62
ocak
2014
HABER
A JANDA
SÖYLEŞ İ
bir şey olsa, Obama aleyhine
böyle bir mücadeleye kalkış-
maz. Keza yine Rusya’da böyle
bir uyuşmazlık olsa, kalkıp
Putin’e meydan okumaz. Ama
kendi ülkemizde böyle bir
mücadelenin bayrağı açılıyor.
Bu, gerçekten ciddi bir sorun ve
problemdir.
Gelişmeler arttıkça saflar
tamolarak netleşti mi?
Bir saflaşma görüntüsü oldu-
ğu doğru, önce onu söyleyeyim.
Ama bunun, henüz toplum
nezdinde gerçekleştiği söylene-
mez diye düşünüyorum. Daha
çok, üst yapılarda, daha çok
sözcüler safhasında böyle bir
saflaşma gözüküyor. Ama taba-
na baktığımızda AK Parti’ye oy
veren kitle ile Camia’nın kitle-
sinin daha geçişli bir kitle ol-
duğunu, tam bir ayrışma oldu-
ğunu söylemek mümkün değil.
Böyle bir anlaşılma da sancıyı
büyütüyor. Aynı aile içerisinde
Tayyip Erdoğan’ı seven, onun
iktidarda kalmasını hayati bu-
lan insanlar var. Bazen eşler bile
böyle bir ayrı düşünme içinde
olabiliyor. Onun için de şu anda
ciddi sancılar yaşandığını söy-
lemek zorundayım. Yukarıdaki
bu gerilimin, bu tartışmanın,
bu saflaşmanın acilen bitmesi
gerektiğini, çünkü topluma çok
ciddi bir yara olarak yansıma
riski olduğunu ifade etmek
istiyorum.
Alışık olmadığımız bir
durumvar bu operasyonda.
Dinî hassasiyeti olan sivil
toplum yapısına sahip ce-
maat mensupları, devlete
karşı bir çıkışta bulunuyor.
Bunu nasıl değerlendiriyor-
sunuz?
Siyasî iktidarlar alışıktır böy-
le şeylere. Her demokrasinin
muhalefeti olur. Siyasî partiler,
böyle bir muhalefeti dikkate
alarak siyasî hayata başlarlar.
Ama bir cemaat, böyle siyasî
bir güçle mücadeleye giriyorsa
bu şaşırtıcıdır. Ve toplum buna
alışık değildir. Normalde iyilik
insanlarına böyle bir siyasî
mücadele yükünü yüklemek,
gerçekten kabul edilebilir bir
davranış değil. Bu cemaatin
içinde okullar, dershaneler,
yardım kuruluşları var. Böyle
bir mücadele içine cemaat
olarak girince, bu kurumlardaki
iyi niyetli insanların bir tercih
yapma zorunluluğunda bulun-
maları durumu ortaya çıkıyor ki
bu, karmaşık ve haksız tercihle-
re sebep olabiliyor.
Diyelim ki sizin okulunuzda
Cemaat’i destekleyen bir kişinin
öğrencisi var, siz karşısındası-
nız.Ne yapıyor? Öğrencisini
almak istiyor.Ve o öğrenci olup
bitenden mesul değil.Yardım
kuruluşlarına yardım etmemeye
başlıyor. En yakınınızla aranızda
tereddütler oluşuyor. Bu durum-
da da dershanelerden çocuklar
alınıyor, yardım kuruluşlarına
yardım etmemeye başlanıyor.
Çözülmeler büyüyor…
Bir de ortaya çıkan görüntü
hiç sağlıklı değil. Ayrıca san-
ki devlet içerisinde, yargıda,
emniyette özel bir yapılanma
gerçekleştirmiş gibi bir görüntü
ortaya çıkıyor.
Kendi ayağına
kurşunsıkmakgibi
Cemaat’i nasıl bilirdiniz?”
sorusunun cevabı bu gün-
lerde muğlak.Önce güzel
hizmetlerini biliyorduk,
Dinî hassasiyeti olan ki-
şiler etkin yerlerde görev
alırsa güzel olur” diyorduk;
o etki aynı hassasiyeti ta-
şıyanlara yöneldi ve şimdi
operasyonu konuşuyoruz.
Siz neler söylemek istersi-
niz?
Devlet bünyesinde İslamî
duyarlılığı olan insanların bulu-
nuyor olması memnun edicidir.
Daha önceki dindar insanların
ya da örtülü olduğu için farklı
alanlarda görev alamayan
gençlerimizin önünü kesen
blokajların kalkması, öğretmen
olması, kamu görevlisi olmasını
engelleyen sınırların ortadan
kalkması sevindiricidir.
İnsanlar, kendilerini yetiştire-
cekler.Müslümanlar insana ya-
tırım yapacak... Bunların hepsi
iyi şeyler. İslam dünyasının
önemli problemlerinden biri
kaht-ı rical, yani adam kıtlığıdır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun
çöküş döneminden beri bir
kaht-ı rical var. Yetişmiş insan
problemi yaşıyoruz. Bu prob-
lemi aşmak için insana yatırım
yapılmasını şahsen ben de
önemsiyorum. Fettullah Hoca
Camiası’nın gösterdiği gayreti
de önemsiyorum. Fakat bunu
devlet bünyesinde, özel bir
yapılanmaya dönüştürüp, onu
başka insanlara karşı kullanma
gibi bir durum ortaya çıktığın-
da, bu, kabul edilemez.
Yargıda, emniyette böyle
bir yapılanmanın anlaşılır yanı
yoktur. Eskiden Türk Silahlı
Kuvvetleri böyle bir yapılanma
içinde olurdu ve hoşuna gitme-
yen siyasî hareketleri cezalan-
dırmak için yargıyı kullanırdı.
Ta İstiklal Mahkemeleri’nden
bugüne kadar bu böyleydi. O
zaman bu tutum ne kadar yan-
lışsa, şimdi de buna kalkışmak
o kadar yanlıştır.
Şimdi yargıda bir odak oluş-
turup onu cemaatiniz adına
birtakım politik amaçlar için
kullanmaya başladığınızda,
böyle bir ilişki ağı oluşturdu-
ğunuzda, bu da kabul edile-
mez. Yargıyı yargı olmaktan,
emniyeti güven sağlayan bir
yapı olmaktan çıkarır. Kuşku
duyulan, komplo kuracak bir
yapı olarak algılanmasını sağ-
lar ki güven sarsılır. Böyle bir
problemle karşı karşıyayız ve
ben, Cemaat’e “Bunlar yanlış
davranışlar, yanlış tutumlardır”
diyorum. Yani böyle bir sürecin
içinde yer alıyor olmak, son
derece problemli, artı savunula-
maz bir durumdur.
Ayrıca şöyle de bir mahzuru
var: Türkiye’de okullarınız var,
bununla birlikte Amerika’da,