106
ocak
2014
Garabet
Medya
GARABET
MEDYA
>> Bilindiği üzere,
cemaati bolca yardım-
da bulunabilen bazı
camilerimizin avlu ve
giriş bölümlerinde diji-
tal ekranlar yer alıyor.
Bu ekranlarda günlük
namaz vakitleri, günün
ayeti, günün hadisi,
günün duası veya cami
bünyesindeki duyurular
yer alıyor. İşte yeni yıla
girileceği günlerde bu
özelliğe sahip camiler-
den birinin dijital tabe-
lasında Maide Sûresi’nin
51’
inci ayeti olan “Ey
iman edenler! Yahudi
ve Hıristiyanları dost
edinmeyin. Onlar, bir-
birlerinin dostlarıdırlar.
Sizden kim onları dost
edinirse, kuşkusuz o da
onlardandır” cümleleri
yer almış.
Caminin avlusunda
yer alan tabelanın fotoğ-
rafı çekilerek suç teşkil
eden (!) delil de bir güzel
belgelenerek yayına
verilmiş bu “haber” (!).
Habere göre tabelayı
görenlerden “Noel arefe-
sinde bu da ne?!” tarzın-
da tepkiler yükselmiş
ve konu, caminin bağlı
bulunduğu ilçe müftülü-
ğüne kadar götürülmüş.
Hakikaten ama bu da
ne şimdi? Bu ayetler de
fazla oluyorlar ama… 6
bin 6 yüz 66 tane zaten.
Bak şimdi güzelimNoel
boğazıma düğümlendi
ya… Olmaz ki karde-
şim böyle! Nerede bu
tabelanın yazı işleri
müdürü? Tanrı sana
Millî Piyango’dan büyük
ikramiye çıkarttırmasın.
Bırak büyük ikramiyeyi,
amorti bile vurmasın
biletlerine. Yani sadece
Millî Piyango biletine
değil, sinema biletine,
otobüs biletine, lunapark
biletine, hiçbirine ya,
hiçbirine…”
Düşünsenize o tabe-
lanın fotoğrafı çekenin
böyle tepkiler verdiğini.
Hele buna bir de haber
değeri katıp üstüne
müftüyle hesaplaşan
haberciye ne demeli?
Habercinin belirttiğine
göre müftü, “Hıristiyan-
ları hedef alan bir şey
yok. Tabela değiştirilir”
demiş. Garibimin ger-
çekten beyanı alındı mı
bilmemde cami ve cami
derneğindekilerin he-
def aldığı bir şey yok ki
zaten, konu direkt Arzın
ve Arşın Sahibi’ne bağlı,
biz ne diyelim? Tabela
mı? Tabela değiştirilir
canım… Zaten dijital
olduğu için ertesi gün
kendisi, sıradaki ayet
denk gelerek değişiyor
genelde. Tabela değişir
değişmesine de hakikati
ne yapacağız hakikati?
Tepki çeken
ayet”–haşa-
YENİ
yılagirdik, hayırlı olsun…Yeni yılagirdikgirmesi-
nede, operasyonlar veyoğungündemharicindeki tu-
haflıkları birazgörmezdengeldiksanırım. Öyleya, eğer
buhaberi görülüpdedillendirilmişolsaydı,meşhur kari-
katür vakalarınadenk tepkiler doğardı.
>> Elbette bu yoğun rağbeti
gösterenlerin arasında ülkemizin
ünlü isimleri de yer alıyor. Yalnız
ben, bu noktada bu tür haberleri
çok yakışıklı bulmuyorum. Zira
söz konusu namaz olduğunda,
çoğu televizyon kanalında “Ben
namazımda, niyazımdayım. Lakin
halka göstermem. İbadetin de giz-
lisi makbul” diyenlerin konu Hac
veya Umre’ye geldiğinde havali-
manlarında verdikleri pozlar ve
artlarından gazeteciler tarafından
koşuşturulması hiç sevimli değil.
Madem ibadet dediğinin gizlisi
makbul, çağırma gazetecileri,
gazeteciler de gitmeyiversinler, bu
kadar basit…
Hele bir de bu ünlülerin dö-
nüşlerini beklemeleri yok mu
gazetecilerin?.. Elinde bir ibrik
Zemzem’le gelecek, hurma dağı-
tacak ünlümüz… “Neler yaşadınız,
neler hissettiniz?” soruları… Bizim
gazeteciler hakikaten saflıkları
soruyorlar bu soruları. Gariplerim
oralara gidemeyişin hüznünden
böyleler. Bu konuda çok samimi
düşünüyorum. Ancak bu sorulara
verilecek cevaplar tekdüze, belli. O
zaman ne diye soruyorlar bunları
anlamıyorum. İçlerinden biri erip
mi dönüyor, ne oluyor? Erselerdi…
Açtırmasınlar bayramlık ağzımızı
neyse… Haydi Allah kabul etsin
sevgili ünlülerimiz, Allah hidayeti-
nizi arttırsın…
G
ERÇİ
bitmek üze-
re amaUmremev-
simindeyiz. Tabiî
önümüzdeki bir-
kaç yıldamaalesefHac kon-
tenjanına alımyapılmaya-
cak. Bu sebepleülkemizden
de, dünyanınbaşkaülkele-
rindendeUmre’ye rağbet
bir hayli yoğun.
Sanatçılar
Umre’de