106
ekim
2013
Kitaplık
haber
ajanda
Dostlukların
SonGünü, ohercaimenekşeli kitap, benimiçiniçin
andığımbuyaşanıpgeçilmişzamanlarda, buizlerbırakmışkırıkanı-
larda, saltbenimişitebildiğimyağmurkıpırdanışlarıyladoluptaşıyor
sanki. Sözcükler, bölümleri arasındabir türlüdilegetirilmemişfısıltı-
lar, içezgiler, inandırılamamışaşklarduyargibiyimhâlâ.”
DOSTLUKLARIN
SONGÜNÜ
D
OST
nedir bir insan
için? Başı sıkıştığında
yardımına koştuğu, iyi
zamanlarında oldu-
ğu gibi kötü zamanlarında da
sığınağı olan yegâne limanmı?
Dostluk, nefes alıp verdikçe ve
hayatın her döneminde devam
edebilecek bir bağmı? Son günü
var mı bu bağın?
Ben dostun ne olduğunu
düşünürken, Selim İleri’nin yıllar
önce çıkmış bir kitabı geçive-
riyor elime. “Dostlukların Son
Günü”nü anlatıyor İleri. Kitabın
kapağında beni kitaba bir adım
daha yaklaştıran bir şey dikka-
timi çekti. “1976 Sait Faik Hikâye
Armağanı”na layık görülmüş
bir öykü demeti bu. Kitabı elime
alıyorumve başlıyorumdostluk-
ların derinliğine girmeye.
Kitapta on altı öykü var. Baş-
kahramanı aynı kişi: Kemal…
Kemal’in çocukluğu, gençliği
ve yetişkinliği öykülerle çevre-
lenerek gözler önüne serilmiş.
Kemal’in dostlukları ve elbette
dostluklarının bittiği, son güne
ulaşıldığı günler… En sonunda
Selim İleri’nin 1985’te kaleme
aldığı yazarlık öyküsü var tüm
öykülerin özünü fısıldayan.
Öyküler başlıyor… Kemal
anlatıyor bir çocuğun hüznüyle,
sevinciyle, ilgi ve istekleriyle.
Zaman zaman korkularıyla,
heyecanlarıyla anlatıyor. Selim
İleri’nin tasvir gücüyle beslenen
soyutluklar içinde bir dünya
oluşturulmuş Kemal’e. Zaten
kitabın en önemli özelliği de
soyutluktan aldığı güç. Okuyu-
cuyu öykülere çeken, Kemal’i
sevdiren, merak uyandıran un-
sur “soyutluk”.
Gelincikler göver-
meyince kocaman bir yeryuvarla-
ğı çizdimharitametot defterime.
Sarı renk kara ve küçük kırmızı
parçalar –gelinciklerim- adalar ve
mavi de deniz oldu. Yeryuvarlağı-
mın çiçek örtüsü sevgidendi...”
Bahçeler, köşkler, çözülen aile
yapıları, aşk acıları, aile sevgisi,
çiçekler, her bir hikâyeyi oluştu-
ran iskeletin parçaları. Hepsine
duygu kırıntıları serpilmiş hayal
kırıklığının ve yanılmanın ço-
ğunlukta olduğu. Kırıcı duygular
var ardında paramparça kalpleri
bırakan ve Kemal’in ellerine
verilen… Çoğu zaman onu acıtan,
kanatan…
On altı öyküden biri “Gelinlik
Kız”. Birçok kişinin dikkatini
çekmiş, makalelerde konu edi-
nilmiş, önemli bir yönetmenin
filmine esin kaynağı olmuş bu
hikâye. Kemal’in annesiyle bir-
likte gittiği bir ev, evde yaşayan
üç kadın, İncila’nın kaderi, kede-
ri… Prof. Dr. Mehmet Kaplan’ın
Hikâye Tahlilleri” adlı başucu
kitabında “Gelinlik Kız”a da yer
verilmiş. Makaleleri ve incele-
melerinde eserleri derinleme-
sine inceleyen Kaplan, okuyu-
cunun hikâye hakkındamerak
ettiklerini, dikkatini çekenleri
hissetmişçesine bilgi vermiş bir
bir. Soyutlamanın hikâyedeki
rolüne odaklanmış ve bu unsu-
run, hikâyenin estetik yapısına
katkısını bildirmiş edebiyatçı
duyarlılığıyla.
Hadiselere bir ço-
cuğun hatıraları arasından bakış,
insanları kendilerine has örf, adet
Selim İleri