75
aralık
2013
Zehra Ulucak
sında meydana gelen silahlı
çatışmalarda onlarca Türkmen
öldürülmüş, 18 yaşın üzerin-
deki Türkmenlerin kentten
ayrılmasına izin verilmemesi
soykırıma” niyetlenildiği
şüphelerini akıllara getirmişti.
Saddam’ın başa geçtiği gün-
den itibaren asimile edilmeye
çalışılan Türkmenler’in Baas’a
üye olmamaları, Irak yöneti-
minin kendilerine karşı cephe
almasının da başlıca nedenidir.
Türkmenler’in tek istekleri ise
Kerkük’te “gasp” edilen top-
rakları...
Tuz-hurma
Ne tuzuyla, ne de hurma-
sıyla... İsmini bu iki kelimeden
alan Selahaddin iline bağlı
Tuzhurmatu” ilçesinin adı,
sadece gerçekleşen patlamalarla
anılıyor.
Türkmenlerin yoğun olarak
yaşadığı Tuzhurmatu’da, 25
Haziran 2013 günü gerçekleş-
tirilen intihar saldırısıyla Irak
Türkmen Cephesi Başkan Yar-
dımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu
ve Selahaddin Vali Yardımcısı
Ahmet Hoca hayatını kaybetti.
Kerkük’ün Türkmen bölge-
sinde sürekli bombalar patlıyor.
Ara ara gerçekleştirilen intihar
saldırılarında da yine Türk-
menler yitiyor. Kürt yönetimi
ile Bağdat’taki merkezî yöne-
tim arasında yaşanan gerginlik
neticesinde Türkmenler ve
bulundukları coğrafya hedef
alınıyor. Irak Ordusu Arapları,
Peşmergeler ise Kürtleri ko-
ruyor. Peki, ya Türkmenleri?
Hiç kimse...Türkmenler, kendi
kaderlerine terk edilmiş du-
rumdalar ve Türk dünyasının
kendilerini sahiplenmesini
bekliyorlar.
Türkmeneli’nin
başkenti
Bu konu üzerine, Kuzey
Irak’ta yaşayan Türkler ile
Türkmenler hakkında bilgi
almak için Irak Türkleri Kültür
ve Yardımlaşma Derneği Genel
Başkanı Mehmet Tütüncü ile
görüştük.Merkezi İstanbul’da
olan Irak Türkleri Kültür ve
Yardımlaşma Derneği’nde
çeşitli görevlerde çalışmış ve
2008
yılından bu yana Genel
Başkanlık görevini yürütmekte
olan Kerkük doğumlu Meh-
met Tütüncü, Irak Milli Türk-
men Partisi ve Avrasya Türk
Dernekleri Federasyonu’nda
görev almış, çeşitli web site-
leriyle Altunköprü dergisinde
editörlük yapmış ve 2008
yılından beridir de Türkmen
Bohçası dergisinin yazı işleri
müdürlüğünü yapmakta olan
bir isim.Türkmen Basın Kon-
seyi kurucularından olup halen
Yönetim Kurulu üyesi olan
Tütüncü, Irak Türkmen bası-
nını bir araya getiren ve 2007,
2008, 2009
ve 2011 yıllarında
yapılan Türkmen Basın Kon-
seyi Kurultayları’nın da organi-
zatörlerinden...
***
Kerkük, tarihsel
ve kültürel bakım-
dan şüphe götürmez
bir Türkmen şehri-
dir
Bize derneğinizin kurulu-
şundan ve faaliyet alanın-
dan bahseder misiniz?
1950’
li yıllarda,Türkiye’de
öğrenim gören Türkmen
öğrenciler bir araya gelerek
hasret giderirler ve bir yandan
da memleket meselelerine
çözüm aramaktadırlar. Lozan
Antlaşması’na kadar bu top-
rakların bir parçası olan Irak
Türklerinin kaderlerine terk
edildiğini ve unutulmaya yüz
tuttuklarını gören bu idealist
gençler, 1959 yılında bu derne-
ği kurmaya karar verirler. Böy-
lece Türkiye’de yaşayan insan-
lara meselelerini anlatacak ve
Türkmenleri tanıtacaklar, diğer
bir yandan da Irak ile Türkiye
arasında bir dostluk köprüsü
görevi göreceklerdir.
1959’
dan bu yana kültür,
sanat, sosyal yardımlaşma
ve sağlık alanlarında çeşitli
faaliyetler gerçekleştiren Der-
neğimiz, aynı zamanda çok az
derneğe tanınan “kamu yararı
taşıyan dernek” statüsündedir.
