104
ocak
2014
Garabet
Medya
>> Cemaatçi kimliğini her durum üzere
ortaya koyan ve Cemaat adına ortak hare-
ketin sözcüsü olan Gazeteciler ve Yazarlar
Vakfı’nın açıklamaları, bu cepheleşmeye dair
derinliğin tarifini bütün kamuoyuna büyük
bir netlik ve basitlik içinde aktarıyor.
Vakfın paylaştığı açıklamaların ekseninde
yayınlarını gerçekleştiren Samanyolu TV,
Samanyolu Haber, Bugün TV, Kanal Türk,
Zaman gazetesi ve Bugün gazetelerinin yanı
sıra sosyal medya mecrasında yapılan hü-
cum, doğrudan cephe savaşına dönüşen
bu muharebenin en bariz kavgalarını gözler
önüne seriyor.
Yayınorganlarınınyaptıklarıbuhücumları
izlerken, bu cepheler içinde hareket etmekte
olan yazarların hangi perspektiflerden bak-
tıkları çok büyük önem kazanıyor. Bu nokta-
da birikimi ve babacanlığıyla bilinen Ahmet
Taşgetiren’in gösterdiği tavır ve yine onunla
aynı gazetede kaleminin konuşturan Gülay
Göktürk, büyük nispetteki örnekleri teşkil
ediyorlar.
Hanibazıkalemler,dâhilolduklarıcemiyet
sebebiyle “yazarlık” sıfatına eriştikleri için,
içinde bulundukları organın sesini çıkarabi-
liyorlar. Her nerede olursa olsun hakikat bil-
diğini savunan yazarlarsa vicdan ölçüsünde
hep öne çıkıyorlar. Siz de böylesi düşündü-
ğünüz yazarların olmadık çıkışlarında kendi
kendinize irkiliyorsunuz. İşte böylesi bir du-
rumu, tam da 2014’ün ilk günü yayınlanan
yazısıyla Prof. Dr. Ahmet TuranAlkanyaşattı.
Kaleme alınan yazıyı baştan sona okudu-
ğumuzda PKK’lı Cemil Bayık’ında “suçlu” ola-
rak işaret ettiği kurumun Cemaat olduğunu
yazan Ahmet Turan Alkan, bütün yazısında
baştan sona işlediği bu konuyu çok ilginç bir
anektodla bitiriyor.
Bütün bir yazı ele alındığında, bir Yahudi
efsanesi olduğuna inanılan olayın, yazının
en sonuna iliştirilmesindeki kastı anlamakta
güçlük çekiyor havsalamız. Cemil Bayık’ın
ifadeleriyle o efsanenin ne ilgisi var? Belir-
tilen efsanenin muhatabı belli ki Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan. Efsanede anlatılan
duvara yazı yazan el Fethullah Gülen’in elini
mi, Danyal Peygamber ise -haşa huzurdan-
Cemil Bayık’ımı temsil ediyor?
Öncelikle Ahmet Taşgetiren’in hiddetini
üzerine çeken ve “Üçüncü kelimeye elim
elvermiyor: Hafazanallah!” diyerek kendi
kendini infilak ettiren yazıdaki hikâyesi
şöyle Ahmet Turan Alkan’ın: “Babil kralı
Belşassar’ın (Baltazar), bir ziyafet esnasında
salonunun duvarına gövdesiz bir el “mene,
tekel ve ufarsin” kelimelerini yazar. Manasını
öğrenmek için Danyal Peygamber çağırtılır.
Danyal Peygamber’in duvardaki kelimelere
yorumu şöyledir: ‘Mene: Sayılı günleriniz
sona erdi. Tekel: Terazide tartıldınız ve eksik
bulundunuz. Ufarsin: ÜlkenbölündüveMed-
lerle Perslere verildi.”
Belli ki yukarıda sorduğumuz sorulardaki
görünmez eli oynamak istiyor Ahmet Turan
Alkan. Öyle bir dönem ki, yazılar hakaret se-
viyesini de aşmış da kınlarını parçalayarak
can komayan cellatlara dönüşmüş. Tehdidin
böylesini görmemiştik sanırım. Şimdi, bunu
da görmüş olduk…   
GARABET
MEDYA
Ahmet Turan Alkan:
Köyyanar, deli taranır”
20
13’
ü
bomba gibi
bitirip 2014’e zehir
zemberek girişi-
mizin kaymaklı
kadayıfı hali olan 17
Aralık operasyonu,
Fethullah Gülen
Cemaati’ne yakın
yayın organları ve kurumlarını Hükümet’e karşı alı-
nan cephede bütünüyle ortaya çıkardı.
BELLİ Kİ AŞAĞIDA SORDUĞUMUZ SORULARDAKİ
GÖRÜNMEZ ELİ OYNAMAK İSTİYOR AHMET TU-
RAN ALKAN. ÖYLE BİR DÖNEM Kİ, YAZILAR HAKARET SEVİYESİNİ DE AŞMIŞ DA KINLARINI PARÇA-
LAYARAK CAN KOMAYAN CELLATLARA DÖNÜŞMÜŞ. TEHDİDİN BÖYLESİNİ GÖRMEMİŞTİK SANIRIM.
ŞİMDİ, BUNU DA GÖRMÜŞ OLDUK…