91
ocak
2014
İşte bu anlamda Bozkırın
Sırrı ile Kerbela Serisi, bu
kodda birbirinin devamı, ama
hikâye ve karakter olarak hiç-
bir şey birbirinin aynı değil
elbette. Diyalektik bakışta
kesinlikle birbirinin devamı…
Her yer Kerbela,
her günAşura
Kerbela olayının yalnızca
Muharrem ayında işlenme-
sinden şikâyetçi olmuyor
musunuz?
Son derece rahatsızım. Sa-
dece Muharrem ayı da değil,
Aşure’nin arefesi ve ahiri, yani
üç gün…Üç günlük sezonu-
muz var (!). Sezonluk Ehl-i
Beyt…
Biz her şeyi bir iki güne
sıkıştırmayı severiz hani…
Her gün annelerimiz içindir
de Mayıs’ın ikinci haftasının
sonuna bırakırız hani…Bu
tür şeyler kapitalizmin, bu
asrın getirdiği şeyler, ama
bizim kadim olarak bildiği-
miz bir Muharrem var ki en
azından gelenek, bunu yak-
laşık bir buçuk ay yaşıyordu.
Erbain gününe kadar. Yani
İmam Hüseyin’in şehadetinin
kırkıncı gününe kadar.-
Biz o bir buçuk ayı da
yitirdik, kala kala elimizde
iki üç gün kaldı. Aslında bu
da önceki yıllarda yoktu, üç
beş yıldır bu iki üç günlük
banda çıktı. İnşaallah daha
da genişler. Bizim bu olayı,
Safer’de, Ramazan’da dönüp
dönüp hatırlamamız lazım.
Resulullah’tan her gün şefaat
bekliyoruz, sadece üç gün
beklemiyoruz.
İmamCafer-i Sadık, “Her
yer Kerbela, her gün Aşura”
diyor…
Eyvallah…İşte o algıları-
mızı hep yitirdik, darmadağın
ettik.
Biz, Siyer-i Nebi’den biliyo-
ruz ki Resulullah, kuşu öldüğü
için hüzünlenen bir çocuğa
taziye gitmiştir. Bunun üzerine
Ashab da o çocuğa taziye-
lerini bildirmiştir, hem de
kuşun öldüğü yerde. Çocuğa,
o yoksunluk ve hüzün anında
yalnız olmadığı hissettiriliyor.
Ve bu, kaybın veya muhatabın
büyüklüğü veya küçüklüğünün
önemli olmadığını gösteriyor
ahaliye. Biz bu olayı, muh-
temelen Hıristiyanlara hava
atmak için, “Bizim Peygam-
berimiz Rahmet Nebisi idi”
diye anlatıyor, kendi üzerimize
alınmıyoruz. Kendi üzerimize
alınacak olsak, Resulullah’ın
kuşu yiten çocuğa gösterdiği
hassasiyeti, Resulullah’ın kırk
küsur evladının katledildi-
ği demde gösterebilirdik.
Risalet’in hatırı yoksa o kuşun
hatırı var…O kuş bile yarın
bizden davacı olur. Allah so-
numuzu hayır etsin…
Sert mi oldu?
Hakkını verdiniz cümlenin
bence…
Eyvallah…
Kerbela’ya da gittiniz Ağa-
bey, oradaki merasimlerde
yaklaşık 12-13 milyon in-
san toplanıyor sanırım…
Aşura’da 10-12 milyon kişi
oluyor. Aşura günü erkekler
katledildiler. Devamındaki
Erbain’de ise Evlad-ı Resul
olan kızlar, annelerimiz, esir
edilerek şehir şehir dolaştırıl-
mışlardı. Onlar Kerbela’nın
şahitleri. İlk evre “Hak için can
verenler”, ikinci evre de “Hak
için yaşayanlar”…Biz Aşura’da
direkt meseleyi kapattığı-
mızdan, asıl Kerbela’yı, Hak
için yaşayanları görmezden
geliyoruz.
O esir kafilesi, şehadetin
kırkıncı günü Kerbela’daydı.
Kırkıncı gün, yani Erbain’de,
Şehitler ile Şahitler ilk defa bir
araya geldiler.Taziye var, ebedî
istirahatgâhlarda ziyaret var. O
gün, Seyyide Zeyneb’in günü.
O gün, İmam Hüseyin’in de-
ğil, Seyyide Zeyneb’in günü.
Geçen sene Aşura günü 13
milyon, Erbain günü ise 16
milyon insan vardı…Temel
soru: Resulullah hangi gün
Hakk’a yürüdü?
Ümmet-i Muhammed
içinden 16 milyon kişi,
Resullah’ın Hakk’a yürü-
düğü tarihi bilmez. Seyyide
Zeyneb’in gününde 16 milyon
kişi, yanı başında “Seninleyiz”
diye yer alıyor. Biliyor muyuz
Resulullah’ın Hakk’a yürüdü-
ğü günü? Çünkü anlatılmıyor.
Ama torununun günüde
bunca insan toplanıp gözyaşı
döküyor.
Kur’an-ı Kerim, büyük
kurbanı, zebh-i azimi anlatır.
Zebh-i azimin devamında
Ona ün bıraktık” der. Bu ayet-
teki “o” zamirini kurban olayı-
nın birincil kahramanı Hazreti