74
ocak
2014
Siyaset
haber
ajanda
Murat İlkter
İ
NTERNETTEN
bulursanız,mut-
laka izleyin: 12 Ocak 2013, Stock
City-Chelsea maçı... Chelsea sü-
rekli yükleniyor. Yükleniyor ama
bir türlü atamıyor. SahneyeWalters
adında Stock City’li bir santrafor çıkıyor,
Defansa yardım edeceğim” derken ken-
di kalesine ardı ardına iki kafa gölü atıyor.
Chelsea, bunların ardından iki gol daha bu-
luyor -biri penaltıdan-.“Ben bir ara penaltıyı
da kendi kalesine Walters atacak zannettim”
dersem, sanırım abartmış olmam.
Neyse, maç 4-0 devam ederken, Walters
ceza sahası içinde indiriliyor. Şeref sayısı için
topun başına geliyor. Geriliyor, geriliyor…
Mermi gibi bir şut! Fakat top üst direği yala-
yarak dışarı gidiyor…
Kısmetsizlik sanırım böyle bir şey... Baht-
sız bedevî misali, bizim muhalefetin hali de
buna benziyor. “Seçim yatırımı yapacağım”
derken, ellerine geçirdiklerini hunharca har-
cıyorlar. Türkçülük de bunlardan biri, Aya-
sofya da...Açılım politikalarından biri olarak
gördüğüm Malatya’da bir sokağın adının
değiştirilmesi de bunlardan biri. Bölünme
korkusu öyle içlerine işlemiş ki, adeta topa
girmeyen kimse yok.
Böyle olmasındaki sebep gayet açık. İm-
paratorluk dağılıp da ulus devlet sürecine
geçmek mecburiyetinde kalındığından beri
bu tür refleksler sürekli gündem(lerin)de.
Çünkü bugüne kadar yapılan hiçbir toplum-
sal sözleşme, oluşturulan devlet felsefesi ve
kimlik tanımlaması, mevcut halka tekabül
etmedi, ettiremediler. Ettiği sanılan zaman-
larda konu biraz soğusa da devletin milletle
olan bağının koptuğu her zaman tekrar su
yüzüne çıktı. Bu, Kürt sorununda da böyle,
Alevi ve azınlık sorunlarında da, özgürlük ve
eşitlik konularında da…
Türkçülük ile ilgili konuyu -tekrar- gün-
deme taşıyan da Prof. Yasin Aktay. Bayburt
Üniversitesi’nde bir soru üzerine “Türk ırkı
diye bir şey yoktur, Türklük bir sentezdir!”
şeklinde bir açıklamada bulundu Aktay.“Vay
sen misin bunu diyen!?”Malum faşist çevre-
lerce (artık ulusalcı, milliyetçi, muhafazakâr
gibi yumuşak tanımlamalar da yapmıyorum)
adamın ne Araplığını bıraktılar, ne de hain-
liğini. Ben de duramadım, Türklüğe saldırı
yalanı uydurup bundan paye kapmaya çalı-
şan kahramanlara karşı tarihe bir not düş-
mek istedim.
Duramadım, çünkü mal bulmuş mağrip
misali “duygu” üstünden siyaset yapmaya
çalışan, rasyonel hiçbir proje üretmeyen,
milletle bağ kuramayanın yapacağı tek bir
şey vardı, o da karalama kampanyası ile algı
oluşturmak...
Türk diye bir ırk yoktur” diyene karşı çı-
kılıyorsa, “var” olduğu iddiasıyla karşı çıkılı-
yor demektir. İnsan ırkından bahsediliyorsa,
sanırım arkadaşlar şunu söylemek istiyorlar:
Sarı ırk, siyah ırk ve beyaz ırkın yanında bir
de Türk ırkı var, kızıl ırk var. (Kızılderililer:
Onlar da (!) Türk ırkından bu arada.)
Adem de Türk müdür, meçhul. İnsandan
bahsedilmiyorsa,o zaman ya atlardan bahse-
diliyor ya da Alman K-9’lardan…Ya da ne
bileyim,TürkiyeDamızlık Sığır Yetiştiricileri
Birliği’nin ilk kezTürkmenistan’a ihraç ettiği
saf ırk “SiyahAlacaHolştayn”lardan…Belki
de Bursa Oynarı’ndan bahsediliyordur. Oy-
nar, sadece Bursa’ya has, siyah beyaz renkler-
Türkdiyebir ırk
yoktur”
diyene karşı
çıkılıyorsa, “var” olduğu
iddiasıyla karşı çıkılıyor
demektir. İnsan ırkından
bahsediliyorsa, sanırım
arkadaşlar şunu söylemek
istiyorlar: Sarı ırk, siyah ırk
ve beyaz ırkın yanında bir
de Türk ırkı var, kızıl ırk var.
ULUSDEVLET