108
ekim
2013
Garabet
Medya
>> Neyyyy?! Bölücülük mü yapmış? Kim
yapmış? Bizimki mi? Sümme haşa! Ne bölü-
cülüğü, kim bölücülük?!.. Ya bırak Allah’ını
seversen, bırak ya!.. Asıl polis bölücü…
Taaaabii… Polis bölücü polis… Burada sık
babam gazı, ver babam copu, ohh!.. Orada
napıyo? Yok bebelere top dağıtmalar, şeker
dağıtmalar, onlarla maç yapmalar… Efendi-
me söylüyüm, devletin gülen yüzü olma-
lar… Allah Allah! Olma kardeşim gülen yüz
falan. Birazcık somurtuk ol, hadi bakiym…
Bana burada sıkıyon gazı, veriyon
copu; benlen de top oyna, benlen bi okey
çevir. Bak 2002’den bu yannı hep tek daşa
dönüyom, niye? Senin yüzünden… Orda
ninelerin pazar torbasını taşıyon, hiç bana
soruyonmu ‘Bi eksiğin gediğin var mı, pa-
zara gidebiliyonmu?’ diye? Yok… Hâlbüsü
ben tenceremi neyin almışsım, tüpü de sen
getir, domatezlen biberi apcoğlu getirecek,
size şöyle haysiyetlisinden bi menemen
yapiym… Ama nerdeee? Anlayana… Taaa-
bii ki de guzusunuz oralarda oğlum!.. Gâvur
yapmaz sizin yaptığınızı. Taaabii…”
Omanşetten sonra bölücülüğün
sözcü”lüğünü yapan gazetenin okuru,
ancak böyle bir veryansında bulunurdu
sanırım. Öyle ya, kendisine sadakatle bağlı,
her dediğine inanan bir okuyucu kitlesi
var. Bu bir yana, böylesi gazeteciliği de gör-
dük ya, gayrı bu dipsizliğe taş atsak sesini
duymayız herhâlde.
Her fırsatta satmakla, bölmekle, parça-
lamakla, peşkeş çekmekle suçladığı, saygı
ve edepten zerre nasip almamış şekilde
ve de argoyu dahi utandıracak cürette,
ancak cahile yaraşır bir cesaretle saldırdığı
devlete ve onun bütün kurumları ve per-
soneline böylesi bir üslupla sataşan Sözcü
gazetesinin içi dışı lağımyayınlarının en
fosseptiğiyle karşılaştık. Pompaladığı kin
ve nefretin bu ülkeye nasıl bir kazanım
sağlayacağını o sadık okurları düşünmü-
yorlar mı?
Baş edemediği hiçbir soruna karşı
çözümüretme gayretinde dahi bulunama-
yan zihniyetin sahip olduğu saldırganlık ve
hakaret etme psikozu, toplumda oluştur-
duğu buhrandan net biçimde görülüyor.
Kimseyle tartışmamak ve bugünlerdeki
tartışmayı günah nev’inden tanımladı-
ğımız için nefsimize hâkim olmaya çaba
gösterirken, bu zihniyete uyan kimselerin
konuşmalarında, kendileri gibi düşünme-
yenleri insandan dahi saymayan cümleler
duyuyoruz. Peki, bu sinir harbi nereye, ne
zamana kadar devam edecek? Dergimiz
okuyucularından bir istirhamımvar: Bu
zihniyete uyanların tartışmalarına uyarak
günaha girmeyin ve mümkünse bu tür ya-
yınlardan bu zihniyete uymuş olan sevdik-
lerinizi ve arkadaşlarınızı uzak tutun.
Düşünün işte, ben böyle istirhammistir-
ham bilmezdim, bu adamların yazdıklarını
okudukça böyle nazik cümleler kurmaya
başladım. E, edepliye sormuşlar “Edebi
kimden öğrendin?” diye, o da “Edepsizden”
demiş…
GARABET
MEDYA
Fosseptik çukuru
B
İZİMKİSİ,
bir manşet
atmış ki arkadaş, ‘Halal
ossun!’ dedimya, ‘Halal
ossun!’… Artık bazı
şeylerden çekinmeden,
hudut tanımadan
gerçekleri söylemenin
vakti geldiydi ki
bizimkinin o anlı şanlı başlığını gördüm. Zorba polise
kim olduğunu hatırlatmış ‘Güneydoğu’da kuzusun,
Ege’de aslan’ diyerek. Vay be!..
HER FIRSATTASATMAKLA, BÖLMEKLE, PARÇALAMAKLA, PEŞKEŞ ÇEKMEKLE SUÇLADIĞI,
SAYGI VE
EDEPTEN ZERRE NASİP ALMAMIŞ ŞEKİLDE VE DE ARGOYU DAHİ UTANDIRACAK CÜRETTE, ANCAK CAHİLE
YARAŞIR BİR CESARETLE SALDIRDIĞI DEVLETE VE ONUN BÜTÜN KURUMLARI VE PERSONELİNE BÖYLESİ
BİR ÜSLUPLA SATAŞAN SÖZCÜ GAZETESİNİN İÇİ DIŞI LAĞIM YAYINLARININ EN FOSSEPTİĞİYLE KARŞILAŞTIK.
POMPALADIĞI KİN VE NEFRETİN BU ÜLKEYE NASIL BİR KAZANIM SAĞLAYACAĞINI O SADIK OKURLARI
DÜŞÜNMÜYORLAR MI?
Düşünün işte, ben böyle istir-
ham mistirham bilmezdim, bu
adamların yazdıklarını okudukça
böyle nazik cümleler kurmaya
başladım. E, edepliye sormuşlar
Edebi kimden öğrendin?” diye,
o da “Edepsizden” demiş…