31
ocak
2014
Orhan Mücahit
>> 17 Aralık ve sonra-
sında yaşanan olaylar bu
dizeleri aklıma getirdi.
Türkiye’nin son 15 yılına
baktığımızda her türlü
komplo ve her türlü kirli
tezgâha rağmen, sanki
engellenemeyen bir ira-
denin dışarıdan olaylara
hükmettiği görülüyor.
Sanki gizli bir el, o karan-
lık ellerin planlarını alt
üst ederek, kurdukları
tuzakları kendi başlarına
yıkıyor.
Geçmişte Türkiye’yi
karıştırmak isteyen kirli
eller, dil, din, mezhep
gibi farklılıklarımızı kul-
lanarak bizleri kolayca
bölmeyi başarırdı. Ken-
dilerine itaat etmeyenler
ülke yönetiminde asla söz
sahibi olamazdı. Egemen-
lik, kayıtsız şartsız vesayet
rejiminindi. Türkiye
üzerinde kurulu bu kirli
düzen AK Parti iktidarı
zamanında bozuldu. Kü-
resel çaptaki çeteler, derin
yapılanmalar, örgütler ve
planları deşifre edilmeye
başlandı. Ve görüldü ki şer
olarak görülen pek çok
olay, Tevfizname’de anla-
tıldığı gibi, sonuçta millet
adına hayra dönüştü.
Yaşanan o post mo-
dern darbeler, fişlemeler,
yasaklar, yapılan zulüm
ve yaşanan tüm o sıkın-
tılar, bugün yaşadığımız
daha özgür ve daha rahat
Türkiye’nin bir sınavı ve
bir anlamda bedeli oldu.
Bumillet öyle olaylar
yaşadı, öyle badireler
atlattı ki, sonuçta komp-
lolara, kirli tezgâhlara ve
her türlü pis oyuna karşı
-
tabiri caizse- bağışıklık
kazandı. İşte bu yüzden
askerî veya eski statükocu
vesayetin tehditleri artık
bize tesir etmiyor. Dolayı-
sıyla Atatürk’ün, bayrağı-
mızın, dinimizin istismar
edilmesine artık prim
vermiyoruz ve militanlar,
şehir eşkıyaları, illegal
örgütler meydanlarımızı
eskisi gibi kolayca işgal
edemiyor; küresel finans
çetelerinin, faiz lordları-
kale bile almadığımız
pek çok iddiayı doğrular
şekilde hareket ediyor.
Olayın özü şu: Küresel
güçler, Cemaat yoluyla
AK Parti iktidarına bedel
ödetmeye çalışıyor. Bizleri
zor bir dönem bekliyor.
Ancak başta söylediğim
gibi, göreceksiniz, bütün
bu olaylar ülkemiz adına
hayırlara vesile olacak.
Bu olaylar, Türkiye, AK
Parti ve Cemaat için bir
arınma dönemi olacak.
Bırakın, herkes eteğindeki
taşı döksün. Bırakın, her-
kes kirli arşivini ortaya
çıkarsın. Bırakın, tüm
o çirkin hesaplaşmalar
yapılsın. Bırakın, herkes
biriktirdiği gizli nefreti gös-
tersin… Bizler de görelim
kimne kadar samimi, kim
ne kadar dürüstmüş. Gö-
relimkimin aslında kime,
kimin aslında neye hizmet
ettiğini. Çürükler ayıklana-
cak, saflar netleşecek…
Bekle Müslüman ve
Deme ‘Şu niçin şöyle?’./
Bak sonuna, sabreyle./
Yerincedir o öyle./ Mevlâ
görelimneyler,/ Neylerse
güzel eyler…”
nın ve kriz fırsatçılarının
spekülatif tezgâhları işte
bu yüzden ekonomimize
eskisi kadar zarar vere-
miyor. Böylelikle huzuru-
muzu ve toplumsal barışı-
mızı bozmak isteyenlerin
planları bozuluyor. Ve işte
tamda bu yüzden, bütün
bu olanlar yüzünden bu
millet, artık Başbakan’ına
sahip çıkıyor.
17
Aralık tarihi ile yeni
bir plan daha sahneye
sürüldü. Aslında 28
Şubat’ta benzer bir oyun
oynandı bu ülkede. İslam
kisvesine büründürülen
bir tarikat üretildi ve bu
tarikat liderinin rezalet-
leri, yapılan post-modern
darbenin gerekçelerinden
biri olarak gösterildi.
Ancak bu sefer farklı bir
durumvar ortada. Davası
sadece hak ve hakikat
olması gereken bir cema-
at, işini gücünü bırakmış
bir şekilde, operasyonu
bizatihi kendisi başlatıyor
ve yürütüyor. 11 yıllık bir
iktidar, birkaç yolsuzluk
iddiası bahane edilerek
resmen alaşağı edilmek
isteniyor. Yolsuzluk,
rüşvet, haksız kazanç…
Adı ne olursa olsun, ya-
panları ve alet olanları
lanetliyoruz. Makamına
ve mevkiine bakmadan
hak edenler, hak ettikleri
cezayı mutlaka almalılar.
Ancak görüyorsunuz bu,
bir yolsuzluk davası değil,
resmen bir hesaplaşma ve
yok etme savaşı.
Kendisini büyük bir
İslam âlimi olarak gör-
düğüm, ilmine, bilgisine
ve o engin hoşgörüsüne
hayran olduğum, ya-
kından takip ettiğim,
kendimi yakın bulduğum,
düşüncelerini sürekli
savunmaya çalıştığım
cemaatin lideri, beni ve
görüyorum ki milyonlarca
diğer inançlı Müslümanı
büyük bir hayal kırıklığına
uğrattı. Sadece Türkiye’de
değil, Suriye’de, Mısır’da,
Somali’de, Pakistan’da,
Filistin’de, kısacası İslamî
coğrafyanın hemen her
yerindeki milyonlarca
Müslüman da eminim bu
hayal kırıklığını yaşıyor.
Hocaefendi, izlediği bu
tutumla kendisi hakkında
daha önce söylenilen,
ancak bizimhiçbir zaman
inanmak istemediğimiz,
Arınmaoperasyonu
Geçmişte
Türkiye’yika-
rıştırmakisteyenkirlieller,
dil,din,mezhepgibifarklı-
lıklarımızıkullanarakbizleri
kolaycabölmeyibaşarırdı.
B
AKIN
ne güzel söylemiş “Tevfizname” isimli şiirin-
de Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri: “Hak şer-
leri hayreyler./ Zannetme ki gayr eyler./ Arif onu
seyreyler./ Mevlâ görelimneyler,/ Neylerse güzel eyler...”
Siyaset
haber
ajanda