68
şubat
2013
Kemal Ergin:
Bense “gerek var” diye dü-
şünüyorum. Çünkü Cumhuriyet projelerinin
içinde üst kimlik olarak “Türk” tanımlama-
sının ve diğer bütün unsurların kökenlerinin
Türk” olarak ifade edilmesinin maksadı,
farklı bir algı yaratmaktı. Yani bildiğimiz
asimilasyonun ötesinde her şeyi sahiplenen,
her şeyin kendisinin olduğunu iddia eden bir
ego, -ne bileyim- bir hastalık var.
Atilla Yavuz:
1925’
lerde kurulan bir Tür-
kiye Cumhuriyeti’ne bugün artık giydiği
elbise dar geliyor. Yani Türkiye’de Boşnak
Boşnaktır, Gürcü Gürcüdür… Herkes isti-
yor ki kendisini, kendi algıladığı gibi ifade
etsin. Kimse kimseye bir “üst kimlik” projesi
dayatmasın. İnsanlar kendi dokularını, kendi
kokularını istiyorlar.
Mustafa Şimşek:
Hayır! Bunları tartış-
maya bile gerek yok. Hiç önemli değil.
Atilla Yavuz:
Hayır! Kendini bir başka
kimlikle ifade etmek istiyorsa; dayatma yap-
mak, “Sen sus!” demek faşizanlıktır.
M.D:
Hrant Dink öldüğünde düzenlenen
protesto gösterilerine yüzbinlerce insanın ka-
tılacağını hiç kimse hesaplamamıştı.Oradaki
Hepimiz Ermeniyiz!” sloganları, milliyetçi
söyleme darbe vuran bir eylemdi.Aradan altı
yıl geçtikten sonra bile 19 Ocak’ta o kadar
çok insanın Hrant için toplanması da biri-
lerini rahatsız ediyor bu ülkede. Kullanılan
dil, ayrıştırıcı ve biraz da tahakküm oluştu-
rucu. Biz sorunları “Ermeni sorunu”, “kadın
sorunu” şeklinde koyuyoruz ortaya. Halbuki
ne kadınların sorunu var, ne de Ermenilerin.
Burada sorun yaratan şey Türkiye Cumhu-
riyeti devleti. Bu devlette çok sıradanlaşmış,
gündelik dile yansımış bir ırkçılık hâli var.
Okuldaki öğrencilerinizin tepkilerini
gözlemlediniz mi?
Bizim okulda her dilden ve dinden öğren-
ci var.Olayı insani açıdan konuşuyorlar, poli-
tik açıdan değil. Yaşlı bir insanın öldürülmüş
olmasına üzülüyorlar.
Korku ya da panik var mı?
Çok kendilerine yakın bir şey olarak gör-
müyorlar.
Öğretmenleri olarak sınıfta işlediniz mi
bu konuyu?
Hayır…Müfredat denen bir program var,
onu işliyoruz biz.
İnsan Hakları Derneği’nin
hassasiyetleri
İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Sa-
matya olayları ile ilgili olarak düzenlediği
basın toplantısına katılan bir gazeteci; Sul-
tan Aykar’ın darp edildiği gün Samatya’daki
Rum Kilisesi’ne de taşlı saldırı olduğunu ve
görüştüğü Türkiye Ermenileri Patrikhanesi
yetkililerinin,olayı “nefret suçu”olarak değer-
Samatya’daneleroldu?
26
Kasım 2011’de Samatya’da yaşayan 88
yaşındaki Turfanda Aşık, akşamüzeri saat 5’e
doğru kapısının önünü süpürmeye çıkıyor.
Saldırgan, evinin önünü süpüren yaşlı kadına
arkadan yaklaşıyor ve o daha ne olduğunu
anlamadangırtlağına çökerek evin içine sokup
öldüresiye dövüyor. Aşık’ın dişleri dökülüyor,
kafatasında iç kanama meydana geliyor, tek
gözü görmez oluyor. Fail, öldü zannetiği kur-
banının parmağındaki yüzük, kulaklarındaki
küpe ve masasının üzerinde duran 200 lirayı
alıp gidiyor. Turfanda Teyze, on beş gün yoğun
bakımda yaşam savaşı verdikten sonra hayata
dönüyor. Polis, bu olayı vakayı adiye kabul edi-
yor.
29
Aralık’ta ise, yine aynı mahalleden 85
yaşındaki Maritsa Küçük’e saldırılıyor. Darp
edildikten sonra vücuduna aldığı bıçak darbe-
leri sonucunda yaşamını yitirenKüçük’ünüze-
rindeki altın takılar çalınıyor. Oğlu, annesinin
göğsünde kanla çizilmiş haç işareti gördüğünü
söylüyor, fakat daha sonra olayın ilk anındaki
şokun etkisiyle yanıldığı açıklamasını yapıyor.
Polis, şah damarında açılan yara nedeniyle ya-
şamını yitirdiği belirtilen Maritsa Küçük’ün ka-
tilinin bulunması için olay gününe ait bin 500
saatlik kamera kayıtlarını inceliyor. Dosyaya
gizlilikkararı konuyor.
6
Ocak Pazar günü kiliseye gitmek üzere
olan yaşlı bir Ermeni kadın erzak ve para yar-
dımı vaadinde bulunanüç kişi tarafından zorla
bir araca bindirilmek isteniyor. Yaşlı kadın iste-
mediğini söyleyince ısrar ediyorlar ve gitmek
istediği halde bırakmayorlar. Kimliği belirlene-
meyen kişilerin yanından güçlükle ayrılabilen
kadın, kiliseye sığındıktan sonra polise haber
veriyor.
22
Ocak’ta 83 yaşındaki SultanAykar, 35 yaş-
larındaki kır saçlı biri tarafından saldırıya uğru-
yor. Aykar, canını kurtarmak için avazı çıktığı
kadar bağırınca komşuları yetişip kurtarıyor.
Aykar da -TurfandaAşık veMaritsaKüçük gibi-
Ermeni.Şuandahastanedeyatıyorvekörolma
tehlikesiylekarşı karşıya...
Dosya
haber
ajanda