68
aralık
2013
Cüneyt Akar
>> Dershaneler ise,
sermaye sahiplerinden
başlayarak öğretmen,
öğrenci ve velileri kışkırtır
biçimde bir kamuoyu
oluşturma çabasında.
Burada en çok sesi çıkan
da arkasında büyük bir
medya gücü olan Cemaat
dershaneleri...
Şahsî kanaatim odur
ki, dershaneler, eğitim
sisteminin bir alternatifi
olamazlar. Üniversite
hazırlık kursları üzerin-
den gidersek, dört yıllık
lise eğitiminin 8-9 aylık bir
dönem içerisinde tekrar
edilmesi, pratik olarak da
pek mümkün değil. Prog-
ram, mecburen çok hızlı
ilerliyor. Okullarda, sınıf-
ların öğrenci sayısı ile ters
orantılı olarak öğretim
kalitesi yükselirken, ders-
hanelerde bu ters orantı
işlemiyor. Bire bir dersler-
le kapatılması düşünülen
açıklarsa birçok dershane-
de “randevu sisteminin de
bir yarışmaya dönüştürül-
mesi ile şansa kalıyor”.
Sisteminden randevu
alabilmek için internetin
başında saniye sayan
ve şanslı azınlığın içine
giremediği için ya istediği
dersi ya da hiçbirini ala-
mayan binlerce öğrenci
var. “Okullar yeterli olsay-
dı, dershanelere zaten
gerek kalmazdı” diyenlere
sorum şu: Dershane yeter-
li olmadığı içinmi bire bir
ders kuyruğuna giriyor bu
çocuklar?
Eğitim sistemini tam
olarak çözebilmiş, mü-
toplum örgütü oluverdiler.
Siyasî destek bulmasalar,
bu kadar büyüyemezlerdi
elbette.
Madem bu kadar bü-
yüdüler, artık siyasete
ihtiyaçları kalmadığını,
hatta siyasetin kendile-
rine muhtaç olduğunu
düşünmeye başlamış
olmalılar. Kavga da bu
özgüvenden doğuyor
zaten. Zamanında Ecevit’e
kol kanat geren Cemaat,
şimdi de Kılıçdaroğlu’na
göz kırpıyor. “Okyanus
ötesi” dokundurmalarını
unutuveren taraflar, tam
da okyanusun ötesinde
ve üst düzeyde görüşüve-
riyorlar.
Velhâsıl, ortada bir rest-
leşme ve bir muharebe
var. Cemaat cephesi, sopa-
yı abanın altından çıkar-
mış, açık açık gösteriyor.
İktidar ise saygı duyduğu
hareketi ve tabiî ki seç-
menini incitmeme gayreti
içinde, doğru bildiğinden
taviz vermeyeceğini
ses-
sizce haykırıyor”
ve itidal
çağrısına devam ediyor.
İki tarafın da zarar görme-
si muhtemel bu kavganın,
millet menfaatine bir an
önce bitirilmesi gerek.
Burada vazifenin büyüğü
de Cemaat’e düşüyor.
kemmel sistemi bulabil-
miş bir ülke yok dünyada.
Teorik olarak doğru gö-
rülenler, pratikte işe yara-
mayabiliyor. Bu da zaman
zaman sistemin üzerinde
oynamayı gerektiriyor.
Son yıllarda sıkça yapılan
değişikliler de sistemin
daha iyi işleyebilmesi için.
Dershanelerin kapatıl-
ması ve yerlerine örgün
eğitim kurumlarının
açılmasının teşvik edilme-
si de bu niyetin bir parçası.
Kimsenin bir kuşkusu
olmasın ki Erdoğan, AK
Parti’nin oy tabanında
çok önemli bir yer tutan
Gülen Cemaati’ni keyfî
olarak karşısına alacak
kadar acemi bir siyasetçi
değil. Doğrusu ve yanlı-
şını tartışabilirsiniz, ama
bugüne kadar -oy kaygısı
duymaksızın- inandığı
doğrulara inatla yürüyen
bir başbakan var karşımız-
da. Onun, millet menfaati
görmeden, sadece bir he-
saplaşma uğruna, taban
kaybına sebep olabilecek
bir değişiklikte diretmesi
mantıksız olurdu.
Cemaat, bu basit man-
tığı yürütebileceğine göre,
neden isyanın elebaşı
olmayı seçti dersiniz?
Aslında Şike Davası’nın
perde arkası iddialarında
da olduğu gibi, burada da
vazgeçilmesi zor bir rant
var. Cemaat mi önemli bir
gelir kaynağından vaz-
geçmek istemiyor, yoksa
varlıklarının kaynağı
olan Cemaat’i kendileri-
ne mahkûm etmiş olan
sermaye sahiplerinin kâr-
zarar hesabı mı bu isyan?
Gülen Cemaati, hizmet
aşkıyla yanıp tutuşan yüz
binler, hatta milyonlarca
temiz yürekle dolu. Ne var
ki bu hizmetlerin devamı
ve yaygınlaşması için hem
ekonomik, hemde siyasî
güce ihtiyaçları vardı.
Dayanışma ve dürüst
hizmetin karşılığı olarak
ekonomik güce fazlası
ile sahip oldukları aşikâr.
Siyasî güce de AK Parti
iktidarı ile sahip oldular.
Bu durumdan başta Hoca-
efendi olmak üzere tüm
Cemaat memnun. Zira
davalarla boğuştukları,
gizli saklı evlerde ders
yaptıkları, yurtdışında
yardım toplamak zorun-
da kaldıkları günlerin
ardından gazetesi ve
televizyonuyla, dersha-
nesi ve okuluyla, AVM’si
ve oteliyle, milletvekili
ve bürokratıyla, vakfı ve
derneğiyle en büyük sivil
Dershanekavgası
B
AŞBAKAN,
millete verdiği bir sözü daha tutmak
için adım atıyor ve dershane sisteminin eğitimde
eşitsizlik sebebi olduğunu, eşitliği sağlamak adına
dershaneleri kapatacağını söylüyor.
Kimsenin
birkuşkusu
olmasınkiErdoğan,AK
Parti’ninoytabanındaçok
önemlibiryertutanGülen
Cemaati’nikeyfîolarakkar-
şısınaalacakkadaracemi
birsiyasetçideğil.Doğrusu
veyanlışınıtartışabilirsiniz,
amabugünekadar-oykay-
gısıduymaksızın-inandığı
doğrularainatlayürüyen
birbaşbakanvarkarşımız-
da.Onun,milletmenfaati
görmeden,sadecebirhe-
saplaşmauğruna,taban
kaybınasebepolabilecekbir
değişikliktediretmesiman-
tıksızolurdu.
Analiz
haber
ajanda