54
ocak
2014
Siyaset
haber
ajanda
Ülkemiz, girişte aktardığımız bağ-
lamda birçok özel şarta şahitlik etmiş ve
millet, bu özel şartları göre göre seçimle-
rini yapmıştır. Bu özel şartları biraz daha
açmamız gerekirse, bunların içine fuhuş,
kaçakçılık, gasp, dolandırıcılık, cinayet, te-
rör,adam kayırma ve yolsuzluk gibi birçok
durumu sayabiliriz.
Türkiye’nin en azından son 30 yıllık
seçim perspektifine bakıldığında, aslı-
na bakılırsa bu özel şartların milleti hiç
etkilemediği görülecektir. Hayır, yanlış
okumadınız; bu özel şartlar, ülkemizde
yetkiye talip olan hiçbir adayı etkileme-
miştir. Mesela 2002 seçimlerinde aldığı
oyla Genç Parti ve bu parti profilinde
yer alan Cem Uzan, hakkında ortaya çı-
karılan hiçbir özel şarttan etkilenmemiş
ve 15-20 yıllık partilerin aparamadığı bir
desteği alarak yaklaşık yüzde 8’lik bir dili-
me erişebilmiştir.
Apo’yuyakalarsan,
özel şartları defedersin
Başka bir örnekle yine 2002 seçimle-
rinden bahsedebiliriz. Bu seçimlere ik-
tidar partileri sıfatıyla giren DSP, MHP
ve ANAP, daha önce sahibi oldukları
potansiyeller olan yüzde 21, yüzde 18 ve
yüzde 12’lik dilimleri ellerinden kaybe-
derek Meclis dışında kalmışlardır. Dikkat
edilirse eğer, bu partiler hakkında asla bir
özel şarttan bahsetmedik. Çünkü bu par-
tiler, millet tarafından “ekonomik huzur-
suzluk” oluşturdukları gerekçesiyle ma-
kamlarından tasfiye edilmişlerdir. Millet
tarafından, haklarında oluşturulan hiçbir
özel şart” belki dikkate alınır şekilde dil-
lendirilmemiştir.
Bu durumu şöyle anlatalım: DSP, 28
Şubat süreci yörüngesinde devrilen Re-
fahyol hükümetinin ardından kurulan
Anasol-D hükümetinin kurucu ve ortan-
ca ortağıydı. 1997-1999 yılları arasında
gerçekleşen icraat silsilesinin en büyük
halkası Apo’nun yakalanmasıydı.
Hâlbuki bu süre zarfında sindirilmiş
bulunan yüksek irade, oluşmuş birçok
özel şartı görünmez kılıyordu. Feryat fi-
gan içindeki milletin büyük bir kısmı,
sanki susmuş ve başına gelene “Eyvallah”
demişti.1999’daki seçimlerle birlikteDSP
birincipartiydi.ÇünküApo,Ecevit’inbaş-
bakanlığı sırasında Türkiye’ye getirilmişti.
Oluşturulan Anasol-M hükümetinin bir
günü özel şartsız geçmedi. Ancak bu süre
zarfında bankalar hortumlanmış, deva-
lüasyonlar yaşanmış, büyük depremlerle
binlerce vatandaşımız hayatını kaybetmiş
ve IMF’ye -kurulduğumuz günden beri-
en büyük faizleri taahhüt etmiştik. İşte bu
haller yaşanırken özel şartlar hiçbir şey
ifade etmiyordu.
Daha sonra Erdemliler Hareketi adıyla
bir yapılanmayı tanıdı Türkiye. Başında,
daha cezaevinden yeni çıkmış RecepTay-
yip Erdoğan vardı. Yalnız onun öyle özel
şartları vardı ki akıbetinin ne olacağı çok
sorunluydu. Öncelikle “Ondan muhtar
bile olmaz” denmişti. Bu propagandaya
rağmen, yani Tayyip Erdoğan’ın öyle de,
böyle de Meclis’e giremeyeceğinin söy-
lenmesine, bangır bangır ilan edilmesine
rağmen bu millet nasıl bu adama oy ver-
mişti böyle?
AK Parti, kurulduğu günden itibaren
başka özel şartlarla da itham edildi. Bu
özel şartların ardı arkası kesilmedi de.
Ancak bu parti, milletin önüne konulan
bütün özel şartlara rağmen bu kez rekora
Özel şartlar,
basit
bir züğürt mantığını
beraberinde getiriyor:
O skandallar olma-
saydı…” Olsaydı da,
olmasaydı da sonuç
aynı olacaktı. Sistem,
milletin takdirini et-
kilememe karşısında
en azındanmuhale-
fetle kendini sigorta
etme gayretine bu
züğürt mantığıyla
tutunuyor. Ve bu
sistem, oluşturduğu
özel şartlar tutma-
dığında çok agresif-
leşiyor, bombasını
patlatıyor: Darbe…
***
Gerçekleştirilen
bu operasyon nokta-
sında Fethullah Gü-
len taraftarı olduğu-
nu söyleyen basın ve
yayın kurumlarında,
bu son vuruşa dair
yorumları yapanları,
yine Fethullah Gülen
taraftarı olduğunu
söyleyen basın ve
yayın kuruluşlarının
ulusalcı ve bilmem
ne diye tabir ettikleri
kişileri seyretmek-
teyimbugünlerde.
Bu ne yaman çelişki
böyle?!
***
Millet,
her türlü
vesayetten kurtul-
manın çabasında.
Bu çabayı gören bazı
iğrenç ağızlar, Başba-
kan Erdoğan’ın her ne
durumolursa olsun
sineye basılmasına
millî irade vesayeti”
diyor. Yazık!.. Milletin
iradesi dahi vesayete
denk düşmüş ya, her-
halde bu sistemar-
tıklarının düşüneceği
son çare, Evropa’dan
ecnebî erkekler getir-
mek olur herhalde(!)…
İn
S
EÇİMLER,
bir ülkeye mensup olan milletin,
idaresini gerçekleştirecek kişileri yetkilendirmek
için kullandığı interaktif ortamlardır. Milletin
yetkilendirmek istediği, milletin kendi işaret et-
tiği değil, yine milletin içinden çıkarak idare et-
meye talepli kişiler arasından seçilir. Bu kişilerin
nitelikleri, mensup olunan ülkenin yazılı hukuk
kaynaklarıyla sabittir.Ancak bazı durumlar, hiç-
bir hukuk kaynağını göz önüne almaksızın,mil-
letin, karşısında yetkiye talip olan şahsa teveccüh
etmemesi için “özel” şartlar oluşturur. Bu özel
şartlar, millet tarafından, gerçeklik veya yanlışlık çerçevesinde değil, destek-
lemeye layık olup olmama dairesinde değerlendirilir.