13
ocak
2014
>> Çok sayıda yaralının ol-
duğu gemide Türkiye de 9 şehit
verdi. Bu şehitlerden Furkan
Doğan adına açılanmanevi taz-
minat davasının ilk duruşması
yapıldı. Duruşmada hâkim,
davanın reddine karar verdi.
Kayseri’de gerçekleştirilen
duruşmanın öncesinde, bir
grup adliye binası önüne
toplandı. Zaten sanırımMavi
Marmara’nın kaderi bu olacak.
İnşallah olmaz… Grup adına ko-
nuşan ve davanın avukatların-
dan olan Uğur Yıldırım, İsrail’in
yapmış olduğu insanlık katlia-
mına karşı Türkiye ve dünya-
nın değişik ülkelerinde davanın
peşini bırakmayacaklarını
belirtti. Ancak Yıldırım, duruş-
manın ardından hâkimMehmet
Mutlu Bartan’ın, İsrail’in yar-
gılanamayacağından bahisle
davanın reddine karar verdiğini
söyledi. 
Bu karar, elbette Yargıtay’a
da gidecek ve Allah’ın izniyle
geri de dönecektir. Zira Avukat
Yıldırım, “Verilen karar son-
rası, salonda oluşan tepkilere
Hâkimin, ‘Giderken bize mi
sordunuz?’ şeklindeki beyanı
vahimdir. Türkiye Cumhuriyeti
hukuk sistemi, mağdur olan va-
tandaşlarının yurtiçinde ya da
dışında karşılaştığı tümhaksız
fiillere karşı hem cezai, hemde
hukukî dava açma haklarını
garanti altına almıştır. Herhangi
bir ülkenin, özellikle dünya zali-
mi İsrail’in yaptığı zulüm karşı-
lıksız kalmamalıdır. Hiçbir mah-
keme de dünya zalimi İsrail’in
yargılanamayacağı ön kabulü
ile davalara bakmamalıdır. Söz
konusu karar temyize tâbi olup,
hukuka ve hakkaniyete aykırı
olan kararın Yargıtay’dan bo-
zularak döneceğine inancımız
tamdır. Mahkemenin tebligat
ve tercüme işlemleri gibi usul
eksikliklerini dahi gidermeden,
alelacele bu kararı vermesi
düşündürücüdür” dedi.
Ayrıca çok ilginç bir duru-
mu da buraya kaydetmemiz
lazım. Mavi Marmara duruş-
maları, İsrail’in özrü bahisleri,
İngiltere’de kelepçelenen İsrail
generalleri haberlerinin ülkemiz
medyasında yer almamiktarıyla
Furkan’ın davasının reddedilme-
si haberininmiktarını şöyle bir
kıyaslıyorumda bir olayı onlar-
ca olaya bir türlü denk düşüre-
miyorum, hayret!..
2010
yılının tamda ortasında, Gazze’ye doğru insanî yardımmaksadıylahareket eden filo-
nunyolcugemisiydi Mavi Marmara. Gemi, uluslararası sularda, bir devlet terörüestirilir şekil-
de basıldı ve içerisinde 36 ayrı milletten insanınbulunduğuhalde ölümbombardımanına tu-
tuldu.
2010
yılındaki referandumdanberi beklediği-
miz şeyyeni ve sivil anayasa. TBMMbünyesinde
oluşturulanAnayasaUzlaşmaKomisyonu, işte
buamaçla kurulmuş bir komisyondu.
Furkan için
tazminata ret
>> Komisyon, Meclis bünye-
sindeki partilerin her birinin
eşit sayıda temsilci göndere-
bildiği çok “diktatoryal” (!) bir
yapıya sahipti. İşte bu sebepten
de bir türlü sağlıklı şekilde yü-
rütülemedi ve sonunda TBMM
Başkanı Cemil Çiçek’in, önceleri
sinyalini verdiği girişim gerçek-
leşti ve Komisyon feshedildi.
Cemil Çiçek, partilerden
yeni ve uzlaşmacı bir yönelim
gelmediği sürece feshedilen bu
komisyonu yeniden şekillendir-
meye de niyetli değil. Çiçek’in
aldığı bu kararı eleştiren CHP,
MHP ve BDP Çiçek’i siyasi dav-
ranmakla suçluyor. Hâlbuki
her fotoğrafıyla demokrasiye
yeminli biçimde şekillendiril-
miş söz konusu komisyonda
yaptıklarıyla bu partilerin şu
anki tavırları birbirini tutmuyor.
Buradan öyle görünüyor ki,
muhalefet, muhalefette dikta-
törlüğe doğru gidiyor. “Burayı
kimselere vermeyiz, hele AK
Parti’ye asla” diyor…
AnayasaUzlaşma
Komisyonu
feshedildi