77
ocak
2014
de yer alan 2000 civarı üst düzey polis ayrı-
ca çok sayıda yargı mensubu ve bürokratın
bulunmasıydı. İçerik ve yöntem olarak post-
modern darbe kavramına işaret eden teşek-
külün planı gerçekleşmemişti. Askeri ve-
sayet yerini yargı vesayetine bırakmış gibi
görünüyordu.
Ortaya çıkan tablo gerçekten ürkütü-
cüydü. Öncelikle yolsuzluk ve rüşvet id-
dialarıyla hükümet ve Başbakan Erdoğan
yıpratılacak, istifaya zorlanacak, hüküme-
tin düşmesi sağlanacaktı.Ülkede oluşturu-
lan kaos, paniğe yol açarken tüm alanlarda
kayıplar yaşanacak, darbeyi planlayanların
işaret buyurdukları darbe siyasetçileri ik-
tidara taşınacaktı.
Ekonomik kayıpsa Türkiye’nin bölgedeki
hakimiyetini kıracak sonuçlar içermekteydi.
Kurulan kumpasın büyüklüğü dehşet verici
idi. Ülke içte ve dışta zayıflatılacak, telafisi
mümkün olmayan maddi kayıplara yol aça-
cak, öncü ve lider ülke pozisyonu sona er-
dirilecekti!
Bu kadar büyük bir oyunun deşifre olma-
sı, gözleri operasyonun sorumlularını ara-
maya yönlendirmişti. Girişimin dış ayak-
ları konusunda herkes az çok bilgi sahibi
ve hemfikirken, yerli işbirlikçilerin hangi
odaklar olduğu, ne tür destek verdikleri ise
hala tartışılmakta. Buna rağmen yerli des-
tekleyiciler içerisinde ön plana çıkan ve en
çok tartışılan yapının “Cemaat” olması, en
büyük sürprizi oluşturdu.
Cemaat’in operasyonla ilgili tutumu bir
yana, bu girişimde bulunan yargı ve emniyet
mensuplarının cemaatle organik bağları-
nın olması tüm gözleri onlara çevirmişti.En
dikkat çeken ise, cemaatin basın ayağındaki
bazı popüler kişilerin ifadeleri olmuştu.
Aslında Today’s Zaman’daki bazı yazarla-
rın hükümete karşı suçlayıcı bir dil kullan-
malarına ilk kez rastlanmıyordu. Gezi ey-
lemleri sırasında Cemaat yazarları arasında
baş gösteren hükümeti eleştiren tavır, ope-
rasyon öncesinde de iyice belirginleşmiş-
Operasyon yüzeysel analiz-
de hükümete, Başbakan Tay-
yip Erdoğan’a yönelik bir iti-
barsızlaştırma ve zayıflatma
projesi gibi görülürken, arka
plan daha derin ve gizil bağ-
lar/bağlantılar içermekte.
Özellikle operasyonun teme-
linde olan Halk Bankası’nın
itibar kaybetmesi, oluşan be-
lirsizliğin ülkemizin ciddi eko-
nomik kayıplara yol açması,
bunun çok amaçlı bir hareket
olduğu düşüncesini kuvvet-
lendirmekte.