10
ocak
2014
Türkiye
Ajanda
28
ŞUBAT
1997’
de alınanMGK kararlarıyla birlikte yaşanan deprem,
ülke toplumunu darmaduman etmişti. O kararlarla özdeşleşen tarih,
28
Şubat olarakanılır durur.
28
Şubat:
Post mu örtüldü?
>> 2010’da gerçekleştirilen
Anayasa’da değişiklik referandu-
muyla birlikte gündeme gelen
darbe, darbe girişimi ve darbe
benzeri eylemlerinyargılanması-
nadair tartışmalar, 12 Eylül Askerî
Darbesi ile 28 Şubat döneminin
karanlık günlerininyargılanma-
ya başlamasıyla teknikmanada
bir düğüme bağlanmıştı.
Söz konusu iki dava da henüz
devamediyor. Ancak 28 Şubat
Davası’na ilişkinolarak, odönem-
de canı yanmışları bırakın, top-
lumvicdanınınbudavaya bakı-
şında bir hayal kırıklığı oluşmaya
başladı. Zira davanınbir numaralı
sanığı olan, döneminGenelkur-
mayBaşkanı Emekli Orgeneral
Hakkı Karadayı’nınduruşma-
lara gelmemesi, buduruşmalar
sırasında sürekli tahliyelerin
yaşanması, illegal bir örgüt olan
Batı ÇalışmaGrubu’nunhaliyle
hiç kimse tarafından “hatırlana-
maması”, duruşmalardanbirine
ancak gelebilenKaradayı’nın
hiçbir şeyi bilmemesi, Sincan’da
eğitimfaaliyeti gerçekleştirildi-
ğininbeyanı, bu sıra yine bazı
tahliyelerin gerçekleşmesi, “Bin
yıl sürecek” dönemde canı ya-
nanların seslerininhiçbir şekilde
duyurulmaması ve en sonunda
da döneminGenelkurmay İkinci
Başkanı Emekli Orgeneral Çevik
Bir’inde aralarında bulunduğu 5
kişinin tahliyesiyle tutukluhiçbir
sanığın kalmaması buhayal
kırıklığının zirveye ulaşmasına
sebep oldu.
Her ne kadar bazı medya
organlarında sıranın 28 Şubat’a
destek çıkan sivillere, iş adamla-
rı vemedya patronlarına geldiği-
ni, davanın ikinci kısmında asıl
bombanın patlayacağı dillendi-
rilse de bu durumaçıkçası bize
makul gelmedi. Zira problem,
İSTANBUL
Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından 7’si
yabancı uyruklu 255 şüpheliye
ilişkin hazırlanan iddianame,
gönderildiği İstanbul 55. Asliye
Ceza Mahkemesi tarafından
kabul edildi.
Yaklaşık iki hafta önce ha-
zırlanan Gezi Parkı olaylarına
ilişkin savcılık iddianamesine
göre 7’si yabancı uyruklu 255
sanığın “Toplantı ve Gösteri Yü-
rüşleri Kanununa muhalefet”,
görevi yaptırmamak için diren-
me”, “kamu görevini usulsüz
üstlenme”, “kamumalına zarar
verme”, “özel kıyafetleri usulsüz
kullanma”, “suçluyu kayırma”,
hırsızlık” ve de “ibadethaneyi
kirletmek suretiyle zarar ver-
me” gibi suçlardan çeşitli oran-
larda değişen hapis cezaları
istemiyle yargılanmaları talep
ediliyor.
Sanıklara yöneltilen suç-
lardan en dikkat çekicisi “iba-
dethaneyi kirletmek suretiyle
zarar verme” olarak görünüyor.
Zira bu konuda büyük çaplı
tartışmalar yaşanmıştı. İddia-
nameyi kabul eden İstanbul 55.
Asliye Ceza Mahkemesi, sanık
sayısının fazlalığı nedeniyle
duruşmanın, Mayıs ayının ilk
haftasında 5 gün süreyle art
arda yapılmasına yönelik bir
karar verdi.
Tekrar belirtmekte fayda
var ki, Gezi olaylarına ilişkin
hâlihazırda 6 ayrı dosya daha
hazırlanıyor. Yani bu daha ilk
olanı…
askerî ve sivil kanadıyla bütün
bir problemdir. “Askerler elden
kaçtı ama siviller kaçmayacak,
merak etmeyin” şeklindeki bu
haberleri anlamak pekmümkün
değil açıkçası. Maalesef atı ala-
nın, Üsküdar’ı geçtiğini seyirle
üzülüyoruz.
En zor şartlarda dahi ümitvar
olmayı kendine düstur edinmiş
biri olarak böylesi cümleler
kurmayı kendime hiç yediremi-
yorum. “Post-modern darbenin
üzerine post mu örtülmek
isteniyor?” diye sormaktan
kendimi alıkoyamıyorum. Dava,
her şeyiyle bir bütündür. Önce
asker, sonra sivil soruşturulmaz.
Bir iletişimağı, bir şebeke varsa,
bütün organizasyonun peşine
düşülmelidir.
Bugündavadan tahliye olan
Çevik Bir (elbettemasumiyet
karinesine saygımız var) ve ave-
nesininyaptıkları kameralarla
sabit, mağdurlarıyla canlıdır. Bu
yüzdenne kadar ülke yargısı
salıvermiş olsa da bu isimleri,
milletinvicdanındamahpus
kalacaklardır. Açılmış olan 28
Şubat dosyası eğer böyle sulandı-
rılarak kapanacaksa, “Benmille-
timin savcısıyım” diyen savcılara
acizane tavsiyemiz, yeni davalar
açarak, söz konusu aktörlerin en
tepedekilerinindahi enselerin-
den tutup, yapacakları operas-
yonun adına da –illegal bir örgüt
olduğu için- “BÇG” diyerek terörle
mücadele kapsamındameseleyi
ele almaları, dönemin kartel
medyasını da tarafsızlık ilkesine
uymadığı ve açıkça Türkiye
Cumhuriyeti’nin çalışmakta olan
hükümetini kastenve zımnen
devirmeye gayretle TSK’yı da bu
yönde kışkırtması yönünde BÇG
dosyasına ek oluşturmaları ve
de konunun ekonomik yönüne
ilişkindönemmüfettişleri ve yatı-
rımcılarının tek tek peşine düşe-
rek bir “hortum” ilavesi yapmaları
yönündedir.
28
Şubat Davası’nda tahliyelerine karar verilen emekli Orgeneral Çevik Bir, dönemin Genelkurmay Başkanlığı Genel
Sekreteri emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, emekli Tümgeneral Kenan Deniz ve emekli Tuğgeneral İdris Koralp (sağ-
da), Sincan Cezaevi’nden çıktı.
Gezi iddianamesine
kabul”