31
şubat
2013
Servet Hocaoğulları
HEPSİNDE “EKONO-
MİK GÖSTERGE”, “İS-
TATİSTİKSEL GÖRGÜ”,
PERFORMANS ALGI
YÖNETİMİ”, “ÜRETİM-
DE CİNSİYET DAL-
GALANMALARI” GİBİ
KONUMLANDIRMA
PROGRAMLARI” DİLİ/
TEKNİĞİ VAR. BUNUN
ÇOK BASİT BİR NEDE-
Nİ VAR: TOPLUMUN
ÇEKİRDEĞİ OLAN
AİLE İÇİN, BİR ALAN
BIRAKMAYACAK
KADAR TOPLUMSAL
ÇEPERİN TAMAMINA
HÜKMEDEN DEVLET
VE ONUN ALGI YÖ-
NETİMİNDEKİ “CİNS
EKONOMİ” STRATEJİSİ,
AİLEYİ MEDENİYET
İLE İLGİLİ DEĞİL,
DEVLET İLE İLGİLİ BİR
UNSUR” KILMAKTA-
DIR.
***
KADIN-İSTİHDAM
SORUNSALI “ÜRETİM”
İLE İLGİLİ DEĞİL,
AİLEYİ TEHDİT EDEN
EKONOMİK GİRDİ
DÜZEYİ İLE İLGİLİ
BİR TOPLUMSAL KOD
GÜVENLİĞİDİR. YANİ
İHTİYAÇ SAHİBİ DU-
RUMUNA DÜŞMÜŞ
AİLEDE KADININ DA
İŞ SAHİBİ OLMASI,
TOPLUMSAL KODLA-
RIN GÜVENLİĞİNİN
GÖSTERGESİDİR.
***
HADİ OLABİLDİĞİNCE
SADELEŞTİRİP İRONİK
BİR CÜMLE KURALIM
:
EKONOMİDEN SO-
RUMLUBAKANDAN
AİLEYİ KORUYACAK
OLAN, AİLEDEN SO-
RUMLUBAKANLIK-
TIR.
DENGE BÖYLE
SAĞLANIR. AİLEDEN
SORUMLU BAKANLIK,
AİLESİ PARÇALAN-
MAK ÜZERE OLAN
AİLELER İÇİN, EKO-
NOMİDEN SORUMLU
BAKANDAN BAZI
UYGULAMALAR İSTE-
YEBİLİR. FAKAT EKO-
NOMİDEN SORUMLU
BAKAN, AİLEYİ KO-
NUMLANDIRMAK VE
EKONOMİK GÖSTERGE
İÇİN, AİLEYE POZİS-
YON ALDIRMA NOK-
TASINDA, AİLEDEN
SORUMLU BAKANDAN
RİCADA BİLE BULU-
NAMAZ. BULUNMA-
MALIDIR.
***
DEVLET KODLARI
ÜZERİNDEN EKONO-
Mİ ESAS OLABİLİR.
TOPLUMSAL KODLAR
AÇISINDAN İSE AİLE
ÖNCELİKLİDİR. DEĞİL-
SE, BENCE EKONOMİ
POLİTİKALARI EVİN
İÇİNDE İSE, AİLE
POLİTİKASI ÇOKTAN
PANİK” ODASIN-
DADIR. AİLE PANİK
ODASINDA İSE EĞER,
TOPLUMSAL KODLAR
(
ÇOCUK, GENÇ, KADIN)
ÜZERİNDEN ÜRETİLEN
SİYASETTEN KOPUŞ
OLMUŞ VE DEVLET
KODLARI ÜZERİNDEN
TOPLUMSAL KODLARI
KONUMLANDIRMA
PROGRAMI DEVREYE
GİRMİŞ DEMEKTİR.
UNUTMAYALIM Kİ,
DEVLETİN PANİK ODA-
SINDA OLDUĞU BİR
DÖNEM YOKTUR. AİLE
KÜÇÜK BİR DEVLET
SAYILABİLİR, FAKAT
DEVLET ASLA BÜYÜK
BİR AİLE DEĞİLDİR.
üzerinden yürütülen politika, algı
yönetimi eksenlidir ve toplumsal
kodları konumlandırma ile kendi-
ni sorumlu hisseder.
Bir sefer devletin kadın-
ekonomi diyalektiği, “konum-
landırma programları” üzerinden
yürütülür. Nüfus, istihdam, verim-
lilik, cinsiyet dengesi ekonomi-
demokrasi-politik katılım-askeri
güç parametrelerine uygun çö-
zümlenir ve programlanır.
