6
ekim
2013
Başyazı
haber
ajanda
Bu kadar karmaşıklaştırılmış bir hayatı “basit” düzeyde yaşamak zordur. Fakat zihnimizin kontrolü tam olarak olmasa da büyük
oranda elimizdedir. Onu “derin basitlik” ilkesine ne kadar alıştırırsak o kadar rahat, o kadar anlamlandırması kolay ve o kadar
çeşitliliğe matuf bir hayat yaşayabiliriz.
ZİHNİMİZ BU KADAR
KARMAŞAYLA BAŞ EDE-
MİYOR, SON YILLARDA
YAPILAN BİRÇOK ARAŞ-
TIRMANIN BİZE GÖSTER-
DİĞİ AÇIK GERÇEK BU.
BÖYLE OLUNCA VER-
DİĞİMİZ TEPKİLERDEN
BİRİ DE “FARKLILIKLARA
BOZUK ÇALMAK”... NE
KADAR DEMOKRAT, NE
KADAR İNSANCIL, NE
KADAR GENİŞ GÖRÜŞLÜ
OLDUĞUMUZU DÜŞÜ-
NÜRSEK DÜŞÜNELİM,
BİR BAŞKA İNSANDAN
GELEN, DAHA ÖNCE
HESAP ETMEDİĞİMİZ,
VARLIĞINI BİLE BİLMEDİ-
ĞİMİZ BİR GÖRÜŞ VEYA
TALEP, “DEVRELERİ YAK-
MAMIZA” NEDEN OLABİ-
LİYOR. BU KADAR VERİYİ
DEĞERLENDİRMEK İÇİN
HARCADIĞIMIZ ONCA
ZİHNÎ MESAİNİN ARDIN-
DAN YENİ GELEN VERİ-
LERE TAHAMMÜLSÜZ-
LÜK BAŞLIYOR ARTIK. EN
KOLAY DAVRANIŞ TEP-
KİLERİ DE YOK SAYMA,
APTALLIKLA SUÇLAMA,
ALAY ETME VE SUÇLAMA
ARASINDA GİDİP GELİ-
YOR. ETRAFIMIZDAKİ
NEREDEYSE TÜM FİKİR
VE SÖZLERİN BİZİM GİBİ
İNSANLARDAN GELDİĞİ,
EN KOLAY UNUTTUĞU-
MUZ TEMEL GERÇEK
HALİNE GELİYOR.
H
AYATIMIZI
gereksiz
yere karmaşıklaş-
tırmak, bu çağda en
mahir olduğumuz
işlerden birisi. Gerek günlük
hayatımız, gerek inançlarımız,
gerekse en basit kararlarımız
olsun, neredeyse hiçbirini sakin
bir dimağ, basit ve iç huzurla
bezenmiş bir ruh hali ile ala-
maz hale geldik. En çok da bu
nedenle mütemadiyen gergin
durumdayız. Bir sürü değişkeni
değerlendirmekten bilinçsiz
olarak yorgun düşen zihnimiz,
algısına sonradan giren farklılık
ve değişkenliklere gittikçe daha
tahammülsüz hale geliyor. Tam
kendi kendimize “Tamam işte!
Çözümü buldum!” derken, çö-
zümümüze uygun olmayan bir
hal, hareket, davranış, söz veya
bir olay karşımıza dikiliveriyor.
O ana kadar çözüm için gerekli
gereksiz bir tonmesai harcamış
olan zihnimiz de elbette bozu-
luyor buna ve o değişikliği de
farklılığı yok saymak”ta bulu-
yor en kestirme çareyi.
Bu zihinsel doluluk ve meş-
guliyet hali, dünyanın giriftliği
ile başa çıkabilmemizi, onunla
uyum içinde yaşayabilmemizi
gittikçe daha imkânsız hale ge-
tiriyor. Bugün her zamankinden
daha savunmasız durumdayız.
İnternet ve dijital çağ denen
bu zaman dilimi, zihnimizi her
bir an, gerekli gereksiz (çoğu
zaman hakikaten gereksiz) bir
veri bombardımanına tutuyor.
Etrafımızdaki verilerin çokluğu
bizde “bilgili olma” yanılsama-
sını geçici bir süre de olsa ba-
şarıyla yaratıp her birimizi her
dakika biraz daha ukalalaştırır-
ken, zihnimizin yorgunluğunu