24
mart
2014
Sistemin bir nevi volkanik zirveleri ABD,
İngiltere ve Fransa’dır. Bu üç zirve, Rusya ve
Çin zirvelerini de peşlerine takmıştır. Dün-
yanın en büyük siyasî görünümlü kurumu
olan Birleşmiş Milletler’e bu beşli hükmet-
mektedir. Aralarında bazı farklar olmakla
beraber, temel meselelerde genellikle anlaş-
maktadırlar. Özellikle İslam dünyası konu-
sunda kesin ittifak halindedirler. Tabiatıy-
la, ittifak ettikleri bir konu da Türkiye’dir.
Türkiye’nin hiçbir temel görüşüne, planına,
tasarısına Birleşmiş Milletler’de geçit ver-
memektedirler. Türkiye’ye yönelik siyasî
buhranlar, kumpaslar, tuzaklar da dolaylı
veya direkt biçimde desteklenmektedir.
Yine genel terör, PKK terörü, Kıbrıs ve
Suriye meseleleri de bu durumun yaşanan
örnekleridir. Bütün bunların sebebi, Türk
milletinin,İslammedeniyetinin son bin yıldır
mümessili olması ve günümüz İslam dünya-
sının beyin merkezi olmasıyla alakalıdır. Ya-
şanan olaylar, Türk milleti ve devletinin bu
misyonunu devam ettirdiğini de göstermek-
tedir.Yani dün 28 Şubatçılar ve Batı Çalışma
Grubu vasıtasıyla saldıran küresel sistem, bu-
gün “paralel yapı”vasıtasıyla saldırmaktadır.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kü-
resel sistem tarafından istenmeyen bir lider
olduğu açıktır. Onun, 11 yıldır Türkiye’nin
başında kesintisiz lider olarak kalışı, ayrıca
seçimlerden başarıyla çıkışı, küresel aktörle-
rin sabrını taşırmıştır. Gerçekten de Recep
Tayyip Erdoğan, önümüzdeki mahallî seçi-
mi de kazanırsa Türkiye Cumhuriyet tari-
hinin demokratik seçimlerde en çok başarı
kazanan lideri olarak tarihe geçecektir.
Mahallî seçimler, Türkiye’de iki seçi-
mi de etkileyecek önemli bir maniveladır.
Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimler,
kesinlikle mahallî idareler seçiminden etki-
lenecek ve ona paralel gerçekleşecektir. Ge-
lişen olaylar da bu seçim hesaplarının böyle
olduğu gerçeğini göstermektedir.Türkiye’de
özellikle Cumhurbaşkanlığı seçimleri çok
önemlidir ve her defasında sancılı geçmek-
tedir. Önümüzdeki Cumhurbaşkanlığı se-
çimlerinin de gerilimli geçeceği malumdur.
Günümüzde yaşanan olaylarda yapılan
hesaplarsa sadece Türkiye’nin içiyle alakalı
değildir ki aynı zamanda dış politikayla da
yakından alakalıdır. Özellikle Suriye’deki
gelişmelerin Türkiye’nin lehine sonuçlan-
maması için, küresel güçler olağanüstü
çaba sarfetmektedirler. Sırada da Kıbrıs var.
Başında gaile olan Türkiye’nin, Suriye ve
Kıbrıs’ta kendi hesabına başarı kazanama-
ması hesaplanmaktadır.
Genel anlamda ekonomik sıkıntıya
düşmüş, siyaseten zayıflamış, dış dünyada
saygınlığı azalmış bir Türkiye şiddetle is-
tenmektedir.“Paralel yapı”ve yandaşları, be-
şinci kol hareketi metoduyla buna yardımcı
olmaktadırlar.
Bugünkühal ve gidişle 30
Mart 2014seçimlerindene
olur?
Ana muhalefet partisi olarak Cumhuriyet
Halk Partisi, kaderini büyük ölçüde yolsuz-
luk iddialarına bağlamış görünmektedir.
Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, “paralel
yapı”nın icralarına paralel bir seyir takip et-
mektedir. Hâlbuki sosyal taban olarak para-
lel yapıdakilerle CHP’deki önderlerin aynı
kulvarda buluşmaları ve birbirlerine sempati
duymaları imkânsız gibi görünmektedir.
Zaten insanı şaşırtan ve normal olmayan da
bugünkü kulvar beraberlikleridir. CHP’nin
kendi yapısına aykırı adaylar göstermesi,
paralel yapı” ile bir iz düşüm yakalaması
ve Gezi olayındaki marjinallerle beraber
olması bile bu partiye büyük bir hareketli-
lik kazandırmamış görünmektedir. Partinin
reyleri, belki eskiye göre bir iki puan farkla
yatay bir seyir göstermektedir.
BDP, eskisi kadar terör yöntemine baş-
vurmamakla beraber, seçimlerde bölücü
söylemini sürdürmektedir. Hitap ettiği kitle
ve Türkiye halkının nazarında yeniden tar-
tılacaktır. Bu tartılmanın sonucunda önemli
bir değişiklik beklememekteyiz.
MHP, CHP’ye göre daha oturaklı bir
muhalefet tarzı izlemektedir. Özellikle Ge-
nel Başkan Devlet Bahçeli, gençleri terör ve
şiddetten uzak tutmaya devam etmektedir.
Seçimlerde yeterli patlama yapmadan, an-
cak biraz daha artışla ve başarıyla çıkacaktır.
AK Parti 11 yıldır iktidardadır. Bu, şüp-
hesiz Türk demokrasi tarihinde büyük bir
başarıdır. 30 Mart seçimlerini de başarıyla
tamamlarsa, gerek AK Parti, gerekse lideri
Recep Tayyip Erdoğan, önemli bir rekorun
altına imza atacaklardır. Gelişen olaylarda
ve bu şartlarda AK Parti, reyini yüzde 40’ın
üzerinde tutarsa büyük başarı sağlayacak-
tır. Şayet rey oranını yüzde 45 veya üzerine
çıkarırsa, bu, müthiş bir başarı olacaktır ki
Türkiye için de yeni bir dönemin başlangıcı
olacak ve özellikle küresel güçlerin beşinci
kol hareketini sağlayan “paralel güçler” için
fırtınalı günler başlayacak, Türkiye’de arzın
muhtaç olduğu medeniyet mümessilliği
yolculuğuna yine devam edilecektir.
30
Mart
haber
ajanda
AKPARTİ
11
yıldır iktidardadır. Bu, şüphesiz Türk
demokrasi tarihinde büyük bir başarıdır. 30
Mart seçimlerini de başarıyla tamamlarsa,
gerek AK Parti, gerekse lideri Recep Tayyip
Erdoğan, önemli bir rekorun altına imza
atacaklardır. Gelişen olaylarda ve bu şart-
larda AK Parti, reyini yüzde 40’ın üzerinde
tutarsa büyük başarı sağlayacaktır.