71
ocak
2014
Sabri Öğe
ELSİZ”DİNİZ, NE OLDU?
değerlendirdim ve dolayısıyla bunlara hiç
itibar etmedim. Nitekim AK Parti cena-
hından bu tip haberlere hep yalanlma geldi.
Şimdiki trajik durumun gerçek sebebini ise
bilmiyorum. Ancak Cemaat’in önde gelen-
lerinin tavrına bakınca “Bunlar çıldırmış
mı?” demek geliyor içimden. Bu ne hiddet,
bu ne düşmanlık, anlamak mümkün değil.
Nerede kaldı “Dövene elsiz, sövene dilsiz”
olmakla ifade edilen düsturlar? Her zaman
Hakkını helal et” diyerek kul hakkından
korku ifadesinde bulunan bu insanlar, artık
ne kul hakkı, ne ruz-i mahşer hesabı güdü-
yor, saldırıyor ve saldırıyorlar…
Zaman gazetesi günlük olarak evime gi-
rer. Bu gazetenin AK Parti iktidarına karşı
yapmakta olduğu bu hiçbir sınır tanımayan,
düşmanca ve sistemli yayınını başka hiçbir
kimseye, hiçbir guruba, mesela darbecile-
re, din düşmanlarına, zalim Kemalistlere,
İsrail’e, zalim Esed ve zalim Sisi gibilerine
Şifa bulmaz AK Parti düşmanları CHP, MHP, ulusalcılar, dinsizler ve ipsizlerle beraber olup saldırdıkları iktidarı yık-
mayı başarmış olsalar bunun kime ne faydası olacak, Cemaat bundan ne kazanacak? Evet, biliyorum, yüksek yargıda
tam bir hâkimiyetleri var. Diğer başarıları gibi bunu da AK Parti iktidarının desteği sayesinde elde ettiler. Şimdi de
oradaki güçlerini kullanarak iktidarı sırtından hançerliyorlar. Bu hal, gayretullaha dokunmaz mı?
(
Zaman gazetesinin
Yenibosna’daki binası önünde toplanan bir grup, üzerinde Fethullah Gülen’in fotoğraflarının ve “Dersaneler kapa-
nıyor beddua, İslam dünyasına katliam yapılırken sessiz” yazılarının bulunduğu pankart açtı. AA, Uğur Aslanhan)
dahi yaptıklarına şahit olmadım. Tarafsız
haberleri çirkin bir şekilde çarpıtıp iktidar
aleyhineymiş gibi gösterdiği gibi, açıkça if-
tira atmaktan da çekinmiyor.
Bir misal vereyim: 27 Aralık 2013 ta-
rihli yayınında, büyük puntolarla İçişleri
Bakanı’nın,bir şahsa usulsüz pasaport verme
karşılığı olarak 5 milyon lira rüşvet aldığını
duyuruyor. Haberin alt başlığını okuyorsu-
nuz, rüşvetin “iddia edildiği” yazıyor. “Kim
iddia etmiş?” diye haberin tamamını oku-
yorsunuz, hiçbir şey yok…Allah’tan korkan,
asla böyle bir şey yapmaz. Bu gazeteyi elime
alırken, elimi sanki ısıracakmış gibi bir hisle,
resmen tiksinir hale geldim.
BütünbuirtifakaybıkarşısındaHocaefen-
di’nin mutlaka müdahale edeceğini bekler-
ken bir de ne görelim? Hocaefendi hepsin-
den de beter, bir volkan gibi patlamaz mı?
Evet, volkan… Öfkeyle püskürttüğü ateşi
insanların “evlerine salıyor”. Şoktayım…
Hayır! Bu Hocaefendi olamaz, onun su-
retine girmiş başka bir şeydir” desem de
gerçek değişmiyor. Peki, “Bu talihsiz bed-
duaları anladık” diyelim, kameralar önünde
bütün dünyaya karşı bu şov da neyin nesi?
Bilmem yanılıyor muyum, ama onun “De-
meden edemedim” derkenki hali, bana tam
bir tekebbür içinde olduğu hissini verdi.
Ekmeğeyağ
Şifa bulmaz AK Parti düşmanları CHP,
MHP, ulusalcılar, dinsizler ve ipsizlerle be-
raber olup saldırdıkları iktidarı yıkmayı ba-
şarmış olsalar bunun kime ne faydası olacak,
Cemaat bundan ne kazanacak? Evet, biliyo-
rum, yüksek yargıda tam bir hâkimiyetleri
var. Diğer başarıları gibi bunu da AK Parti
iktidarının desteği sayesinde elde ettiler.
Şimdi de oradaki güçlerini kullanarak ikti-
darı sırtından hançerliyorlar. Bu hal, gayre-
tullaha dokunmaz mı?
Bundan sonra ne olur, bilmiyorum. Yol-
suzluk, rüşvet ve sair var mıdır, yok mudur;
iktidarın kusuru var mıdır, yok mudur; onu
da bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa, artık
ne eski muhlis Hocaefendi, ne de eski te-
miz cemaati vardır. Kendi kendilerini imha
etmişler,Müslümanların gönüllerinde edin-
dikleri güzel makamı kaybetmişlerdir.