,boşanma
ve intihar oranlarının yükselmesinin de izahı
yok. Bunlar, farkında olunmasa bile halkın
zımnî beklentisidir. Belediyelerde verilecek
son şans ise çok iyi kullanılmalı. Bu konular
üzerindeki hedefler kamuoyuyla paylaşıl-
malı, beklentiler bu şekilde yönetilmeli.
Olmazsane olur?
Muhalefetten pek ümidim yok. Çünkü
çalışma veya değer gibi şeyleri kim kaybetmiş
ki muhalefet bulsun. “Laf ”ı yakıt olarak kul-
lanıp gemilerle peynir taşımaya çalışıyorlar.
Amma ve lakin sosyal kanunlar çaresiz değil,
eli kolu bağlı bir kenarda oturmaz. Hızla si-
yasetten uzaklaşır, sandığa gidilince oy oran-
ları hızla düşer. Sonra o toplum kesimleri,
yabancı satranç oyuncularının satranç taşları
haline gelir ve “sosyal çölleşme”olur.
Önümüzdeki günlerde yeni bir dünya
düzeni oluşacak gibi görünüyor.Bizim gele-
ceğimiz o noktayı düşünmek bile istemiyo-
rum. Bakalım şu söyletilebilecek mi?
Ve seçim bittiği zaman,/ Bizi sardı bir
heyecan./ Seçimden önce sıkıntılıydık,/ Se-
çimden sonra kurtulduk sıkıntıdan…”
*
AK Parti Kurucular Kurulu ve MKYK Üyesi