15
mart
2014
Ömer Bekir Sadık //
Rusya’nın bu zamanda nasıl bir
harekette bulunacağı merakla
bekleniyor. Zira Kiev’den evvel,
Yanukoviç’in ülkeyi terkiyle
Kırım’da başlayan olaylara doğ-
rudanmüdahil olma düşünce-
sindeki Rusya, Avrupa’nın daha
ileriki birkaç hamlesini engelle-
menin derdine düştü.
Bakalımbu Kafkas ruletinde
son kurşun kimde patlayacak?
Peki, sadece bakabilir miyiz? Bu
oyunda son sözü Türkiye söy-
leyecek…
>> Yalnızca son on yıllık süreç-
te dahi istikrarını bir nebze de
olsa yakalayamayan bir yapay
siyaset deneği haline geldi
bu ülke. Sanki bu topraklarda
yaşanan her gün, Türkiye’nin
1980
öncesine, 1990 yıllarına
öykünüyor.
Rusya yanlısı bir devlet baş-
kanının halka rağmen gerçek-
leştirdiği icraat, AB özlemiyle
körüklenen düşüncelerini so-
kaklara üflemişti iki aydır. Mutla-
ka Rusya yanlısı bir halk kesimi
de var Ukrayna’da ve Rusya’nın
tahakkümü, bu ülke üzerinde
bir Demokles kılıcı sanki. Ancak
Avrupa, kendisini yakından
ilgilendiren coğrafyalarda yeni
zenginliklerin peşine düşünce,
kendisine özlemle bakan Ukray-
nalılara istedikleri desteği verdi.
Ve Ukrayna, bağımlılık ve ba-
ğımsızlık tarihi boyunca bilmem
kaçıncı devrimini yaşamış oldu.
Kafkas-Hazar enerji hattının
Avrupa’ya açılan kapısında,
Avrupa ile Rusya’nın destekledi-
ği kuvvetlerin bir iç savaşından
belki geri dönüldü, ama yüksek
sayıdaki can kayıplarının yaşan-
dığı günlerde ülkeyi terk ederek
Rusya’ya sığınan Yanukoviç’in
Hâlâ devlet başkanıyım” sözle-
rine aldırmayan Ukrayna Parla-
mentosu, muhaliflerden kurulu
bir kabinenin toplanmasını
sağladı bile. Bir önceki devrimle
mahpus edilenmuhalif lider
Timoşenko serbest bırakılırken,
HER
çeyrekyüzyılda enerji kavgalarınınenuğrakyeri haline gel-
mişti bu topraklar. Bir yandanSovyet kıskacında düğümlenen, bir
yandanAvrupahezeyanlarında köpürtülen siyasî krizlerinmerkezi
Ukrayna...
Ukrayna:
Bu kaçıncı devrim?
NİJERYA’
nın iki ayrı bölge-
sinde, her ikisinde de 29’şar
kişinin vahşice öldürüldüğü
birer katliamyaşandı. İlki ile
ikincisi arasında yalnızca iki
gün bulunan olayların ilkinde,
bir köyü basanmaskeli ve ağır
silahlı bir grup, köydeki bütün
evleri yakıp hayvanları da
çalarak köyü terk etti.
İkinci olaydaysa bir yatılı
öğrenci kampını aleve veren
ağır silahlı bir gruptan bahsedi-
liyor. Öğrenci kampının bütün
kapılarını kilitledikten sonra
içeridekileri yanmak üzere
seyreden grup, tamamen küle
dönen kampta canlı kimseyi
bırakmadı. Afrika’da seyreden
bu yobazlık savaşı, Somali’de,
Sudan’da, Orta Afrika’da,
Kongo’da, Mali’de ve daha
ismi şimdilik zikredilmeyen
birçok toprakta devamedece-
ğe benziyor. Bunun önünün
alınması için ne yapılıyor peki?
Fransa’nınOrta Afrika Cumhu-
riyeti hakkında “Bölünemez”
hükmü verdiği bir dünyada
vahşet biter mi?
SİSİ
darbesinin ardından
her anını çalkantıda seyreden
Mısır’da, darbecilerin oluştur-
duğu kabinenin oluşumunda
liderlik eden veMısır Başbaka-
nı olanHazımBiblavi, görevde
bulunduğu sürece “ağır” so-
rumluluklarla baş edemediğini
mazeret göstererek görevinden
istifa etti. Böylelikle darbe son-
rasında oluşturulan geçici hü-
kümet dönemi de sona ermiş
oldu. Yeniden şekillendirilen
kabinede darbe yönetiminin
20
bakanı yine görev alırken,
diğer 11 bakanlığa yeni isimler
getirildi ve Başbakanlık görevi-
ne İbrahimMihlib atandı. Dar-
bemareşali Sisi, önceki kabine-
de istediği görev olan Savunma
Bakanlığı görevinde yine yerini
korudu. Darbe yönetiminin
cumhurbaşkanı yaptığı Adli
Mansur’un onayladığı yeni
kabine görevine başladı.
Nijerya’da
yakınzamanlı
ikivahşet
Mısır’da
yeni
kabine
ORTADOĞU’
daki mezhep-
ler savaşı girdabına çekilmek
istenen ülkeler, bugünlerde
Irak-Şam İslamDevleti (IŞİD) adı
verilen bir illetle her anmücade-
le durumunda. Irak ordusu da
bu örgütle sürekli çatışma halin-
de olanlar içerisinde. Felluce ve
Ramadi’de yaşananlarsa, yeni
hayalet kentlere doğru gidil-
diğini gösteriyor. Bu kentlerde
elektrik ve su bulunamazken,
giriş çıkışlarda da büyük sıkıntı
yaşanıyor. Ekonomik anlamda
bir karaborsa piyasasının oluş-
tuğu kentlerde hayat durma
noktasına geldi. İki kenti de terk
edenlerse, evvela en yakınların-
daki Kerkük’e sığınıyorlar.
Daha önce Saddam
Hüseyin’in yaptığı baskınlar ve
katliamlar sebebiyle özellikle
Felluce’ye sığınan Kerküklü-
lerse, kendilerine sığınanlara
kapılarını ardına kadar açıyorlar.
Özellikle Türkmenlerin bulun-
duğu ve Kerkük’e 10 kilometre
uzaklıktaki Türkalan köyünde
Felluceli sığınmacılar, çatışma-
lardan bir nebze kaçarak nefes
alıyorlar.
Kerkük’ten
Felluce vefası