102
mart
2014
Strateji
haber
ajanda
Coğrafi konumu,
tarihsel ve kültürel
birikimi, Arap dün-
yasındaki yeri, nü-
fus büyüklüğü, ulus-
lararası ilişkiler ağı
ve 5 bin yıl geriye
dayanan tarihi gibi
etkenler, toplumsal
ego”yu da oldukça
yükseltmiştir. Ni-
tekimbirçok bölge
uzmanına göre,
Arap Baharı’nın
Tunus’tan hemen
sonraMısır’a sıç-
ramasında “Tunus
gibi bölgede, hatırı
sayılır bir ağırlığı
olmayan küçük bir
ülke nasıl bizden
evvel bu denli top-
lumsal bir hareket
başlatır” anlayışının
temel etmenlerden
biri olduğu değer-
lendirilmektedir.
Ancak 30Haziran
Darbesi’nden sonra
gelinen aşamada,
Mısır toplumu son
derece keskin bir
bölünme ve özgü-
ven kaybı sürecine
girmiştir.
***
Nitekim
Mursi’nin
devrilmesinden bir
süre sonraMısırlı
bir üst düzey is-
tihbarat görevlisi,
bazı çok önemli
istihbarat bilgilerini
Cumhurbaşkanı
Mursi’ye vermediği-
ni medya aracılığıyla
kamuoyu önünde
itiraf etti. Neden bu
şekilde davrandığı
şeklindeki soruya
verdiği cevap gayet
anlamlıdır: “Çünkü
bu bilgileri götürüp
Müslüman Kardeşler
mürşidine veriyor-
du.”
Mısır geleceğini y
A
RAP
Baharı, bölgenin genelin-
de yıllar boyu süren baskılara,
zorbalıklara, haksızlıklara,
hayal kırıklıklarına, ekono-
mik, siyasal ve sosyal başarı-
sızlıklara “Yeter!” demek için
sokaklara dökülen halkların
haykırışını temsil eden bir
süreci ifade etmektedir.
>> Toplum, bu süreçte ken-
di kendini yönetme iradesi-
ni ortaya koymuş ve halklar,
bölge tarihinde ilk defa des-
pot rejimlere karşı taleplerini
bu denli gür bir tonda ortaya
koyma cesaretini gösterebil-
miştir. Nitekim kısa bir za-
man içinde önce Tunus’ta Bin
Ali, akabinde Mısır’da Hüsnü
Mübarek’in 30 yılı aşkın süre-