32
şubat
2013
Aile politikalarında bahsedilen “aile” kav-
ramı,“ihtiyaç kalemi”işlevselliğinde bir istih-
dam ve güvenlik nesnesi olarak konumlan-
dırılmaktadır. Bunun en tipik ele verici ör-
neği, aileden bahsedilirken, ülkelerle kıyaslar
yapılmasıdır. Oysa aile kavramı kıyaslamayı
iptal eden,düzlem ve derinlik farkı oluşturan,
toplumsal kodların özgün-öznel imkanıdır.
Toplumların aile algısı ve aile merkezli üre-
tilen kültür farkını “Devlet bütün dinlere
eşit mesafededir” içeriğindeki laiklik tanımı
gibi, “Devlet nezdinde tek tip aile vardır”
parametresi içinde konumlandırma gayreti,
aileyi toplumsal kodların alanından çıkarıp
devletin kodları üzerinden konumlandırma
göstergesi haline getirmesi demektir. Aile
devlete göre (çekirdek aile tanımı içinde eri-
tilmiş tek tip aile olarak), devlet kodları açı-
sından bir gösterge haline getiriliyorsa eğer,
iki ihtimal vardır: Ya siyaset panikte veya aile
panik odasında...
Ekonomik gelişmişlik göstergesi içinde
kadın istihdam sayısı, ekonomik değer eşit-
liği diline hapsedilmiş bir aileden bahseden
politikaya ya “Politika nedir, bilinmiyor” ya
da “Aile kavramı hakkında hizmet içi eği-
time ihtiyaç duyan bir görgü sorunu var”
demek durumundayız.
Medeniyet haritasındaki aile farklarını,
aynı medeniyet ikliminde bile her ailenin
biricik ve öznel duruşunu unutan bir poli-
tika, “Devlet tüm dinlere eşit mesafededir”
algısındaki (tüm dinler zaten tek tiptir, bu
tanım bir konumlandırma metodudur) gibi,
Aile zaten çekirdek ailedir ve tüm aileler
aynı’dır” varsayımı üzerinden hareket eden,
ekonomik gösterge alanı haline getirilmiş
bir aile algısından bahsediyoruz demektir.
Bir ailenin, hatta biricik bir ailenin bile
fertleri arasındaki istihdam-verimlilik-fırsat
eşitliği algısı, sadece o aileye aittir ve öyle
kalmalıdır. Bir aileyi oluşturan fertler ara-
sında verimlilik-fırsat eşitliği-istihdam ta-
nımlarını düzleştirici, dahası fertlerin kendi
aralarındaki özgür tercihini bile reddeden
evi bir “işçi kulübesi”, fertleri fırsat eşitliği
içinde olan “eşit işe eşit maaş” der gibi, her
ferdi rakamla ifade etmek çabası da “aileden”
bahsediyor olmasa gerek.
İhtiyaçlarını karşılayan mutlu ve huzurlu
bir ailenin reisi erkek olursa ve aile fertleri
arasında kadın olanı istihdamdan uzak tu-
tarak aile içi rol paylaşımı yapılmışsa eğer,
devlet gelip “Aile bir kamu alanıdır ve aile
fertleri şikayetçi olmasa bile devlet bu alanı
kamu alanı saydığından istihdama girme-
miş kadını ‘edilgen-ilkel’, kadını istihdam-
dan uzak tutan aile içi rolleri de ‘gelişmişliğe
engel sosyal duruşlar’ sayar” diyerek aileyi
dağıtacak mıyız? O zaman hatırlatalım:
Ailenin -onu oluşturanların “parmak izi”
gibi- kendi içinde, onu özel ve öznel kılan
bir kültürü vardır.
Kadın-istihdam sorunsalı “üretim” ile il-
gili değil, aileyi tehdit eden ekonomik girdi
düzeyi ile ilgili bir toplumsal kod güvenli-
ğidir. Yani ihtiyaç sahibi durumuna düşmüş
ailede kadının da iş sahibi olması, toplumsal
kodların güvenliğinin göstergesidir.
Toplumsal kodlar üzerinden değil de
devlet kodları üzerinden yapılandırmaya
kalkarsanız eğer aileyi, bu sefer aile ken-
di farkını, ihtiyaç düzeyini, kadın rollerini,
ailenin bütünlük içinde kalmasını unutan,
kadın” sayısı ve “erkek” sayısı üzerinden
ekonomik göstergeler okuyan ve -ihtiyaç
olsun, olmasın- erkek ve kadını “eşit iş gücü”
kaynağına dönüştüren bir ekonomiden so-
rumlu bakan gibi konuşmuş olursunuz.
Hadi olabildiğince sadeleştirip ironik bir
cümle kuralım: Ekonomiden sorumlu bakan-
dan aileyi koruyacak olan, aileden sorumlu
bakanlıktır. Denge böyle sağlanır. Aileden
sorumlu bakanlık, ailesi parçalanmak üze-
re olan aileler için, ekonomiden sorumlu
bakandan bazı uygulamalar isteyebilir. Fa-
kat ekonomiden sorumlu bakan, aileyi ko-
numlandırmak ve ekonomik gösterge için,
aileye pozisyon aldırma noktasında, aileden
sorumlu bakandan ricada bile bulunamaz.
Bulunmamalıdır...
Aileden sorumlu bakanlık, ekonomiden
sorumlu bakanlığın alt istihdam araştırma
birimi değildir. Türkiye’de şahıslardan önce,
hatta bakanlığın misyonundan önce daha
temel bir sorun var: “Toplumsal kodlardan
olan çocuk, genç, kadın ve hatta erkeği, dev-
let kodları üzerinden gösterge unsuru hali-
ne getirmek...” Oysa toplumsal kodlar üze-
rinden siyaset üreten hareketler için, tüm
bakanlıklar eşit mesafede ve aynı değerde
değildir.Her biri sorumluluk alanındaki gö-
revlerini yerine getirmek noktasındaki ba-
şarısına göre değerlidir veya değildir. Fakat
hepsi eşit değildir.
Devlet kodları üzerinden ekonomi esas
olabilir. Toplumsal kodlar açısından ise aile
önceliklidir. Değilse, bizce ekonomi politi-
kaları evin içinde ise, aile politikası çoktan
panik” odasındadır. Aile panik odasında ise
eğer, toplumsal kodlar (çocuk, genç, kadın)
üzerinden üretilen siyasetten kopuş ol-
muş ve devlet kodları üzerinden toplumsal
kodları konumlandırma programı devreye
girmiş demektir. Unutmayalım ki, devletin
panik odasında olduğu bir dönem yoktur.
Aile küçük bir devlet sayılabilir, fakat devlet
asla büyük bir aile değildir.
Analiz
haber
ajanda