80
ekim
2013
yeri güzel, bir tepe üzerindedir. Etrafı çam-
larla ağaçlandırılmıştır. Acil durumlarda
helikopter inebilecek pist de göz ardı edil-
memiştir. Hastaneye ulaşım çok kolaydır.
Zübeyde Hanım, Feke, Palmiye, F. Özel
Türkay, Saimbeyli ve Ağlıboğaz caddeleri,
hastanenin önünde bulunan Turgut Özal
Bulvarı’nda kesişirler. Eskiden kişisel ulaşım
aracı bisikletken, şimdi her mahalleye giden
toplu taşıma araçları konulmuştur.
Kozan’da sokaklara girdiğiniz zaman
bakkal, terzi, manav, ciğerci gibi küçük
dükkânlarla karşılaşırsınız.Çıkan dumandan
ya da ciğer kokusundan bir ciğerci dükkânı
olduğunu 100 metre mesafeden fark edersi-
niz. Eğer bir ciğerci dükkânına oturursanız,
önünüze bir tabak dolusu salata, yeşillik ve
limon gelir de başlamadan gözünüz doyar.
Bir taraftan da ciğer kokulu dumanlar sizi
doyurur. Bu vesileyle meşhur Ciğerci Ali’yi
zikretmek gerekir.
Kozan kendi coğrafyası içinden göç alan
bir şehirdir. Ayrıca halkı da yaz kış aynı yer-
de sabit oturmaz.Önceki yıllarda yaz ayı ge-
lince neredeyse Kozan boşalırdı. Çok sıcak
olduğundan, yazın imkânı olan herkes Hor-
zum, Elmalı, Suluhan, Göller,Maran, Çata-
loluk,Çadırçukuru,hattaTekir gibi yaylalara
çıkarlardı. Aileler genelde geldikleri bölge-
nin yaylalarını tercih ederlerdi.
Kozan’a Türkler, Selçuklular döneminde
yerleşmişler. Ancak sıcak olduğundan bir-
çoğu Toros Dağları’ndaki yayla ve köylere
çıkmışlardır. Sonra bir kısmı tekrar gelerek
Kozan’a ve köylerine yerleşmiş, bir kısmı ise
köylerde kalmıştır. Zamanla köylerde kalan-
lar da geçim sıkıntısı gibi çeşitli sebeplerden
dolayı şehre yönelmişlerdir. Bugün Kozan
halkını genelde köy ve kırsal kesimden ge-
len insanlar oluşturur. Feke, Saimbeyli, Tu-
fanbeyli ilçeleri ve Kozan’ın köyleri şehrin
nüfusunu besler. Sonradan göçle gelen nü-
fusun çoğunluğunun gelir düzeyi düşüktür.
Bu aileler mevsimlik işlerde çalışırlar. Kış
aylarında portakal ve limon toplar, ağaç bu-
dama işlerine giderler. Yaz aylarında pamuk
ve karpuz toplama, çapa yapma gibi işlerde
çalışırlar. Ancak piramidin en üst kısmını
toprak zenginleri oluşturur.
Kozan halkının istihdam edilebileceği
büyük ölçekli bir sanayi henüz kurulma-
mıştır. Son zamanlarda orta ölçekli sanayi
kurulmaya başlansa da yeterli olduğu söy-
lenemez. Onlardan da bazıları yem ve un
fabrikaları, yağ üretim tesisleri, bal ve süt ile
ilgili tesislerdir.
Eskiden esnaf, genelde bakkal, lokanta,
fırın, giyim, kumaş ve tuhafiye gibi küçük
Ağa tarafından yaptırılmıştır.
4
İçinde birçok
dükkân bulunan bu çarşı, dönemin önemli
alışveriş merkezlerinden biri olsa gerektir.
Şehrin en eski yerleşim yerleri Mahmutlu,
Yarımoğlu ve Taş mahalleleridir. Bu mahal-
leler,ovadan epeyce yüksekte,kalenin eteğine
kuzey ve doğudan sarılmıştır. Evler kayalık
taş zemin üzerine kurulmuştur. Genelde taş
duvar üzerine ahşap malzeme kullanılmış-
tır. Önlerinde bir çarşaf gibi serilen arazi,
halkın yaşam kaynağı olarak korunmuştur.
Daha sonraki yıllarda şehrin -özellikle köy
ve kırsal kesimden- göç almaya başlamasıy-
la keyfî bir yapılaşma başlamış ve düzensiz
mahalleler oluşmuştur. Dolayısıyla şehrin
bir plan üzere kurulduğu söylenemez. Va-
tandaşın çoğu, aldığı arsa üzerine plan-proje
olmadan, atadan-dededen gördüğü şekilde
bir bina kondurmuş, sonra devlet yetkilileri
bu binanın yol, su ve elektriğini bağlamak
durumunda kalmıştır. Yani yetkililer, parsel
plan-proje ile vatandaşa yol gösterecek yerde,
maalesef vatandaşı takip etmişlerdir.Tabiî bu
binalar yapılırken şuna hiç dikkat etmemiş-
lerdir: Acaba bu topraklar bir gün bize lazım
olur mu?
Daha önce tarım arazisi olarak kullanı-
lan topraklar üzerine sonraki dönem bina-
lar dikilmeye başlanmıştır. Hâlbuki Kozan,
kuzeyden dağların uzantısıyla hilal şeklinde
çevrilmiştir ve kale önünde bir yıldız gibi
durmaktadır. Kalenin eteğinde kurulan ilk
mahalleler gibi şehir, dağların eteklerine
doğru genişlemeye müsaitken, vatandaş ca-
nının istediği gibi, nasıl kolayına geliyorsa
öyle binalar yapmaya devam etmiştir. Sonuç
ne olmuştur, biliyor musunuz? O verimli
topraklar üzerine yüksek çok katlı binalar
mı dikilmemiş, o tarıma elverişli topraklar
üzerine sanayi çarşıları mı kurulmamış, iş
merkezleri mi açılmamış? Dahası, o güzelim
portakal ve zeytin ağaçlarıyla bağlar söküle-
rek yerleri betonlarla doldurulmuştur. Eğer
şehir, dağların eteklerine bilinçli ve planlı bir
şekilde çekilmiş olsaydı, şehrin orta yerinde
kalan topraklara dikilen bağ, bahçe ve ekilen
tarım bitkileri cennet manzarası gibi bir gü-
zellik sunacaktı şehrin sakinlerine.
İlçenin “Millet Bahçesi” denen, içinde
büyük ağaçların bulunduğu, etrafı çevrili bir
alan ile sonradan adı “Adnan Menderes Par-
kı”olarak değiştirilen Kozan Parkı vardı.Gü-
nümüzde ilçeye Atatürk ve Muhsin Yazıcı-
oğlu isimleri verilen parklarla Tarihi Çarşı ve
Hoşkadem Camii Meydanı kazandırılmıştır.
Yol, medeniyet demektir. Kozan’dan
Türkiye’nin her yanına ulaşabilirsiniz. Ko-
zan’ın şehirlerarası terminali ve devlet hasta-
nesi, zamanında şehrin dışına yapılmış, fakat
şimdi merkeze yaklaşmış durumdalar.Çeşitli
açılardan ikisi de bir hamle beklemektedir.
Devlet hastanesi, Feke, Saimbeyli ve Tu-
fanbeyli ilçelerine de hitap ettiği için ihtiyaca
cevap verecek durumda gözükmemektedir.
Son zamanlarda özel polikliniklerin açılma-
sıyla ancak nefes alabilmektedir. Hastanenin
Şehir
haber
ajanda