41
ocak
2014
Türkiye’nin, yürüdüğü bu yoldan geri
püskürtülmesi için dokunulması gere-
ken kişi de tartışmasız Recep Tayyip
Erdoğan’dır. 17 Aralık darbe teşebbüsü,
bir “Recep Tayyip Erdoğan’ı itibarsız-
laştırma” operasyonudur.
yapmasına izin vermemiştir. Coğrafyada dü-
zenin devam etmesi, uygulanan operasyonun
başarısına bağlıdır. Bu yüzden Recep Tayyip
Erdoğan, bu olayı adlandırırken “istiklâl mü-
cadelesi” tabirini kullanmıştır. Bu savaş, sadece
Türkiye’nin değil, bölgenin kurtuluş savaşıdır.
1900’
lerde devreye giren manipülasyoncu Tel
Aviv-Londra aklı tekrar devrededir. Tel Aviv-
Londra aklının belirlediği terazinin dengesini
ise Recep Tayyip Erdoğan bozmuştur.
Türkiye, ilk defa gerçekten “milli bir istih-
barat” yürütmektedir, kendi istihbaratına ka-
vuşmuştur. Küresel akıl, bugüne kadar kontrol
ettiği Türk istihbaratını elinden kaçırmış, bu
sebeple de hamle yapma ihtiyacı duymuştur.
İlk hamle ise 7 Şubat 2012’de yapılmış, fakat
yeni devlet aklı hamleyi okumuş ve geri püs-
kürtmüştür. Milli istihbaratı olmayan Türkiye,
Ortadoğu ve dünyada söz sahibi olamaz. Bu-
günkü hamlelerin ilk işareti, Hakan Fidan’ın
MİT başına geçmesi ile İsrail’den gelmiş ve
Türkiye’ye, geçmişini anlama “şansı” vermiştir.
Küresel akıl, yeni Türkiye’yi yolundan çevir-
mek için hedef listesini belirlemiş ve “1” nu-
maraya Recep Tayyip Erdoğan’ı oturtmuştur.
7
Şubat 2012 MİT operasyonunda da, Gezi
Parkı olaylarında da, 17 Aralık’ta ve en son
25
Aralık niyetinde de hedef Recep Tayyip
Erdoğan’dır.
1956
yılından bu yana nükleer santral ya-
pamayan/yaptırılmayan Türkiye’nin bu kararı
almış olması bile küresel güçlere bir meydan
okumadır.Nükleer santral, dünyanın en büyük
havayolu şirketlerinden biri, dünyanın en eski
boğazının altından transit geçişler, büyüme
rekorları kıran bir ekonomi, paranın cazibe
merkezi olmak, enerji koridoru haline gelmek,
ambargoları delmek, yurtdışı ülkelerde mi-
tingler düzenlemek, liderinin artan popülari-
tesi ve en son Kuzey Irak’ın enerjisi ile beraber
parasının da Türkiye’den geçirilmek istenmesi,
yani gayri nizamî Misak-ı Milli, küresel para
baronlarının isyanına sebep olmuştur.
İşte o baronlar, 17 Aralık operasyonu ile
bunlara cevap vermişlerdir. Birilerinin ayağına
basılmış, Lozan’da masada bırakılanlar 2013’te
geri alınmak istenmiştir.Türkiye Cumhuriyeti,
“17
Aralık Operasyonu” ile ortaya çıkan du-
rumda düşman kavramını yeniden tanımla-
malıdır. Büyük devletlerin büyük düşmanları
olur. Diz çökmesi istenen Türkiye ve lideri, ta-
rihinde bugüne kadar verilmemiş cevabı Ana-
dolu halkının desteği ile verecektir. Türkiye,
vereceği cevap ile fay hattını harekete geçirecek
ve ortaya çıkacak yeni jeopolitik yapıda tüm
coğrafya adına lider ülke olacaktır.Türkiye’nin
cumhurbaşkanlığı seçimi, aynı zamanda yeni
dünya düzeninin de oylamasıdır. Doğaldır ki,
anlamı bu kadar büyük bir seçime hem iç,hem
de dış müdahale kaçınılmazdır. Bu sebepledir
ki, küresel güçler açısından karar vericinin ak-
lının karıştırılması için her yol mubahtır.