8
ekim
2013
Ayın
Olayı
Haber Ajanda
>> Kamu Düzeni ve Güvenliği
Müsteşarlığı’nın koordinasyo-
nunda Adalet Bakanlığı ile İçişleri
Bakanlığı’nın katkıda bulunduğu
paketin içeriği oldukça geniş.
Son on yılda üzerinde çalışılan
ve “güvenlik paradigmasının değiş-
tirilmesi”, “sivil denetimadımları”,
yargı reformu”, “insan haklarının
korunması”, “kültürel hakların
genişletilmesi”, “eğitimalanının
demokratikleştirilmesi”, “sosyo-
ekonomik adımlar” ve “yerel yö-
netimlerin güçlendirilmesi” baş-
lıklarının toplandığı, toplam255
sayfadan oluşan bir kitap “Sessiz
Devrim”...
Ve “Sessiz Devrim”, 30 Eylül
2013
günü, yeni yasama yılının
başlangıcından tamda bir gün
önce, bütün dünyaya, hemde
farklı dillere çevrilerek Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan tarafından
ilan edildi. Bizse bütün bu tarihî
ilanı şöyle özetledik: “Ve işte söyle-
di: Özgürlük…”
Demokratikleşme Paketi” şek-
linde isimlendirilen ve yaklaşık
25
başlıktan oluşarak Türkiye’nin
önüne önemli alternatifler koyan
Sessiz Devrim”in Başbakan tara-
fından açıklanan başlıklarına –her
ne kadar bir özet cümleyle yorum
yapsak da- yorumsuz olarak yer
vermek lazım…
***
Bu paket, bir ‘ilk’ değildir…
Zira Cumhuriyetimizin banisi
Atatürk’ün devrimniteliğindeki
adımları, Türkiye’yi her yönden
ileri standartlara ulaştırmayı,
muasır medeniyetler seviyesinin
üzerine çıkarmayı hedeflemiştir.
1950’
de başlayan demokratikleş-
me tarihimiz boyunca da nice
önemli adımlar atılmış, nice cesur
reformlar gerçekleştirilmiştir.
Özellikle 3 Kasım2002 seçimleriy-
le oluşan parlamento ve iş başına
gelenHükümetimiz, 11 yıllık süreç
içinde çok önemli reformlar ger-
çekleştirmiş, demokratikleşme yo-
lunda çok cesur adımlar atmıştır.
Bu paket, bir ‘son’ da değildir…
Zira insanoğlu var oldukça değişim
ve tekâmül devamedecek, şartlar
değiştikçe yeni ihtiyaçlar ortaya
çıkacaktır. Bu paket, Türkiye’nin
ulaştığı seviyenin bir tezahürüdür.
Artık Türkiye’de kimlik dayatan,
makbul vatandaşı tanımlayan, va-
tandaşlarının kökeniyle, inancıyla,
dünya görüşüyle uğraşan bir dev-
let yoktur. Artık Türkiye’de vatan-
daşının ihtiyaçlarına, taleplerine,
çığlığına, feryadına kulak tıkayan,
vatandaşını asimile eden, taleple-
rini reddeden, ihtiyaçlarını inkar
eden bir devlet anlayışı yoktur. Bu
ülkede artık kamu alanını otoriter-
leştiren, bu alanı kendi tanımladığı
makbul vatandaşa benzemeyen-
lere cehennemhaline getiren bir
devlet anlayışı yoktur... ‘İnsanı
yaşat ki, devlet yaşasın!’ Türkiye’de
devlet, işte bu anlayışa dönmüştür,
yani özüne, aslına rücu etmiştir.
Pakette yer alan sorunlar, ço-
ğunluğu son 30 yılın olmak üzere,
Cumhuriyet tarihimiz boyunca
var olan ve sürekli konuşulan
sorunlardır. Demokratikleşme
Paketi’mizdeki reformların bir kıs-
mı ‘
yasal düzenleme
gerektiriyor,
diğer bir kısmı ise ‘
idari düzenleme-
lerle
yani
Bakanlar Kurulu kararı,
yönetmelik değişikliği, genelge
ile
hayata geçecek.
Öncelikle ‘seçimsistemi’ni
değiştirmek için önemli bir adım
atıyor, seçimsistemini tartışmaya
açıyoruz… Yeni seçimsisteminin
nasıl olması gerektiği konusunda
biz bir tek seçenek sunmuyor, 3
farklı alternatifi tartışmaya açıyo-
ruz. Mevcut sistemle, yani yüzde
10
barajıyla devamedebiliriz.
Barajı yüzde 5’e çekip, 5’li gruplan-
dırmayla ‘Daraltılmış Bölge Seçim
Sistemi’ni uygulayabiliriz.
Üçüncü seçenek olarak da ülke
barajını tamamen kaldırarak ‘Dar
Bölge SeçimSistemi’ni getirebiliriz.
Siyasi partilere devlet yardı-
mının kapsamını genişletiyoruz.
Devlet yardımı için yüzde 7 olan
mevcut oranı yüzde 3’e çekiyoruz.
Siyasi partilerin teşkilatlanma-
larına kolaylık getiriyoruz. İlçede
teşkilatlanma için beldelerde
teşkilat kurma zorunluluğunu
kaldırıyoruz. Siyasi partilerde eş
genel başkanlığın önünü açıyoruz.
Siyasi partilere üyelikte engelleri
kaldırıyoruz. Oy verme hakkına
sahip olan herkesin siyasi partilere
de üye olabilmesinin önünü açı-
yoruz. Siyasi Partiler Kanunu’nda
yapacağımız değişiklikle farklı dil
ve lehçelerde siyasi propaganda
imkânını getiriyoruz.
Yeni süreçte nefret, ayrımcılık,
yaşam tarzınamüdahale gibi suç-
larla daha etkin şekildemücadele
etmeye başlıyoruz. Nefret saikiyle
işlenmesi durumunda belirli suçla-
rın cezalarını daha da arttırıyoruz.
Belirli suçlar, kişinin dili, ırkı,
milliyeti, rengi, cinsiyeti, engelliliği,
siyasi düşüncesi, felsefi inancı, dini
veyamezhebi nedeniyle işlenirse
cezası daha da ağırlaşacak. Kişinin,
AYIN
OLAYI
İLK OLMADI
SONOLMAYACAK
KAMU
Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın hazırlattığı “Sessiz
Devrim” isimli kitap baz alınarak hazırlanan ve Türkiye’nin son 10
yılda kat ettiği mesafenin sadece şu anki son adımı olacak olan
Demokratikleşme Paketi” açıklandı.