27
ekim
2013
takası yaşamayacak. Bu takas, “başbakanlık”
ve “başkan” parkurunda yaşanacak. Pakette-
ki eş başkanlık esprisi de buna işaret ediyor.
Açıkça şöyle ifade edelim: Bu takas, sade-
ce “Başbakanlık-Cumhurbaşkanlığı” veya
Bakan-Belediye Başkanı” denkleminde
işlemeyecek, aynı zamanda “Genel Başkan-
lık” ve “Belediye Başkanlığı” uygulamaların-
da da hayat bulacaktır.
İl sınırının hizmet sınırı olması, yerel
seçimin ilk yılında şehri cumhurbaşkanlığı
seçimine ve genel seçime hazırlamak zo-
runda kalacak belediye başkanlarının mis-
yonu, büyükşehir statüsüne geçen yeni iller
ile mevcutların “şehir devrimi” diyebileceği-
miz ölçekte projelerle kabuk değiştirmesi-
nin kaçınılmazlığı ve Başbakan sonrası AK
Parti’nin bölünmeden yoluna devam etmesi
için işleyecek olan tek formülün statü ihti-
yacı açıkça gösteriyor ki “Başbakan bir yere
gitmiyor”. Aksine, gittiği her yere “eş lider”,
eş başkan” statüsüyle “siyaset klonlanması”
diyebileceğimiz yenilenmeler getiriyor.
Paketin bir “usta”nın elinden çıktığı ve
birçok kimseyi de çırak çıkardığı kesin.
Hatta kalfa düzeyinde seyreden muha-
lefeti de usta olmazlarsa işten çıkarılacak
veya kalfa olarak emekli olacağı bir sürece
mahkûm ettiği açık. Ancak paketin bir de
zayıf ” tarafı var, darbe alırsa iç kanamanın
başlayacağı yanları var. Bu da “Kan dursun,
analar ağlamasın!” temennisi içinde yürü-
tülen Suriye meselesi ve PKK’nın çekilme
süreci. Ancak pakette silahı elinden bırakan
bölgenin eline ne alacağına (insan ve finans
kaynakları modeli) ilişkin yasal veya idarî bir
düzenleme (mecburî hizmet, Doğu bölge-
sindekilerin özlük hakları ve/veya personel
istihdamına ilişkin düzenleme vs.) ve Suriye
mültecilerine yönelik yapılandırma madde-
leri (oturma izni, mültecilerin olduğu şehir-
lerdeki iş hayatına ilişkin düzenlemeler vs.)
yer verilmemiş.
Kuşkusuz bu iki parkur, uluslararası sat-
rancın konusu. Ancak Türkiye, sınırlarını
aşan liderlik ve dünya standartlarında bir in-
siyatif alıyorsa,DemokratikleşmePaketi’nde
bazı açılımlar yapabilmelidir.Aksi halde pa-
ket, bu iki yönden darbe alırsa “iç kanama”
gerçekleşir, ülkeye yazık olur.
Oyu demokratikleştirme cesareti gösteren
irade, paketin etkisini uluslararası alana taşı-
yacak müjdeler verebilmelidir.Hasılı,muha-
lefetin işi zor.Oy rejimini savunsalar,seçmen
onları paketleyecek; oyu demokratikleştirse-
ler, kendi içlerinde bölünme ve/veya benzer
partilerin doğuşuna ebelik yapacaklar.
türeceği şeylerin yanı sıra bir de sadece ona
ait –parmak izi gibi- siyasetin, hayatın ve
çevrenin içinden alıp götüreceği şeyler ola-
cak. Bunların ipucu var pakette.
Gitmiyorum, daha yapacak çok iş var”
mesajlarıyla dolu paketin içinde “Cumhur-
başkanlığı seçimi”ve tümparti seçmeninden
oy alacak şekilde seçileceği çerçeve var. Bu
paketten sonra hiçbir parti, oy yüzdeliğini
koruyarak Başbakan aleyhinde sonuç ala-
mayacak. Yani Anayasa Referandumu gibi
yüzde 50 düzeyinde oy çıkmasını sağlayarak
Toplumun yarısı Cumhurbaşkanı olmasını
istemiyor” diyemeyecek.
Partilerin oy yüzdeliklerinin artması yeri-
ne önce oyları bölünecek, sonra da irili ufak-
lı birçok parti sahneye çıkacak. Yüzdeliği
düşük partilerin “temsil” hakkı gelecek, ama
bu partilerin başındakilerin hesapları, halka
hesap verecek ölçekte iktidar olacak vizyona
erişemeyecek ve vekil olma kaygısı, halkın
vekili olmanın önünde seyredecek.
AKParti’deisehiçbirbölünmeriskiyaşan-
mayacak. Ancak “takas” dönemi başlayacak.
Hem yerelde,hemde ulusalda yaşanacak bu.
AK Parti bu takas döneminde seçmen-oy
Oyu demokratikleştirme cesareti gösteren irade, paketin etkisini uluslararası alana
taşıyacak müjdeler verebilmelidir. Hasılı, muhalefetin işi zor. Oy rejimini savunsalar,
seçmen onları paketleyecek; oyu demokratikleştirseler, kendi içlerinde bölünme ve/
veya benzer partilerin doğuşuna ebelik yapacaklar.