50
ocak
2014
Kapak Dosyası
haber
ajanda
Cemaat, yandaş devlet algısına kapılmış ve
vehmettiği güçle Hükümet’i hizaya getir-
meye çalışmıştır. Yanıldığını fark ettiğinde
ise tek sığınağı yandaş arayışı olmuştur. Bu,
yalnızlaşmanın başlangıcıdır ve marjinalleş-
menin yatağı oluşmuş demektir. İktidar ise
yasama, yürütme ve yargının ancak yandaş
devlet ile ayakta kaldığını çözmüş ve doğru
bir adım atmıştır: “Devlet eşittir millet…”
Yani devletin yandaş ekini derin devlete de-
ğil, millete yaslamak gayretindedir.
Ancak bu çabaya milletin cevabı henüz
net değildir. Çünkü bu milletin -zaten yan-
daş devlete inanıyorken- anladığı kendisi
değil, devletin fedaileri olan güç sahipleridir.
Yani millet, zaten topu devlete atan bir kül-
türe sahiptir ve şu an ilk defa kendisine top
atılacağı iddiasıyla karşı karşıyadır. Millet
ayak oyunundan anlamaz ki, en fazla kaleci-
lik yapar. Yani topu elleriyle tutmaya alıştı-
rılmış bir “savunma kültürü” ile yetişmiştir.
Hatırlatmak isteriz ki, son olaylara ilişkin
TSK’nın yaptığı açıklamadaki “siyasete ka-
rışmama” kararı, demokratikleşme ile değil,
devletin projesi olarak bir pozisyon almak-
tadır. Bu duruş, iktidarın yandaşının artık
devlet olduğunun tescilidir.
Hükümet vesayeti
Devletin risk altında olduğu algı yönetimi
kodu haline getirilen bu kavramsal çerçeve-
nin içinde yetiştirilen tek vesayet,“ekonomik
istikrar” gerekçesiyle oluşturulan “ekonomik
vesayet”tir. Nitekim AK Parti, ekonomik
çıktılar üzerinden anlamlandırıyor olay-
ları. Çünkü seçmenin bilinç altındaki tek
dip dalga, ekonomiktir. İktidar, yolsuzluk
operasyonu yaptığını iddia edenlerin daha
büyük yolsuzluk için alan açtıklarını ileri
sürerek seçmenin ekonomik istikrar algısını
çeliyor.
AK Parti, yaşanacak ekonomik krizin
sebebi olarak muhatabın kendisi olmadı-
ğını/olmayacağını profesyonelce anlatmayı
başarıyor ve alternatifsiz oluşunun temel
kaynağının ekonomi olduğunu hatırlatıyor.
Yolsuzluk tartışmalarını “Yolsuzluk yoktur”
açıklığında savunmak yerine “Daha büyük
bir yolsuzluk tezgâhlanmıştır” suçlamasıy-
la adeta toplumun “Herkes için yolsuzluk
var” gerginliğinde arayışa girmesini istiyor.
Çünkü bu arayışın tek çözümü “Ekonomik
istikrarı kim getirebilir?” sorusuna cevap ve-
rebilecek adres olacaktır. Bu adres de zaten
iktidardır ve alternatifi yoktur.
Vesayet tartışmasında Hükümet’in vesa-
yeti, bürokrasi üzerinden değil, ancak eko-
nomi üzerinden yürütülebilir. Bu imkân da
ne kadar iş görür, tartışılır.
1.
Cilt içinsonsöz
AK Parti tarafından yürütülen “Gezi-
ci Odak”, cübbeli iktidar, yandaş devlet ve
Hükümet vesayeti sözlüğü üzerinden yürü-
Hatırlatmak isteriz ki, son olaylara ilişkin TSK’nın yaptığı açıklamadaki “siyasete karışmama” kararı, demokratikleş-
me ile değil, devletin projesi olarak bir pozisyon almaktadır. Bu duruş, iktidarın yandaşının artık devlet olduğunun
tescilidir.
tülen algı yönetimi operasyonu sonucunda
herkesin kafası karışmıştır. Merak edilen
şudur: AK Parti, bu sözlükle düşünen ve
konuşan bir aşamaya mı geldi, yoksa bu bir
operasyon sözlüğüdür ve iş bitince ikinci
baskısı yapılmayacak bir “prestij baskı” hük-
münde mi kalacaktır? Değilse, her olayda,
sorunda veya beklentide “Gezici odaklar
bunu yürütüyor. Cübbesini çıkarmayanlar
iktidar odaklı tezgahlar düzenliyor.Devletin
yandaşlığı millet lehine işletilmek istenmi-
yor. Ekonomik kriz kapıda ve yarın aç ka-
labiliriz...” telkini ve tehdidi yapılırsa eğer, o
zaman tereddüt etmeden herkes şu iddiada
bulunacaktır: “Yeni Türkiye’nin CHP’si ar-
tık AK Parti’dir.”
HİZMET HAREKETİ’NİN
(
EL-CEMAAT’İN)
ALGI YÖNETİMİ SÖZLÜĞÜ
(2.
CİLT)
Camia bürokrasisi
İlk defa devlet bürokrasisini bilen toplu-
ma
yeni bir “davranış ve zihniyet” armağan
edilmiştir “Camia bürokrasisi” ile... Hiye-
rarşiyi devlet için yatayda, Cemaat içinse
dikeyde tutarak bir bürokrasi koordinatı
oluşturulmuştur. Bürokratların koltuklarını
korumak adına parti odaklı yer değiştirme
kültürüne bir de henüz “yabancı” olsalar da
benimsedikleri yeni bir tarz getirilmiş ve
Camia bürokratı” diye güç odaklı bir ca-
mianın gönüllü üyesi olduğunu ileri sürerek
görünmeyen adam” olmayı sağlayan bir ik-
sir keşfedilmiştir.
Yaşam tarzı ve politik tercihi farklı olsa da
aynı “Camia” içinde olduğu hissi ile (hisset-
tirilerek veya histerik düzeyde) itaati sadece
hiyerarşi üzere değil, aynı zamanda manevi
disiplin içinde görerek ve göstererek kutsal
dava dili kullanan bir bürokrasi sözlüğü
oluşturulmak istenmiştir.
Hizmet Hareketi uzun süre “Camia” vur-
gusu yaparken, aslında direkt veya dolaylı,
bilinçli veya tabiî olarak Cemaat’in gücünü
özde değilse de sözde büyüten bütün görü-
nür/görünmeyen güçleri sahiplenerek kitle
psikolojisinde büyük bir vehim oluşmasına
sebep olmuştur.
Bu yöntem, özünde güçlü olmasa da sö-
zünde güçlü görünmek isteyen bir örgütün,
ses getiren eylemleri bir telefon açarak sa-
hiplenmesi ile tanınmayı ve güçlü bilinme
arzusunu çağrıştırıyor. Türkiye’de iyi giden
her şeyi bir telefon açarak veya (okyanus