84
ocak
2014
Strateji
haber
ajanda
İlginç bir şekilde Arapça
konuşmak, daha düne
kadar gericilikle eş değer
tutulmuş, bu nedenle
bölge dilini konuşan insa-
nımızın sayısı da yetersiz
kalmıştır. Batı, bu tür
takıntıları olmadığı için
rahat bir şekilde ilerle-
miştir. Batı’da Arapça bil-
meyene, bölgeye sık sık
gidip gelmeyene uzman
gözüyle bakılmamakta-
dır. Türkiye’de ise bırakın
Mısır uzmanımızın olma-
sını, Arap dünyası uzma-
nı sıfatını bile hak eden
çok az yetişmiş insanımız
bulunmaktadır. 30 yıldır
Ortadoğu’da çalıştığını
söyleyip de bir kere bile
Yemen’e gitmemiş olan
uzmanlarımız vardır.
***
Burnumuzun dibinde
boylu boyunca uzanan
Ortadoğu’da, önümüz-
deki yıllarda meydana
gelecek herhangi bir
gelişme hakkında ezbere
bilgilerle değil, sağlam
ve ayakları yere basan
analizlerle konuşan ve
politika üretim sürecine
katkıda bulunabilen, öz-
güveni yüksek Ortadoğu
uzmanları yetiştirmek
için bir an evvel kollar sı-
vanmalıdır. Zira uluslara-
rası devletler sisteminin
kapsamlı bir değişimden
geçtiği ve tarihin makas
değiştirdiği bir dönemde
Ortadoğu, Türkiye için
her zaman olduğundan
daha önemli bir coğrafya
haline gelmiş bulunmak-
tadır. Bölgenin geçmişini
okumakta büyük zor-
luklar çeken Türkiye, hiç
değilse geleceğini doğru
okumalıdır.
YenidenşekillenenOr
>> Meydana gelen bu ge-
lişmeler, sadece bölge ülke-
lerinde değil, aynı zamanda
ülkemizde de birçok eksiğin
ortaya çıkmasında önemli bir
rol oynadı. Olaylarla ilgili bu-
güne kadar başta ekonomik ve
siyasî olmak üzere birçok şey
yazılıp çizildi. Ancak Türkiye
açısından baktığımızda, bölge-
de meydana gelen gelişmelerin
doğurduğu en önemli sonuç-
lardan biri, komşu olduğumuz
bölgeye aslında ne kadar uzak
olduğumuz gerçeğidir.
Osmanlı’nın tarih sahne-
sinden çekilmesiyle kurulan
Türkiye Cumhuriyeti, tüm
politikalarını Batı eksenli şe-
killendirdi.
Gerçekleştirilen
inklaplarla Türkiye ile bölge
arasındaki irtibatı sağlayan un-
surlar ortadan kaldırıldı. Harf
inklabı ile neredeyse aynı dili
konuştuğumuz bölge halkıyla
anlaşamaz hale geldik. Her iki
tarafta öğretilen yanlış tarihi
bilgiler, 400 yıllık ortak biri-
Ortadoğu’yu internet hafif meşrepliği ile incelemeye çalışmak yerine ciddiye almak ve disiplinli bir şekilde tanımak gerekmek-
tedir. Google Earth mantığıyla yukarıdan, yüzeysel okumalarla bir yere varılamaz. Sanal ve hakir gören analizlerden sıyrılıp,
insanlara dokunarak kendimizi geliştirmeliyiz. Bu ülkeler, sadece Saddam ya da Mübarek üzerinden okunacak kadar basit ülkeler
değildirler.
O
RTADOĞU’
dayaşanan çalkantı, büyük
bir değişimin habercisi gibi görünüyor.
Yaşananlar, bir yandan bölge stratejileri
açısından yeni sonuçlar doğururken,
dengelerin değişeceğine dair de önemli
ipuçları vermekte.