73
şubat
2013
idemek,
mek
rahatı için istemek en doğal hakkımızdır.
Yani bu birliği istemek savaşmak için değil,
savaşlara ve sömürgelere karşı güçlü olmak
ve olmalarını önlemek içindir.Ve her şeyden
önemlisi de İslam adına, Allah rızası için is-
tenmelidir.
Avrupa Birliği kötü bir şey mi? Avrupalı
için, Müslüman olmayanlar için tabiî ki iyi
bir şey. Ama Müslümanlar için -kendileri-
ni senelerdir kabul ettirmeye çalıştıkların-
dan- sevimli bir şey gibi görünmüyor. Bu,
Avrupa kötü” anlamına gelmiyor. Ama
sizin oluşturamadığınız bir güç, size ikinci
ve hatta üçüncü sınıf muamele yapıyorsa, o
gücü sevmemeniz çok doğal.
Ne yapacağız? Bize sadece Avrupa değil,
dünya lazım. Yani biz Müslümanlar, dün-
ya var oldukça hak ettiğimiz değeri almak
için -güçlü olmamız gerektiğini bilerek,
birlikten kuvvet doğar” felsefesiyle- bir
araya gelmeliyiz. Bu dünya düzeninde, tüm
dünyaya karşı bu birliği organize edecek ve
yönetecek kabiliyete sahip olanın, birliğin
başında olması gerekir. Yurt dışında, Orta
Asya’da bir süre yaşadığım yıllarda Avrupa
ve Amerika ülkeleri ile çalıştığım için şunu
çok iyi biliyorum: “Türk”denildiği an, direkt
Müslüman” deniliyor ve size direkt Müs-
lüman olarak bakılıyor. Neden? Çünkü biz,
Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçasıyız,
Osmanlıyız. Dünyada tarihler boyunca dai-
ma iki büyük devlet olmuş ve diğer devletler
bu iki büyük devletten birinin himayesinde
kendilerine hayat hakkı aramışlar. Bu tarihi
gerçek, 20. yüzyılda da Amerika ile Sovyet-
ler Birliği ve bu ikisinin himayesinde kendi-
sine yer arayan devletlerle tekrarlanmıştır.
Osmanlı Devleti tarih sahnesine çıktığı
zaman dünyada Selçuklu ve Bizans vardı.
Selçuklu’nun inkırazıyla birlikte Osmanlı
Devleti, Selçuklu Devleti’nin mirasını asla
reddetmeden, hatta kendisini millet nezdin-
de Selçuklu adına emniyeti ve milletin gele-
ceğini sağladığını iddia ederek yükselmiştir.
Osmanlı -1774 yılına kadar-, dünyada da-
ima süper güç olma ve bütün mazlumların
hamisi vasfını korumuştur. Bir yerde bir
Müslümana yan gözle baksalar, Osmanlı
hemenmüdahale etmiş ve işte o İslam birliği
dediğimiz birliği ve beraberliği sağlamıştır.
1774
yılındaki KırımSavaşı’nın kaybedil-
mesiyle beraber imzalanan Küçük Kaynarca
Anlaşması’yla Osmanlı süper güç özelliği-
ni kaybetmiş ve Müslümanlar yeryüzünde
sürekli kaybetmeye başlamıştır. O tarihten
beri yeryüzünde kanı dökülenler, –maale-
sef- daima Müslüman topluluklar olmuştur.
Çünkü Osmanlı yüzyıllarca sürdürdüğü
‘’
Bütün mazlumların koruyucusu’’ özelliğini
kaybedince, bu özelliği üstlenen bir İslam
devleti çıkmamıştır.
Baktığınızda aslında Avrupa Birliği de-
diğiniz şey, Osmanlı’dan modellenmiş bir
birliktir. Ve bugün Müslüman toplumlara
baktığımızda ise, böyle bir birliği yönetmiş
ve haliyle yönetme kabiliyetine sahip ülke-
lerden birisi demek yerine,“Bu yönetici ülke
sadece Türkiye’dir” demeliyiz. Bugün dünya
üzerindeki 200 milyonluk Türk dünyası da
göz ardı edilemeyecek bir rakam olmakla
beraber, Türkiye’nin dünya siyaseti üzerin-
deki rolü ile Müslümanların birliğini orga-
nize edebilecek ve yönetebilecek kabiliyette
olduğu da apaçık ortadadır.
Böyle bir birliği istemek demek, öncelikle
dinimize verdiğimiz değer, sonrasında ise
işin doğası olan birlik ve beraberliğin gü-
cüyle dış güçlere karşı kudret sahibi olmak
demektir. Dünyadaki herhangi bir Müslü-
man çocuk veya bir Müslüman rahat etme-
den hiçbir Müslüman uyumamalıdır. Ama
maalesef “güç”faktörü devreye girince güçlü
ve birlik içinde olanlar, haklı ve günahsızları
acımadan öldürmektedirler. Ve baktığınız-
da da hep ölenler, Müslümandırlar. Ancak
Türk-İslam Birliği” çatısı altında oluşacak
güçle rahatça “Hodri meydan!” diyebiliriz.
Türk-İslam Birliği demek, güç demektir.
Biz, öyle oturduğu yerden bunca katliama
Vah vah!” diyenlerden olmayalım. Şunu
unutmayalım: Hayat sadece akıl ile gitmez;
kalp ile beraber gider ve bir bütünlük böyle
sağlanır. İnşallahTürkiye’nin önderliğindeki
böyle bir birlik, dünya üzerindeki gücümüze
güç katarak zulme ve sömürgeye son vere-
cektir. Şahsen ben bir Müslüman olarak, bir
Osmanlı torunu ve Türkiye Cumhuriyeti
vatandaşı olarak bu birliğin “Türk-İslam
Birliği” çatısı altında kurulmasını yürekten
istiyorum. Müslümanların birlik olmaları
farzdır.Müslüman Müslüman’a dost olmalı
ve birbirini gözetmelidir. Hıristiyan alemi
bunu Osmanlı’dan modelleyip yaptıysa, bi-
zim için bu çok zor olmayacaktır.
AVRUPA BİRLİĞİ KÖTÜ BİR ŞEY
Mİ? AVRUPALI İÇİN, MÜSLÜMAN
OLMAYANLAR İÇİN TABİÎ Kİ İYİ
BİR ŞEY. AMA MÜSLÜMANLAR
İÇİN -KENDİLERİNİ SENELERDİR
KABUL ETTİRMEYE ÇALIŞTIKLA-
RINDAN- SEVİMLİ BİR ŞEY GİBİ
GÖRÜNMÜYOR. BU, “AVRUPA
KÖTÜ” ANLAMINA GELMİYOR.
AMA SİZİN OLUŞTURAMADIĞINIZ
BİR GÜÇ, SİZE İKİNCİ VE HATTA
ÜÇÜNCÜ SINIF MUAMELE YAPI-
YORSA, O GÜCÜ SEVMEMENİZ
ÇOK DOĞAL.