50
ekim
2013
gulanan stratejinin son bulması anlamına
gelmemesi sebebiyle Türkiye’yi uluslararası
arenada ve Rusya nezdinde çaresiz bıraka-
bilmek için Neoconların medya gücü dev-
reye girdi. Neocon ve Evangelist Obama
karşıtı olan grupların Suriye ve Ortadoğu
bölgesinde Türkiye’nin elini zayıflatmak
amaçlı ve gizli kalması gereken bilgileri
deşifre eden, aynı zamanda da ABD adına
bir ultimatom gibi hissedilen Wall Street
Journal gazetesinde MİT Müsteşarı Hakan
Fidan hakkında bir makale yayımlandı.
Makalede, Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın en yakın iki danışmanıyla bir-
likte Oval Ofis’te, iki tarafın da zor ola-
cağını bildiği bir toplantıya katıldığı ve
Obama’nın,Türkiye’nin Suriye’ye ayrım gö-
zetmeden silah ve savaşçı akışına izin verdi-
ğine ABD’nin inandığını ve zaman zaman
bu silahların cihatçılarla yanlış isyancıla-
rın ellerine geçtiği belirtiliyor. Devamında
ise ABD’nin rahatsız olduğu kişinin, yani
Türkiye’nin güçlü istihbarat şefi ve Suriye’de
isyancılara kaynak sağlamanın ve Devlet
Başkanı Beşar Esad’ı devirme çabalarının
ardındaki itici gücün Hakan Fidan olduğu
ve Hakan Fidan’ın da Erdoğan’ın yanında
yer aldığı ifade ediliyor.
Makalede Hakan Fidan, ABD’nin men-
faatlerinin aksine Türkiye’nin menfaatlerini
ön plana çıkaran, bölgesel güvenlik strate-
jisinin en önemli ismi olarak belirtiliyor
ve onun bu gücünü arttırmasıyla beraber
ABD’nin Türkiye üzerindeki etkisinin azal-
dığı ve Erdoğan ile en yakın danışmanları
Hakan Fidan Fidan ve Dışişleri Bakanı
Ahmet Davutoğlu’nun Arap Baharı’nı
Türkiye’nin bölgedeki liderliğini güçlendir-
mek için kullanan taraflar olduğunu yansı-
tıyor.
ABD’li yetkililerin Hakan Fidan’ı,
Erdoğan’ın Arap Baharı nedeniyle bölgesel
meselelerde (Mısır,Libya ve Suriye) masaya
oturan güvenilir bir vekili olarak gördükleri
de makalenin dikkat çekici bölümlerinden.
Ayrıca ABD’li yetkililerin, Hakan Fidan’ın
ABD ve İsrail tarafından toplanan has-
sas bir istihbaratı üç yıl önce İran’a vererek
Türkiye’nin müttefiklerini rahatsız ettiği de
yazıyor.
Türkiye’nin Fidan tarafından yürütülen
Suriye yaklaşımının ABD’yle anlaşmazlı-
ğa neden olduğu ve iki ülkenin de Esed’in
gitmesini istemesine rağmen stratejik ola-
rak anlaşamadıkları anlatılan makalede
Türkiye’nin uluslararası bir silahlandırmayla
konunun çözüleceğini, ABD’nin ise silahla-
rın Esed’den daha tehlikeli olan cihatçıların
eline geçmesinden endişe duyduğu vurgu-
lanmış.
En son gelişme olan “Türkiye sınırının
El-Kaide tarafından ele geçirilmesi” ko-
nusuna da Türk yetkililerin politikalarını
gözden geçirmeleri zorunda oldukları yo-
rumuyla verilmiş.Neoconların denetiminde
olan CIA’nın, Hakan Fidan’ın karşı istihba-
rat çalışmalarından rahatsızlığı da yine dile
getirilen ilginç bölümlerden.
Trafikpolisi
Makalede, Hakan Fidan’ın İran politika-
sını şekillendirmesi nedeniyle Washington
ve İsrail tarafından endişeyle takip edildiği
ve Erdoğan’ın yanında hızla yükselişi eleşti-
riliyor. Fidan’ın Esed karşıtı kampanyasında
Suudi Arabistan,Katar ve diğer Körfezmüt-
tefiklerinden gelen silahlarla para ve lojistik
desteğin Suriye’nin kuzeyine geçmesine izin
vererek isyancıları güçlendirecek gizli bir gi-
rişim başlattığına da temas edilmiş. Fidan’la
birlikte çalışan Suriye muhalefetinden li-
derler, ABD’li yetkililer ve Ortadoğulu
diplomatların MİT’in silah göndermelerini
organize eden bir “trafik polisi” gibi hareket
ettiği özellikle ifade edilmiş.
Makalenin dikkat çekici diğer bir yerin-
de de Türklerin Kerry’den, ABD’nin Suriye
muhalefetine verdiği desteği sürdürdüğünü
teyit etmesini istemesi ve Kerry’nin de Türk
yetkililere ABD’nin bu desteğinin sürdüğü-
nü söylediği, ancak “Türkiye’nin de doğru
insanları desteklemeleri gerektiğini” açık bir
dille anlattığı yazılıyor.
Strateji
haber
ajanda