109
mart
2014
Laboratuvar
ortamında kökhücreüretmek içinbilim insanları, şim-
diye kadar gen teknolojisi ve komplike biyokimyayöntemlerinden
yararlanıyorlardı. Japonaraştırmacılar ise bu işlemin limonasidi yardı-
mıyla da gerçekleştirilebileceğini iddia ediyorlar.
LİMONASİDİNDEN
KÖKHÜCREÜRETİLDİ
turulduğu, nanokompozit malzemede
ise ısınmanın, malzemenin tamamında
homojen olarak gerçekleştiği ve bunun
da klasik sisteme göre daha güvenli ve
düşük maliyetli ısınma imkânı sağladığı
tespit edildi. 2 metrekarelik nanokom-
pozit filmle kaplanan yüzeyi kıvırarak,
silindir bir odacık şekline getirilen
portatif saunanın içinde 75 derecelik bir
sıcaklık oluşuyor.
Nanokompozit malzemeyle üretilen
diğer bir ürün de “ısı yayan halı”. Serili
olduğu alanda ısı yayan bu malzeme,
konutların yerden ısıtmasında da kul-
lanılabilecek. Malzemenin seri üretimi
için çalışmalar sürüyor. Bu ürünün
günlük hayatta kullanımı, ilk olarak
ısı yayan halı, portatif sauna ve küçük
boyutlu ısı yayan tekstil ürünleriyle
başlayacak. Isı yayan battaniye ve kıya-
fetler üzerinde iyileştirme çalışmaları
devam ediyor.
Konutlar çok daha
ucuza ısıtılacak
Isıya ihtiyaç duyulan her alanda kul-
lanılabilecek bu malzemenin çok ucuz
hammaddelerle üretildiği, diğer ısınma
araçlarına göre daha düşük kurulum
ve çalıştırma maliyetine sahip olduğu
tespit edildi. Laboratuvar koşullarında
metrekaresi ortalama 100 liralık toplam
maliyetle üretilen malzemenin, seri
üretime geçilmesi halinde çok daha
ucuza mâl edilebileceği, konutların
nanokompozit malzemeyle doğalgaza
göre çok daha ucuza ısıtılabileceği
düşünülüyor.
Sistemin giysiler üzerinde denemele-
ri devam ederken, astronot giysileriyle
birlikte askerî ve sportif kullanım için
de geliştirme çalışması yapılıyor. Bu tek-
noloji, yakın gelecekteki kış giysilerinde
önemli değişiklikleri beraberinde geti-
recek. Örneğin pille çalışan ve ısı yayan
tekstilden yapılmış giysiler, kışın üşüme
sorununu ortadan kaldırabilecek. Siste-
mi farklı alanlarda geliştirmek için öneri
bekleyen merkez, tasarım boyutuyla da
tekstil firmalarıyla görüşüyor.
Türkiye’nin doğal kaynaklarının bu-
lunmadığı ve ısınma için yüksek mik-
tarda ithal enerji kullandığı biliniyor. Bu
buluşun, Türkiye’nin enerji faturasını
da düşürebileceği tahmin ediliyor.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın
üniversite-sanayi işbirliğini canlan-
dırmak için yürüttüğü Sanayi Tezleri
Programı tarafından desteklenen bu
proje, geçen yıl “En İyi Sanayi Tezi Pro-
jesi” seçildi.
B
İLİM
dünyası,
Japonya’da gerçekleş-
tirilen bir araştırmayı
konuşuyor. Japon araştırma-
cılar, farelerden alınan kan
hücrelerinden limon asidi
yardımıyla kök hücre üret-
tiklerini açıkladılar.
Laboratuvar ortamında
kök hücre üretmek için bilim
insanları, şimdiye kadar
gen teknolojisi ve komplike
biyokimya yöntemlerinden
yararlanıyorlardı. Japon
araştırmacılar ise bu işlemin
limon asidi yardımıyla da
gerçekleştirilebileceğini
iddia ediyorlar.
Japonya’nın Kobe ken-
tindeki RIKEN Araştırma
Merkezi’nde çalışan gelişim-
sel biyoloji uzmanı Haruko
Obokata, deneylerinde genç
farelerden aldığı kan hücre-
lerini kullanmış. Japon bilim
kadını, hücrelerin yüzmekte
olduğu sıvının pH değerini
(
sertlik derecesini) biraz
sitrik asit (limon asidi) kul-
lanarak 5,8’in altına düşür-
düğünü belirtiyor. Haruko
Obokata, limon suyu ya da
limonata kadar ekşi olma-
yan bu sıvıda bazı hücrelerin
sağ kalamadığını, varlıkla-
rını sürdürebilenlerinse kök
hücrelere dönüştüğünü
kaydediyor.
Kök hücreler, deri, kas, ka-
raciğer ve sinir hücreleri gibi
her türlü vücut hücresine
dönüşebiliyor. Normal olarak
embriyonik kök hücrelerde
bu çok yönlülük mevcut.
Ancak son dönemde araş-
tırmacılar, laboratuvarlarda
insanlardaki normal, erişkin
hücrelerden de bu tür çok
yönlü hücreler geliştirmeyi
başardılar. Laboratuvar
ortamında erişkin hücreler-
den kök hücresi geliştirmeyi
başardığı için Japon Şinya
Yamanaka’ya 2012 yılında
Nobel Tıp Ödülü verilmişti.
Fareler üzerinde deney-
ler yapan biyolog Haruko
Obokata, şimdilerde insan
hücrelerinin de aside tepki-
sini ortaya çıkartmak istiyor.
Ancak bu deneylerin henüz
çok yeni olduğunu belirten
bilim kadını, sonuçlar üze-
rine henüz bilgi vermekten
kaçınıyor.
Bazı bilim insanları, hüc-
relerin maruz kaldığı asit
banyosunun hücrelere zarar
verdiğini ve onların varlığını
tehdit ettiğini, hayatta
kalabilmek için hücrelerin
embriyonik kök hücresine
dönüştükleri görüşünde.
Japonya’dan bu yönde gelen
araştırma sonuçlarının ilginç
olduğunu belirten Alman
uzmanlar ise, bu sonuçla-
rın testlerden geçirilmesi
ve eleştirel bir biçimde
soruşturulması gerektiğini
belirtiyorlar. Diğer birçok
araştırmacı gibi Alman araş-
tırmacı Jürgen Hescheler de
Japonya’da yapılan testleri
kendi laboratuvarında uygu-
lamak istiyor. Bilim adamı,
çok yönlü hücrelerin, örne-
ğin kalp hücrelerine doğru
gelişme gösterip gösterme-
yeceğini ortaya çıkartmak
istiyor. Organ nakillerinde
mükemmel hücrelere ihtiyaç
duyulduğunu ifade eden
Hescheler, aside maruz
kalan hücrelerde herhangi
bir bozulma olup olmadığını
saptamak gerektiğini kay-
dediyor.