43
mart
2014
Servet Hocaoğulları
Muhalefet ve hatta devlet tecrübesi, Sayın Başbakan’ın
zor durumda kaldığını bilmektedir. Ancak bu zor durum,
ahlakî bantta “yolsuzluk” içinde olmak değil, aksine “örtülü
yönetimi deşifre etmek” durumunda kalmak anlamındadır.
Muhalefet, Başbakan’ın yolsuzluğunu ispatlamaktan çok,
bir devlet adamının yapmaması gereken hatayı yaptırmak
istemektedir.
***
Başbakan bu ikileme düşmüştür ve çabuk karar vererek
kendi tercihini yapmıştır. Herkes onun için “Kral çıplak!” dese
bile, o buna katlanacak ve “Devlet çıplak!” dedirtmeyecektir.
Bu, Recep Tayyip Erdoğan’ı büyük lider kılan baş meziyetle-
rinden olacaktır ve tarih, bunu böyle kaydedecektir. Ancak
bu ikilemde, bu tercih sebebiyle AK Parti’yi, “yakın gündem,
uzak tehlike” ve “uzak gündem, yakın tehlike” ana başlıkların-
da analiz edeceğimiz büyük riskler beklemektedir.
***
edemeyip vahyin “benzer”ini bu parkurda
geliştirerek kendisini kutsar. Siz bunu, in-
sanın vahye karşı B planı olduğunda kul-
landığı parkurlar olarak da okuyabilirsiniz.
Nitekim dilin orijinine edebiyatı, politika-
nın reeline Sünni tarihçiliğini ve seçilmişlik
algısına rüya-menkıbe kültürünü yerleşti-
ren fakat özünde politik olan sivil yapılar,
Müslümanların tarihinde her zaman var
olmuştur. Bu denklemin en zengin örnek-
lerine ise Anadolu topraklarında rastlamak
mümkündür.
Kayıp zaman telafisi
Anadolu topraklarında yaşanan tüm ikti-
dar mücadelelerinin özünde “politik dindar-
lık” tutumu yatar. Devletin, toplumu yönet-
mek için geliştirdiği bir dindarlık tipolojisi-
ni ifade eden bu tamlama, aynı zamanda bu
role talip (bir bedel karşılığında tâbi) sosyal
yapı ile devlet arasındaki pazarlığın sonuç
vermemesi üzerine gelişen kontrol dışı di-
retmeleri betimler.