36
şubat
2013
dir. Fransa Devlet Başkanı Françoi Hollan-
de, Paris’te geçen ay öldürülen PKK’lı Sa-
kine ve arkadaşlarıyla çok yakından görüş-
tüğünü pervasızca ifade etmiştir. Paris’teki
cinayet haberiyle eş zamanlı olarak, aynı ta-
rihlerde bir cinayet haberi de Moskova’dan
gelmiştir. PKK’ya silah temin edip sevkiya-
tını yapan “Ded Hasan” lakaplı mafya ba-
bası Aslan Hüseyin, uğradığı silahlı saldırı
sonucu Moskova’da öldürülmüştür. Bu ha-
berle “Şakro” lakaplı Zahariy Kalasov adlı
başka bir mafya babasının da PKK’ya silah
sevkiyatı yaptığı anlaşılmıştır. Yapılan silah
sevkiyatlarının da Rus Devleti’nin bilgisi
dahilinde yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bunların yanı sıraAvrupa Birliği’nin öncü
devleti sayılan Almanya’nın da iyi bir PKK
destekçisi olduğuna dair pek çok olay ve
haber mevcuttur. Benzer şekilde ABD, Bel-
çika, Hollanda, Danimarka, İsveç, Norveç,
İtalya,Yunanistan ve pek çok Avrupa ülkesi,
gerektiğinde PKK’nın yanında durmaktan
çekinmemektedir.Avrupa devletlerinin yanı
sıra, başta Suriye ve İran gibi bazı Ortado-
ğu ülkeleri de PKK’yı müttefik kabul edip,
onun üzerinden Türkiye’ye hücum etmek-
tedir. Yeryüzünde PKK gibi geniş teşkilata
sahip, bu kadar çok sayıda devlet, istihbarat
teşkilatı ve uluslararası siyasi yapı tarafından
desteklenen başka bir terör örgütü yoktur.
Bu açıdan menhus terör örgütü PKK için
emsalsizdir” diyebiliriz.
Türkiye, PKK terör örgütünün yapmış
olduğu şiddete dayalı faaliyetleri sonucu
maddi ve manevi olarak çok büyük zara-
ra uğramıştır. Öncelikle 30 binin üzerin-
de insan kaybı vardır. İstiklal Harbi’ndeki
toplam kayıpların 20 bin civarında olduğu
göz önünde bulundurulduğunda, bunun ne
anlama geldiği açıkça ortaya çıkacaktır. Bu
kayıpların 8 bin civarında olanı asker, polis
ve korucu olmak üzere güvenlik kuvvetle-
rimizdir. İnsan kaybının yanı sıra, verilen
maddi kayıp 360 milyar dolar civarındadır.
Bu rakamTürkiye Cumhuriyeti Devleti’nin
pek çok yatırım noksanını bir anda gidere-
bilecek hatırı sayılır bir rakamdır.
Bunun dışında örgütünTürk milleti, dev-
leti ve tarihine yönelik geliştirdiği düşman-
lık stratejisi, ister istemez toplumun bağrına
saplanmış bir fitne hançeri gibi durmak-
tadır. Bu fitne yarası ve kan kaybının nasıl
izale edileceğinin cevabını vermek pek kolay
değildir. Şu anda başlayacak bir fitne tedavi-
sinin sonuçları ancak yirmi, otuz yıl sonra
alınabilecektir. Dolayısıyla PKK terörü, yer-
yüzünde herhalde zarar verme ve verdirme
rekorunu elinde bulunduran bir örgüttür.
PKK terör örgütünün temel bir özelliği
de çok başlı bir yönetim mekanizmasına
sahip olmasıdır. Her ne kadar Türkiye’deki
BDP yöneticileri ve milletvekilleri bunu
inkâr ediyorsa da -örgüte destek olan ve
kaynak oluşturan devletlerin de tesiri ile-
örgütün parçalı bir yönetime sahip olduğu
açıktır. Murat Karayılan, Cemil Bayık, Rıza
Altun, Duran Kalkan, Nizamettin Taş, Zü-
beyr Aydar, Numan Uçar ve Bahoz Erdal
gibi isimler, zaman zaman ortaklık ettikleri
gibi, zaman zaman da ayrı birer karar mer-
kezi gibi hareket etmektedirler. Bu yön-
den PKK’nın, Rusya’dan ABD’ye, İran’dan
İsrail’e,Yunanistan’dan Suriye’ye uzanan çok
geniş bir siyasi bağlantı yelpazesi vardır.Yel-
pazenin ucundaki güçlerin tesiri, tabiatıyla
PKK’ya çok sesli bir yönetim getirmektedir.
Bunların yanı sıra görünürde İmralı’da hapis
yatan Abdullah Öcalan’a bağlılık da sergi-
lenmektedir.
PKK terör örgütünün başka bir temel
özelliği de sahip olduğu finans kaynakla-
rıdır. Örgüt gerek uyuşturucu ve kara para
faaliyetlerinden, gerekse sempatizanları,
bağlıları ve diğer vatandaşlardan aldığı ha-
raç dolayısıyla çok büyük bir finans hacmini
elde tutmaktadır. Elinde bulundurduğu ve
yönettiği paranın sağlıklı bir envanteri, ta-
biatıyla yoktur. Fakat 25 ila 100 milyar dolar
arasında bir kaynağa sahip olduğu söylen-
mektedir.PKK,bir terör örgütü olarak sahip
olduğu kaynaklar ve finansmanı açısından
da başka bir rekora sahip durumdadır.
İdeolojik olarak Marksist-Leninist bir
gelenek oluşturan örgütün, bu geleneğe ne
derece bağlı olduğu da son derece tartışma-
lıdır. Örgüt, ideolojik olarak karşı olduğu
kapitalizmin her türlü yöntem ve imkânını
kullanmaktadır.Ayrıca örgüt içerisinde Zer-
düştlük inanç ve geleneklerinden, meydan-
da Cuma namazı geleneklerine kadar geniş
ve farklı bir inanç yelpazesi gözlenmektedir.
Gerçekten ideoloji ve felsefe olarak örgüt,
Terör
haber
ajanda
Eğer aklıselim varsa ve eğer Abdullah Öcalan ve onun yanındakiler bu toplumla bera-
ber olmanın Kürt vatandaşlarına neler kazandıracağını az da olsa görebiliyorlarsa, PKK
terör örgütünün silah bırakmaktan başka mantıklı bir yolu yoktur.
Güvencemiz, Türk güvenlik kuvvetlerinin kazandığı operasyonel kabiliyet ve
yakalanan psikolojik üstünlüktür. Toplum ve güvenlik kuvvetlerimiz bu işin
başarılabileceğine inanan bir noktaya gelmiş, özgüven artmıştır.