97
ocak
2014
Cüneyt Akar
UTUKLU
ve taraftarları,
iddianame hazırlanınca
Deliller düzmece”, yargı-
lama yapıldığında “Mah-
kemeyi tanımıyorum”, hü-
kümverildiğinde “Kararı
kabul etmiyorum”, tahliye
kararı verildiğinde “Ada-
let yerini buldu” derken;
mağdur ve taraftarları ise
aynı konu üzerine iddia-
name hazırlanınca “Vatan
haini bunlar”, yargılama
yapılırken “Artık yapanın
yanına kâr kalmayacak”,
hükümverilince “Adalet
yerini buldu”, tahliye
kararı verildiğinde “Kararı
tanımıyorum” diyorlar…
Adalet şamar oğlanına
dönmüş durumda. Kim
başı sıkışırsa adalete
sarılıyor, kim ki adaletten
istediği sonucu alamazsa
adalete vuruyor. Hâlbuki
adalet, her yerde, herke-
se, her zaman lazımdır.
Adalete güvenle devlete
güven ayrılmaz bir ikili.
Adalet olmadan kalıcı bir
düzen, büyüyen bir refah
olamayacağını bilmemiz
lazım.
Adalet sistemi öyle bir
noktaya geldi ki, kimse
sonuçlara tam anlamıyla
güvenemiyor. Son örnek-
se Balbay. Mahkemenin
yaklaşık 35 yıl ceza verdi-
ği Balbay, bir gün aniden
serbest bırakılıverdi. Uzun
tutukluluk süreleri ile
ilgili devletin tüm kade-
melerinden yükselen
itiraz seslerine rağmen,
hükümverilmeden bir
türlü alınamayan tahliye
kararı, mahkemenin
hükmü açıklamasından
4
ay sonra alınıverdi.
Ergenekon’un avukatı-
yım” diyenler, bir anda
savcıyı ve hâkimi kahra-
man ilan edebilecek nok-
taya geliverdiler. Televiz-
yonlar, gazeteler ve partili-
ler, muhtelif kanunmad-
delerinden toplam 34 yıl 8
ay ceza alan Balbay’ı canlı
yayınlarla kahramanlar
seçilmeden önce işledik-
leri ve yemin etmeden
önce kesilmiş cezalarına
rağmen suçlarının cezasını
çekmeyecekler.
İşin komik tarafı ise
dokunulmazlıklarla ilgili
olarak Hükümet’i her fır-
satta topa tutanmuhale-
fetin, dokunulmazlık zırhı
ile korumak istediği kişile-
ri milletvekili seçtirmesi.
Bundan sonra siyasete
girme potansiyeli olanlar
ya da siyasete malzeme
yapılmaya uygun suçları
işleyenler, cezaevindey-
ken seçime giripmillet-
vekili oluverirler. Oldu da
bitti maşallah… Hadi gelin
de adaleti hep birlikte
arayalım burada…
Aslında çözüm basit.
Tüzük mü değiştirirsi-
niz, kanunmu bilmem.
Orası işin teknik tarafı.
Yargılanması devam eden
vekillerin Meclis’te yemin
etmesine izin vermez, ye-
min etmeyen vekillerin de
milletvekili dokunulmaz-
lığından faydalanamaya-
cağını hükme bağlarsınız,
olur biter…
Yeni yılda daha âdil
günler dilerim…
gibi karşıladı. Ertesi gün
Meclis’te, bir kahraman
edasıyla yemin ettirildi
Balbay. Biz, eskiden önce
kahraman yapar, sonra
maskara ederdik. Devir
tersine döndü…
Ben de uzun tutukluluk
sürelerinin sık sık haksız
cezalara dönüştüğünü dü-
şünenlerdenim. Zira öyle
uygulamalar yaşandı ki
bu ülkede, insanlar aldık-
ları cezadan fazla tutuklu
kaldılar. Elbette buna bir
çözümyolu bulunmalı. Ne
var ki, suç ve suçlu tek tip
olmadığına göre, ceza ve
kontrol uygulamaları da
farklılıklar arz edebiliyor.
Uzun tutuklulukla ilgili
serzenişlerin ayyuka çıktı-
ğı Ergenekon Davası’nda
bile tutuksuz yargılanan
sanıklar olduğuna göre,
tutuklu yargılananların
tutuklu kalma sebeplerini
iyi incelemek lazım.
Tamam, avukat tahliye,
savcı da tutuklama ister,
ama öyle zannediyorum
ki bu kadar göz önünde
yürüyen bir davada hiçbir
hâkim, sadece gıcıklık ol-
sun diye birilerinin tutuk-
lu yargılanmasına karar
vermemiştir. Eldeki güçlü
deliller, isnat edilen suçlar,
TCK’daki ceza karşılıkları
ve sair sebepler tutuklu
kalma sebebi olmuşlardır.
İki soru var aklımda.
Doğru soru hangisi sizce?
Madem tahliye edecek-
tiniz, neden bu kadar
beklediniz?” mi, yoksa “35
yıl ceza alan biri, hangi
akla hizmetle tahliye
edilebiliyor?” mu? Benzer
uygulamalar aslında ilk
değil. Daha 1,5 yıl önce
Fenerbahçe Spor Kulübü
Başkanı Aziz Yıldırımda
mahkemenin kestiği ceza-
nın ardından serbest bıra-
kılmıştı, Haberal da öyle.
Ne var ki Aziz Yıldırım’la
Balbay ve Haberal arasın-
da çok önemli bir fark var,
adı da “dokunulmazlık”.
Aziz Yıldırım, iç ve dış
hukuk yolları tamamlan-
dığında yine suçlu bulu-
nursa, cezaevinin yolunu
tutacak. Ancak Balbay ve
Haberal için bu korku artık
bitmiştir. Onlar, CHP var ol-
duğu ve barajı geçebildiği
sürecemilletvekili seçile-
cekler ve dokunulmazlık-
ları gereği, sonuç ne olursa
olsun, Aziz Yıldırım’ın
korktuğu sonu yaşama-
yacaklar. Yani milletvekili
Sınıftakalanadalet
Adalet
sistemiöylebir
noktayageldiki,kimse
sonuçlaratamanlamıyla
güvenemiyor.Sonörnekse
Balbay.Mahkemeninyakla-
şık35yılcezaverdiğiBal-
bay,birgünanidenserbest
bırakılıverdi.
İŞİN
komik tarafı ise dokunulmazlıklarla ilgili olarak
Hükümet’i her fırsatta topa tutan muhalefetin, dokunul-
mazlık zırhı ile korumak istediği kişileri milletvekili seçtir-
mesi. Bundan sonra siyasete girme potansiyeli olanlar ya
da siyasete malzeme yapılmaya uygun suçları işleyenler,
cezaevindeyken seçime giripmilletvekili oluverirler.
T
Siyaset
haber
ajanda