48
ekim
2013
Strateji
haber
ajanda
Sırrı Çınar
D
ÜNYADA
yeni sınırlar çizi-
lirken,Obama’nınABD’siyle
Türkiye’nin birlikte hareket
ederek dünyaya yeniden ni-
zam verme düşüncelerine ve
giriştikleri eylemlere karşı diğer cephede olan
Neocon ve Evangelist güçler arasındaki savaş
en sıcak halini aldı. Neoconlar ve Evangelist
yapılar, ellerinde bulundurdukları ekonomik,
siyasi ve uluslararası güçleri sinerjiye dönüş-
türüp Obama’nın ideallerini gerçekleştirme-
sinin ve güç kazanmasının önüne geçmeyi
başardılar.
Çok kısa bir zaman içinde gerçekleşen bu
savaş taktikleri sonucu, Obama adeta köşeye
sıkıştı ve tam göstermese de aşağıdan beyaz
bayrak sallamaya başladı. Obama en başın-
dan beri opurtunist bir politika izliyormuş
gibi izlenim veriyordu ve “Ne şiş yansın, ne
kebap” dercesine bir politika güdüyordu.
Obama’yla birlikte hareket eden ve çizilen
stratejinin ön planında duran Türkiye ise çok
ağır, net ve adeta gövdesini taşın altına ko-
yarak uluslararası güçlere, Neocon ve Evan-
gelistlere karşı durmayı seçmişti. ABD’den
aldığı güç ve cesaretle yeni dünya düzeninde
eline geçen fırsatı en iyi şekilde değerlendir-
me amacındaydı. Ama girdiği savaşın bedel-
lerini ödeyebilme gücünü hesaplayamıyordu
ki, Obama’nın köşeye sıkışıp da geri adım
atmasıyla Türkiye tek başına kaldı ve bir B
planı olmadığı için sadece izlemeyi tercih
etme durumunda beklemeye geçti.
Başlangıç noktası
Obama ve Recep Tayyip Erdoğan isimleri
üzerinden yürüyen stratejinin en önemli çıkış
noktası Suriye’ydi. Rusya’da yapılan toplan-
tıda Rusya Devlet Başkanı Putin’in Suriye
konusundaki tavrını net ve tavizsiz şekilde
ortaya koymasıyla Obama, Suriye’nin sahip-
siz olmadığını anlayıp büyük riskler taşıdığı-
nı fark ederek ilk geri adımını attı. Kimyasal
silahların imha edilmesi ve askerî müdaha-
lenin yapılmayacağı taahhüdü ile de bunu
gösterdi. Rusya, Suriye’nin hamisi olduğunu
bir kez daha gösterişli biçimde ortaya koya-
rak ABD ile Suriye konusunda anlaştıklarını
açıkladı.
Obama, karşısında Rusya ve Putin’in ka-
rarlılığını görünce Neocon ve Evangelistlerin
Putin üzerindeki etkisini de test etmiş oldu.
ABD’nin Suriye konusunda geri adım atma-
sıyla Türkiye de alınan kararları tam destek-
lemediğini açıklayıp onurunu kurtarmaya
çalışsa da zımnen bu kararları kabul etmek
durumunda kaldı. Hükümet kanadından çe-
şitli isimlerin “Suriye’de sadece kimyasal silah
yok. Meseleyi kimyasal silahlara kilitleyerek
sıkıntı çözülemez” mealindeki açıklamala-
rı da sadece iç basında yer buldu ve gidişatı
şimdilik değiştirmedi.
Oysa Putin, Asya-Pasifik Ekonomik İş-
birliği (APEC) zirvesinde Endonezya’dan
Suriye hükümetinin kimyasal silahlarının
imhası konusunda ve Amerikalı ortakları-
mızla Suriye krizinin çözümü ile ilgili orta
vadede neler yapılacağı konusunda mutabı-
kız. Suriye hükümetinin, kimyasal silahların
imhası konusunda doğru davranmayacağı
ABD’li
yetkililerinHakan Fidan’ı,
Erdoğan’ınArap Baharı nede-
niyle bölgesel meselelerde (Mısır,
Libya ve Suriye) masaya oturan
güvenilir bir vekili olarak gördük-
leri demakalenin dikkat çekici
bölümlerinden. Ayrıca ABD’li yet-
kililerin, Hakan Fidan’ınABD ve
İsrail tarafından toplanan hassas
bir istihbaratı üç yıl önce İran’a
vererek Türkiye’ninmüttefikleri-
ni rahatsız ettiği de yazıyor.
***
Almanya
seçimlerindeMerkel’in
tekrar seçilmesi bunu net bir şe-
kilde açıklamaktadır. Merkel, Neo-
conlarınAvrupa uzantısı olan bir
kişilik olarak Almanya’nın Obama
ve Türkiye’nin stratejileri dışında
hareket etmesini sağlayan bir
liderdi. Seçimler öncesi Merkel,
Alman devlet tarihinde görülme-
miş ve uluslararası literatüre ge-
çecek gaflar yapmış ve Obama ile
olan savaşta tarafını belli etmişti.
***
Bütün
bu hızlı gelişmelerin
sonucunda ABD, devlet olarak
herhangi bir kayba uğramadan,
Beşar Esed’in Suriye’si, İran, İsrail,
Rusya ve Neoconları destekleyen
AB ülkelerinin tamamı da yeni
gelişmelerle kayıp yaşamadan
yollarına devametmektedir-
ler. Bu gelişmelerden en fazla
zarar gören ülke isemaalesef
Türkiye’dir. Hem itibar, hemde
gövdesini ortaya koyduğu Suriye
konusundaki kayıplarıyla yeni
stratejiler üretmesi için zamana
ihtiyacı olan Türkiye’ye nemüca-
dele ettiği karşı cephelerin, ne de
uluslararası güçlerin bu zamanı
verecekleri belli…
Hakimgüçlerindünya