30
ekim
2013
Şeyda Koç
Siyaset
haber
ajanda
7.
yüzyıldan
bu
tarafa değişmekte
zorlananŞama-
nist halkınelbette
kendince ödünve
taviz veremeyeceği
kurallarını birmer-
kezde toplaması
gerekiyordu. Buda
halen tanımlaması
net bir şekilde orta-
ya konmamış “Alevi
toplumu” ilemüm-
künoldu. “Müslüma-
nım” diyen, Hazreti
Muhammed’in son
peygamber olduğu-
nukabul eden, an-
cak cami ortamında
ibadeti reddeden
ve cemevlerinde
-
semahadı altında-
Şamanizmdenkalan
bir ritüeli uygular-
kendüğünlerinde de
kısmenalkolü terk
etmeyen, Türkçe
Türkçülüğüve sa-
vaşçılığı destekleye-
rek topludualarıyla
da bunuperçinleyen
bir topluluk…
>> Toplumun bireysel ve
çekirdek ailesinde hâlâ Şama-
nizmin gelenekleri, İslam di-
ninin gerekliliği gibi yaşanıla
gelmekte ve düğünler, lohusa-
lık ve ölüm-doğum merasim-
leri, dilek ve bu dileklerin ka-
bulü için uğraşılan yöntemler,
40’
lar, 50’ler, 70’ler….
7.
yüzyıldan bu tarafa değiş-
Anadilde eğitimi aynı zamanda bir Avrupa vatandaşı olarak ve yaşanmış örneklerini gördüğümden elbette destekliyorum. Alevi-
ler hakkında bir karar verilmeden önce kendi seçtikleri önderleri tarafından bu mezhep ya da cemaat anlayışının adını ve rengini
net tanımlanması gerekli. Bu da Kur’an merkezli olan bir tanım olmalıdır.
Paket paket
LALEDEVRİ”
mekte zorlanan Şamanist hal-
kın elbette kendince ödün ve
taviz veremeyeceği kurallarını
bir merkezde toplaması gere-
kiyordu. Bu da halen tanım-
laması net bir şekilde ortaya
konmamış “Alevi toplumu” ile
mümkün oldu.“Müslümanım”
diyen, Hazreti Muhammed’in
son peygamber olduğunu
kabul eden, ancak cami or-
tamında ibadeti reddeden ve
T
ÜRKLERİN
Müslümanlığında Şamanizmin
olağanüstüetkileri vardır. 7. yüzyılda İslam’la
tanışan Türk toplumunun “Gök Tanrı”dan
Âlemlerin Rabbi” kavramına geçişi kolay ol-
madı. (Hatta olmuş da sayılmaz.)