Türkiye’ye gelen hemşerileri-
mizin ilk uğrak yeri olan Der-
neğimiz, 1991 Körfez Savaşı
gibi çok kritik dönemlerde
birçok kişiye adeta sığınak
olmuştur. Halen zor durumda
kalanlara yardımlar devam
etmektedir.
Derneğimizin kültürel faa-
liyetleri de önem taşımaktadır.
Konferans, panel, anma günü,
sergi, kermes ve benzeri faa-
liyetler ile hemTürkmenler
Türkiye’ye tanıtılmakta, hem
de kültürümüzün devamı sağ-
lanmaktadır. Çeşitli dillerde
yayınladığımız kitap, dergi,
bülten ve broşürler de tanıtı-
mımızın önemli bir ayağını
oluşturmaktadır.
Faaliyetlerimiz arasında
yer alan kır gezileri, kültürel
geziler, bayramlaşma törenleri,
iftarlar ve benzeri diğer faali-
yetlerle de ailelerin bir araya
gelerek adetlerini, gelenek ve
göreneklerini yaşamalarını ve
çocuklarımızla gençlerimize
bunların aktarılmasını sağla-
maya çalışıyoruz. Derneğimi-
zin genel merkezi İstanbul’da
olup, Ankara, İzmir ve
Konya’da da şubelere sahibiz.
IraklıTürkler ileTürkmen-
ler arasında bir farklılık var
mı?
Hayır, hiçbir fark yoktur.
Aslında 1950’lerin sonlarına
kadar da hep Irak Türkleri
olarak bilinirlerdi. Anadolu
insanıyla hiçbir fark taşımaz-
ken, 1950’lerden sonra Irak’taki
resmi literatürde Türk yerine
daha çok Türkmen denilmesi
tercih edilmiş. Günümüzde
ağırlıklı olarak Türkmen ke-
limesi kullanılmakta ve Irak
Türklerinin yaşadığı coğrafyaya
Türkmeneli” denilmektedir.
Türkmeneli sınırları, Irak’ın
kuzey-batısında yer alan
Telafer’den başlayarak Musul,
Erbil, Altunköprü, Kerkük,
Tuzhurmatu, Diyala ve güney-
doğudaki Mendeli’ye kadar
olan bölgeyi kapsar.
Türkmenlerin nazarında
Türkiye’nin yeri nedir?
Türkmenler, Iraklı kimlikle-
rinin yanı sıra Anadolu halkıy-
la soy, kültür ve tarih bakımın-
dan ortak bir geçmişe sahiptir.
Türkiye’yi hep anavatan olarak
gören Türkmenler, kendilerini
Türk dünyasının bir parçası
olarak kabul etmektedirler.
KerkükTürklerinmidir,
Kürtlerinmi?
Kerkük, idari anlamda bu-
gün Irak’ın bir şehridir. Ancak
tarihsel ve kültürel bakımdan
şüphe götürmez bir Türkmen
şehridir. Şehrin karakteristik
yapısı, mimari dokusu ve
sosyal yapısı,Türk kültürünü
ve Türkmen kimliğini ortaya
koymaktadır. Ancak özellikle
2003’
ten sonra kuzey bölge-
lerinden şehrin demografik
yapısını değiştirmek üzere Ker-
kük, adeta Kürt yerleşimcilerin
işgaline uğramıştır. Bunun
da arkasında bazı siyasi Kürt
grupların, Kerkük’ün petrolünü
ele geçirme planları yatmakta-
dır. Dolayısıyla Kerkük, Kürt
siyasi gruplar için sadece iktisa-
di bir meseleyken Türkmenler
için aziz vatan toprağıdır ve
aynı zamanda Türkmeneli’nin
kültürel başkentidir.
IraklıTürklerin Kuzey Irak
hükümeti ile ilişkisi nasıl?
1991
yılındaki Körfez
Savaşı’ndan sonra, başını
ABD’nin çektiği Çekiç Güç
tarafından güvenli bölge olarak
ilan edilen ve ağırlıklı olarak
TÜRKMENLER,
IRAKLI KİMLİKLERİNİN YANI SIRA ANADOLU
HALKIYLA SOY, KÜLTÜR VE TARİH BAKIMINDAN ORTAK BİR
GEÇMİŞE SAHİPTİR. TÜRKİYE’Yİ HEP ANAVATAN OLARAK GÖ-
REN TÜRKMENLER, KENDİLERİNİ TÜRK DÜNYASININ BİR PAR-
ÇASI OLARAK KABUL ETMEKTEDİRLER.