44
ekim
2013
Analiz
haber
ajanda
>> Ülkeler bu büyük organizasyonu üst-
lenebilmek için kelimenin tam anlamıyla
yarışa girerler. Bir başka deyişle, dört yılda
bir yapılan Olimpiyat oyunlarında, sporun
değişik dallarında sadece sporcular yarışır-
ken, Olimpiyatların kendi ülkelerinde ya-
pılması için yarışa tutuşan milletler de bu
yarışa her şeyleriyle girerler. Siyasetçisi, sa-
natçısı, iş adamı, medyası, akademisyeni ve
akla gelen her kesimden insanıyla milletler,
topyekûn bu yarışın içindedirler. Ve Olim-
piyatlarda, sporun her dalında yapılan yüz-
lerce yarış birkaç hafta içinde sonuçlanırken,
Olimpiyatları ülkelerine getirebilmek için
yarışa giren milletlerin bu yarışı aylar, hatta
yılları alır.
Ülkeler, Olimpiyat öncesi yapılan bu
yarışı kazanabilmek için değişik sınav aşa-
malarından geçerler. Bu büyük ve gerçekten
yorucu, sinir bozucu, türlü ayak oyunlarının
döndüğü yarışın son aşamasına üç ülkeden
üç şehir kalır. Bilindiği gibi milletçe nefes-
lerimizi tutarak seyrettiğimiz 2020 Olim-
piyatlarını kapma yarışının son oylamasına
kalan üç şehrin içinde İstanbul da vardı.Di-
ğer iki şehir ise Tokyo ve Madrid idi.
Kâğıt üzerinde değerlendirdiğimiz za-
man bu yarışı İstanbul’un kazanması gere-
kirdi. Çünkü Tokyo, 1964 Olimpiyatlarına
ev sahipliği yapmış ve sırasını savmıştı.Bana
göre Tokyo’nun bu yarışta olabilmesi için,
Olimpiyat organizasyonuna hiçbir şehrin
talip olmaması gerekirdi. Ancak böyle bir
durumda IOC (Uluslararası Olimpiyat Ko-
mitesi) Tokyo’ya rica eder ve Tokyo isterse
böyle bir organizasyonu üstlenirdi.
Madrid şehrininse daha önce Olimpiyat-
lara ev sahipliği yapmadığı için yarışa girme
hakkı Tokyo’dan fazla olsa da 1992 Olim-
piyatlarının, İspanya’nın bir başka şehri
olan Barcelona’da yapılması, yine bana göre
Madrid’in de Olimpiyat yarışına sokulma-
masını gerektirirdi. Böyle bir durumda da
İstanbul, elbette yarışa tek başına girecek
değildi. 2020 Olimpiyatlarını yapmak iste-
DOPİNG ÖYLE BİR HAL ALDI Kİ, ASIRLARDIR
DEVAM EDEN ER MEYDANINDAKİ GÜREŞİMİZE,
KIRKPINAR’A KADAR GİRDİ. SPOR, EŞİT ŞARTLAR-
DA, HAKKANİYETLE YAPILMASI GEREKEN BİR
YARIŞTIR. BU YARIŞA DOPİNGLİ GİRMEK, SENİNLE
YARIŞAN SPORCUNUN HAKKINI YEMEK ANLAMINA
GELİR. BÖYLE BİR REZİLLİĞE TÜRKİYE CUMHURİ-
YETİ VATANDAŞI OLAN HİÇBİR SPORCUNUN GİRME-
MESİ GEREKİRDİ. AMA GİRDİLER… VE
DÜNYADAN
ÖNCE BU AZİZ MİLLETİ ALDATTILAR. BU AZİZ
MİLLETİN DUALARINI HAKSIZCA ALDILAR. BU AZİZ
MİLLETİN SEVİNÇ GÖZYAŞLARIYLA ALAY ETTİLER…
***
BEŞİKTAŞ VE FENERBAHÇE’NİN KONGRE ÜYELERİ,
YÜZ YILLIK KULÜPLERİNİ LEKELEYEN YÖNETİCİ-
LERİNİ VE TEKNİK ADAMLARINI MUTLAKA MAH-
KEMEYE VERMELİDİRLER. BU LEKEYİ ONLARIN
BURNUNDAN FİTİL FİTİL GETİRMELİDİRLER. AYRICA
GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI, ŞİKE OLAYINA ADI
KARIŞANLAR HAKKINDA, ÜLKE SPORUNU LEKELE-
DİKLERİ İÇİN MANEVÎ TAZMİNAT DAVASI AÇMALI-
DIR. YİNE GENÇLİK VE SPOR BAKANLIĞI,
AYNI ŞEYİ
SPORCULARINA DOPİNG ALDIRANLAR KONUSUNDA
DA YAPMALIDIR. AKSİ HALDE YAPANIN YANINDA
KÂR KALDIĞI SÜRECE TÜRK SPORU, İÇİNE DÜŞTÜ-
ĞÜ PİSLİKTEN ÇIKAMAZ.
BUNUN SONUCUNDA DA
AVRUPA’NIN AVUÇ İÇİ KADAR ÜLKELERİNİN TOZU-
NU YUTMAYA DEVAM EDERİZ. YAZIK DEĞİL Mİ?
OLİMPİYAT:
REKLÂMIN
İ
LK
kez 1896 yılında yapılan ve savaşlar dışında her dört yılda bir
gerçekleştirilenOlimpiyat oyunları, kıtaları birbirine yaklaştıran,
insanları birbirine kaynaştıran, milletlerin birbirine yakınlaşmasını ve
kucaklaşmasını sağlayan en büyük, en kapsamlı ve en anlamlı spor
organizasyonudur.