11
ekim
2013
Mehmet Serhat Bıçak //
Terörün
Türkiye sevdası!
ÇÖZÜM
Süreci başlığıylagirilendönemeTürkiye’ninısındırılması belli
ki güçolacak. “Gerçektensilahlarveölümlerdenkurtulacakmıyız?”diye
sorulmayabaşlandığı,hattaHükümet’tenzerretenkidini çekmekten
imtinaedenlerin“Terörbitiyorgibi…Tatili şuyerlerdegeçireceğiz!” şek-
lindeki ifadelerdebulunduklarıveözellikle“Artıkherkesinyüzügüle-
cek”dendiği günleriyakalamıştıülke…
>> Peki, farklı terör örgütle-
rinin sanki bir kara sevdaya
saplanmışçasına peşini bırak-
madığı, hani neredeyse “Ya
benimsin, ya kara toprağın!”
bağlılığında bir psikopatlıkla
yapıştığı Türkiye’nin silah ve
ölüm endişesi gütmeden gire-
ceği günler olur mu?
PKK terörüne set çekmek
adına, iktidarı kaybetme pa-
hasına girişilen süreci tam
yudumlamaya başlamıştık ki
yanı başımızda 3 yıldır süren
ve giderek şiddetlenen Suriye
ateşinin üzerimizdeki sorumlu-
luğuyla ilgilenmeye koyulduk.
Diğer yandan Mısır’ın derdiyle
dertlendik. Tabiî bu arada
kendi kendimizle de çatıştık.
Gezi”ndik, güldük, eğlendik,
hatta “saha bile bastık”…
Bir saniye… Öyle ya, biz dert-
siz olamazdık, olmamalıydık.
Kendimizi çözsek, bir yerde bir
ezilen gördüysek ona koşma-
lıydık. Derde talip olmalıydık
dertli millet olarak… Öyle değil
mi? Anadolu’nun yanık türkü-
lerini söyleyene demedik mi
yıllarca “Pek dertli söylüyor”
diye, hatta “Hele bir dertli çal”
demedik mi bağlamaya, dinle-
medik mi neyin şikâyetlerini? O
yüzden “Bize ne?!” diyemezdik
hiçbir olana, “Hayırlısı” deyip
Müslüman taklidi yaparak
geçiştiremezdik coğrafyamızın
ömrünü.
İşte biz böyle yaptıkça, yiğit
olandaki cevheri görenlerin
sevdası (!) da arttı üstümüzde.
Teröre daha cazip geldik böyle-
ce… Tabiî bize böylesi psikopat-
ça sevdalananların sayısı da az
değil. Birini savmadan başımız-
dan, diğeri hortlar oldu.
AK Parti Genel Merkezi ve
Adalet Bakanlığı binalarına
yapılan roketli ve bombalı sal-
dırılardan sonra bu kez de yine
Ankara’da ve yine bir roketli
saldırıyla Dikmen Polisevi’ne
karşı bir eylemde bulunuldu.
Polisevinin ön ve arka cephele-
rine birer roketatar mermisinin
isabet ettiği saldırıda şükür ki
can kaybı olmadı.
Bu saldırıdan birkaç gün
önce de -yaklaşık bir hafta bo-
yunca- başta Hatay ve Ankara,
sonrasında İstanbul ve İzmir’de
tekrar başlatılmaya çalışılan
Gezi eylemleri vardı. Hani bu
eylemler 40 gün sürerse AB,
mevcut hükümetin askıya
alınması için girişimlere başla-
yacaktı ya, galiba o yüzdendi
minik kalkışmalar… Hele Anka-
ra Dikmen’de her gece yakılan
çöp ve lastiklerin haddi hesabı
yoktur sanırım. Nasıl da tesadüf
değil mi söz konusu polisevinin
de orada bulunması?
Bu roketli saldırıdan bir gün
sonra da Beşiktaş-Galatasaray
maçını izlemeye koyulduk
ve tutulduk. Maç tam bitmek
üzereyken, başlangıcını şu du-
rumda açıkçası hiç önemseme-
diğim bir saha baskını yaşandı.
Maçı beraber izlediğim babam
ve akrabalarımıza sahaya giren
ilk iki kişiyi göstererek “Az sonra
Her yer Taksim, her yer direniş’
diyecekler” dedimve öyle de
oldu…
Yaşananların siyasî farklılık-
lar taşıyan taraftar gruplarının
çatışması olduğu, Beşiktaşlıla-
rın seyirci rekorunu kırdıkları
o günde yenilgiyi ve hakemi
hazmedemedikleri ve oyun-
cuların seyirciyi tahrik ettiği
yönünde sıralananmazeretlere
ezcümle bir son vermek için
şunu söylemek lazım sanırım: O
gün hakemden yana da, Beşik-
taş lehine olacak skordan yana
da, herhangi bir tahrikten yana
da emin olunsaydı da o saha
basılacaktı. Bu, sadece sosyal
medyada bir örgütlenmeden
bahsedilen istihbarî bir konu
değil, alenen bir kısımmedya-
nın her şeyi satır aralarıyla da
detaylandırarak gösterdiği bir
gelişmeydi.
Evet, her şey üst üste gelmiş,
ülkenin dışarıdan ve içeriden
yıpratılmaya çalışıldığı bir
ay yaşanmıştır. Hâlâ birileri
40
gün sürecek eylemlerden
medet umadursun, farkındalık
oluşturmak ve algı kuvvetini
arttırmak için biz de elimizden
geleni yapacağız. (40 günmüş…
Ne bu, “40 gün üst üste Evvabin
kılarsan Hazreti Hızır’la görü-
şürsün” gibi bir şeymi? Anadolu
insanını hâlâ rakamlarla teşvik
ediyorlar demek ki…)
ERGENEKON
Davası’ndan
cezasının tutukluluk süresin-
den düşürülmesiyle tahliye
olan Prof. Dr. Mehmet Haberal,
CHP listesinden seçildiği Zon-
guldak milletvekilliğine yemin
ederek başladı. Tutukluluk
süresi oldukça tartışmalara yol
açan ve daha sonra da millet-
vekili adaylığının karmaşıklığı
ile yemin konusu üzerine te-
levizyon programları yapılan
Haberal’ın vekil yeminini
ailesi de TBMMGenel Kurul
Salonu’nda izledi. CHP’li tüm
vekillerin ayakta alkışladığı
yemini CHP Genel Başkanı Ke-
mal Kılıçdaroğlu, “Darısı diğer
yedi vekilin başına” diyerek
yorumladı.
8.
Cumhurbaşkanı Turgut
Özal’ın ölümüne dair Ergenekon
Davası sanıklarından emekli
Tuğgeneral Levent Ersöz hak-
kında açılan davanın ilk duruş-
ması gerçekleşti.
Bir gizli tanığın ifadesinde,
davada “müşteki” sıfatıyla yer
alan Semra Özal’ın, emekli
Tuğgeneral Levent Ersöz’ün
kendisine yaptığı şantaj sebebiy-
le eşi Turgut Özal’ı bizzat zehir-
lediği ve Semra Özal’ın bu iddia
üzerine ifadesinin alınmasının
istendiği belirtildi. Ahmet Özal’ın
yalanladığı bu iddia sonrasında
mahkeme heyetinin nasıl bir yol
izleyeceği merak konusu. Zira
ortada, resmen çok yorulmuş bir
Cumhurbaşkanı” var.
VeHaberal
yemin etti…
SemraÖzal’a
şoksuçlama