28
şubat
2013
Analiz
haber
ajanda
Murat İlkter
AslındabunlarınTürkçülüğüKapıkule’yekadardır.
Kapıkule’den
çıktıkları andaTürkiye’deki etnikvekültürel zenginliklerdenbahsetmeye,
Türklüklerini unutupgavur polisininönündekırk taklaatmayabaşlarlar.
Gerçekmilliyetçi olsalar, saygıyı hakederler. Çünkübu ideoloji, Türkiye’de
kadimbir siyasi anlayış geliştirmiştir. Zamanındadamilleteateş edenbiri-
leri olmamışdeğildir. Bugündevardır, bundansonradaolacaktır.
Irkınızınasılalırdınız?
U
LUS”
kelimesi Moğolca
olup bir kavmiyeti işaret
eder. Bu nasıl bir garabettir
ki bir bütünlüğü, zenginliği
simgeleyen “milli ve milli-
yetçilik”kelimesi unutturularak yerine daha dar bir
zemini işaret eden “ulus” kelimesi ikame edilmeye
çalışılmıştır. Maalesef “Altı Ok”taki “milliyetçi-
lik ilkesi” unutulmasın diye de CHP Başkanı’nın
Ulusçuluk bütünlüğü temsil eder”ifadesiyle de bir
garabetin üstü örtülmesi için dillendirilmek zo-
runda kalınmıştır.
Osmanlı bir Türk devleti olarak kurulmuştur, bu
doğrudur. Fakat bir otağda kurulan beyliğin impa-
ratorluk haline gelmesi de hâkim olduğu topraklar
üzerindeki kültür, inanç ve kavim zenginliklerini
bir adalet içinde tutmasıyla mümkün olmuştur.
Osmanlı’nın çökmesinin sebepleri içinde Fransız
İhtilali’nin sonuçları, ekonomik sebepler, teknik
imkânsızlıklar, “Kaht-ı Rical” sayılabilir. Hatta
-
hadi bazıları mutlu olsunlar- gericiliği de saya-
lım.
Bu devletin kuruluşundaki felsefe, Şeyh Ede-
balı’nın Osman Gazi’ye öğütlerinde geçen “İnsanı
yaşat ki devlet yaşasın” düsturudur; Türk’ü yaşat ki,
Çerkes’i, Arab’ı, Kürt’ü, Ermeni’yi, şunu, bunu ya-
şat ki değil...
Eşyanın tabiatı, mutlaka otoriteye hâkim olma
kavgası yaratır. Paradigmalar mevcut konjonktüre
Osmanlı bir Türk devleti olarak
kurulmuştur, bu doğrudur. Fakat
bir otağda kurulan beyliğin impa-
ratorluk haline gelmesi de hâkim
olduğu topraklar üzerindeki kültür,
inanç ve kavim zenginliklerini bir
adalet içinde tutmasıyla mümkün
olmuştur. Osmanlı’nın çökmesinin
sebepleri içinde Fransız İhtilali’nin
sonuçları, ekonomik sebepler,
teknik imkânsızlıklar, “Kaht-ı Rical”
sayılabilir. Hatta -hadi bazıları mut-
lu olsunlar- gericiliği de sayalım.