Devlet kodları üzerinden
yürütülen toplumsal kodları
konumlandırma programında
edilgen-dezavantaj-eksi akış-
risk alanları-direnç noktaları…”
sözlüğü kullanılır. Oysa toplumsal
kodların (çocuk, genç ve kadın
odaklı) dilinde “etkin, eşleşme,
tamamlayıcılık, öznellik…” esastır.
Çocukları, gençleri ve kadınları
tehdit eden iç ve dış etkilere/risk-
lere karşı güçlendirilecek “bağı-
şıklık sistemi”, devletin kodlarının
güvence altına alınması üzerinden
değil, toplumsal değerlere yas-
lanan tabiî hayatın muhafazası
üzerinden yapılır. “İyi” cinsi siya-
set, “cins”muhafazası üzerinden
konumlandırılan siyasettir. Yani
toplumsal kodları merkeze alır.
Muhafazakârlık da bu değil mi-
dir? Devleti toplumsal kodlara
göre konumlandırmak…
Panik odası
28
Şubat süreci, devlet kodları-
nı aşan bir hareket algısı üzerine
ülkeyi panik odasına kapatma
sürecidir. Şimdi ülke bu panik
odasından çıkıyorken, odada
geride kalanlarsa yarattıkları oda-
da mahsur kalıyorlar. Devletin
kodlarına yönelmiş politik güç,
algı yönetiminin kontrol odasında
ve ekonomi, demokrasi, politik
katılım, askeri güç eksenli konum-
landırma programları hazırlayıp
uyguluyor.
Kuşkusuz bu programların en
kırılgan olanı “Aile Politikaları”
ürünü olan programlardır. Çünkü
toplumsal kodlar üzerinden siya-
set ve hatta ahlak üretenler, iktidar
sahibi olduklarında kod transferi
yaşamaktadırlar. Bunun en tipik
örneği “üç çocuk”, “güvenlik buto-
nu”, “kadın istihdamı” üçgeninde
geliştirilen aileyi konumlandırma
programlarıdır.
Daha açık söyleyelim: Devlet
kodları üzerinden bir konumlan-
dırma programıdır olup bitenler.
Konumlandırma sırasında riski
azaltıcı tedbirler “aile politikası”
olarak tanımlanmaktadır. Aslında
aile, toplumsal model, medeniyet
evi, cinsiyet rolleri, bütünleşik
akıl ve tamamlayıcı algı temalı,
programlanması gereken bir
toplumsal kodlar alanı iken;
istihdam-fırsat eşitliği-verimlilik-
pozitif cinslik vb. gibi “koruyucu”
dinamiklerin parçası haline
getirilen/getirtilen bir “dolaylı
tümleç” konumlandırılması söz
konusu.
Çocuk, genç ve kadın algısı, ta-
rihte şekillenmiş bir toplumda, bir
dönem “değerler-refleksler” algı
yönetimi sahibi siyasi bir hareke-
tin, devletin kodları ile karşılaşın-
ca (derin devletin ağına takılmış
toplumsal kodları da fark edince)
Gücün elini gören, gücün diline
evrilir” riskine yakalanmış olması
açıkça gösteriyor ki, bir “panik”
hali var. Üstelik aile politikaları
panik” odasında gibi…
O zaman insan “Aile politikası
yok aslında!” demek durumunda
kalıyor. Devletin kodları için
yürütülen politikalara ailenin
konumlandırılması çabası var gibi.
Dil de, strateji de, konuşlandırıl-
ma da hep bu devlet dili içinde
geliştiriliyor çünkü. Aile politi-
kaları ile ilgili tüm konuşmaları,
çabaları, programları, analizleri
dikkatlice inceleyin. İstisnasız
hepsinde “ekonomik gösterge”,
istatistiksel görgü”, “performans
algı yönetimi”, “üretimde cinsiyet
dalgalanmaları” gibi “konumlan-
dırma programları” dili/tekniği
var. Bunun çok basit bir nedeni
var: Toplumun çekirdeği olan aile
için, bir alan bırakmayacak kadar
toplumsal çeperin tamamına
hükmeden devlet ve onun algı
yönetimindeki “cins ekonomi”
stratejisi, aileyi medeniyet ile ilgili
değil, devlet ile ilgili bir “unsur”
kılmaktadır.